Kapatmak için ESC'ye basın

PsikolektifPsikolektif Ortak Noktamız: Ruh Sağlığı

Bavulumdaki Umut – Kitap İnceleme – Psikolektif + – Sayı – 29

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Yazar Adı: Nimetullah ÖKÇETEKİN

Yayınevi: Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık

Basım Yeri ve Tarihi: İstanbul, Ekim 2025

Sayfa Sayısı: 166

‘’Yazı spoiler içermektedir.’’

‘’Şahin on iki yaşındaydı; civan, uslu, sevimli bir çocuktu. Göz rengi, babasınınkine benzer şekilde maviyle yeşilin iç içe geçtiği bir renk cümbüşüydü. Ne çok güleç ne de büsbütün somurtkandı; yüzünde masumiyetin ve garipliğin ön planda olduğu bir denge vardı. Memleketin gözü pek, yüreği mangal çocuklarından yalnızca biriydi.’’

Şahin karakteri, modern edebiyatta bireyin ruhsal yapılanmasını belirleyen erken dönem yaşantıların yetişkinlikte nasıl tekrarlandığını gösteren bütüncül bir psikodinamik örüntü sunmaktadır. Karakterin erken yaşta babasını kaybetmesi, psikanalitik açıdan yalnızca bir nesne kaybı değil, aynı zamanda süper ego gelişiminin sekteye uğraması, içsel otoritenin zayıf kurulması ve ego bütünlüğünün kırılganlaşması anlamına gelmektedir. Freud’un yas ve melankoli ayrımı bağlamında değerlendirildiğinde, Şahin’in yaşadığı kaybın sağlıklı bir yas sürecine dönüşmediği, daha çok bastırma ve ertelenmiş yas biçiminde ruhsal yapıya yerleştiği görülmektedir. Bu bastırılmış yas, bilinçdışı düzeyde etkinliğini sürdürerek karakterin karar alma mekanizmalarında ambivalans, gecikme ve kaçınma davranışları üretmektedir. Nesne ilişkileri kuramı açısından bakıldığında, Şahin’in aile içi iletişiminin görece sağlıklı olması, erken dönemde yaşanan yapısal eksikliği telafi etmemektedir. Anne figürüyle kurulan ilişki, Winnicott’un tanımladığı anlamda “yeterince iyi tutuculuk’’ sağlamış olsa da, baba figürünün yokluğu nedeniyle üçlü ilişki (anne–baba–çocuk) tamamlanamamıştır. Bu eksiklik, Şahin’in ayrışma–bireyleşme sürecini geciktirmiş; karakterin yetişkinlikte özerklik geliştirmekte zorlanmasına yol açmıştır.

Şahin’in yurtdışına gitme girişimleri, psikodinamik açıdan ele alındığında, dışsal bir hedefe yönelimden ziyade bir kaçış fantezisi olarak değerlendirilebilir. Bu arzu, bireyin içsel çatışmalarından uzaklaşma ve kendilik algısını başka bir bağlamda yeniden kurma girişimini temsil etmektedir. Ancak her seferinde ortaya çıkan engeller ve geri dönüşler, şema terapisi bağlamında kendini doğrulayan yaşam döngülerinin bir yansımasıdır. Young’un tanımladığı terk edilme şeması, başarısızlık şeması ve bağımlılık-yetersizlik şeması; Şahin’in tam eyleme geçme noktasında geri çekilmesine neden olmakta, böylece tanıdık olan eksiklik ve yarım kalmışlık durumu yeniden üretilmektedir. Varoluşçu psikoloji açısından bakıldığında, Şahin’in yaşadığı bu tekrarlar, temel bir varoluşsal boşluk ve anlamsızlık deneyimine işaret etmektedir. Frankl’ın anlam arayışı kavramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, karakter henüz yaşamına yön veren kişisel bir anlam sistemi inşa edememiştir. Bu nedenle özgürlük, Şahin için bir olanak değil, kaygı üreten bir yük hâline gelmiştir.

Romantik ilişkiler bağlamında Şahin’in yaşadığı tıkanma, bağlanma kuramı çerçevesinde kaçıngan–kaygılı bağlanma örüntüsüyle açıklanabilir. Bowlby’nin erken ayrılık deneyimlerine ilişkin kuramsal yaklaşımı doğrultusunda, baba kaybı Şahin’in zihninde sevilen nesnenin sürekliliğine dair temel güveni zedelemiştir. Bu durum, yetişkinlikte yakınlık ihtiyacı ile bağlanma korkusu arasında yoğun bir yaklaşma–kaçınma çatışması yaratmaktadır. Şahin, duygusal olarak ilişkiye yatırım yapabilmekte; ancak davranışsal düzeyde yakınlığı sürdürecek sürekliliği gösterememektedir. Bu da ilişkilerin kronik biçimde yarım kalmasına yol açmaktadır. Şahin’in yazarlık pratiği, psikolojik açıdan ele alındığında, bir savunma mekanizması ve aynı zamanda bir kendilik onarım girişimi olarak değerlendirilebilir. Yazma eylemi, karakter için hem yüceltme hem de içgörü geliştirme işlevi görmektedir. Bastırılmış duygular, tutulmamış yas ve çözülememiş kimlik çatışmaları, anlatı yoluyla sembolik düzlemde işlenmektedir. Bu yönüyle metin, karakterin bilinçdışıyla kurduğu dolaylı bir temas alanı oluşturmaktadır.

Şahin’in hayatında belirleyici bir dönüşüm yaratan “büyük” figürle karşılaşması, Jung’un analitik psikolojisi bağlamında Bilge İhtiyar arketipi ile örtüşmektedir. Bu figür, karakterin dış dünyada aradığı fakat içsel olarak henüz kuramadığı otorite, rehberlik ve anlam merkezinin simgesel bir temsili olarak ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bu karşılaşma, Şahin’in gölge yönleriyle temas edebilmesi ve bireyleşme sürecine bilinçli bir adım atabilmesi için gerekli olan psikolojik eşiği temsil etmektedir. Bütüncül olarak değerlendirildiğinde Şahin karakteri; tamamlanmamış yas, kırılgan benlik örgütlenmesi, güvensiz bağlanma örüntüsü, şema tekrarları ve varoluşsal kaygı ekseninde şekillenen çok katmanlı bir psikolojik yapı sergilemektedir. Karakterin yaşadığı tekrar eden başarısızlıklar ve yarım kalmışlıklar, patolojik bir yetersizlikten ziyade, çözülmemiş erken dönem yaşantıların doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Şahin’in anlatı boyunca geçirdiği süreç, modern bireyin geç başlayan ama derinleşme potansiyeli taşıyan ruhsal dönüşümünü temsil etmektedir.

 ‘’Kitaba İlişkin İzlenimlerim’’

‘’Bavulumdaki Umut’’ kitabını okurken beni en çok etkileyen şey, Şahin’in başarısızlıkları değil, sürekli yaşamın eşiğinde kalması oldu. Gitmek isteyen ama gidemeyen, seven ama bağlanamayan bir karakter olarak Şahin, bana insanın en büyük mücadelesinin dış engellerle değil, kendi iç tarihiyle olduğunu düşündürdü. Baba kaybı onun hayatında sessiz ama belirleyici bir boşluk yaratmış; bu boşluk hem yazarlığında hem ilişkilerinde kendini hissettiriyor. Yazmak, Şahin için üretmekten çok tutunma biçimi gibi duruyor. Aşkı yaşayamayışı bir yetersizlikten değil, kaybetme korkusundan kaynaklanıyor. Hayatına giren büyük figür ise ona yeni bir yol açmaktan çok, kendi sesini duyabilme cesareti veriyor. Bu yüzden Şahin’i tamamlanmış değil, dönüşümü yeni başlayan bir karakter olarak görüyorum. Umudunu bavulunda taşıyabilenlere…

                                                                                                                  Muhammed ÖZKAN

                                                                                                                  Psikolojik Danışman