Kapatmak için ESC'ye basın

PsikolektifPsikolektif Ortak Noktamız: Ruh Sağlığı

The Experiment – Film İnceleme – Psikolektif + – Sayı – 19

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Film Künyesi

Vizyon tarihi: 2010

Tür: Dram, Gerilim

Yapım: Amerika

Süre: 1 saat 36 dakika

Imdb Puanı: 6.4

Oyuncular: Adrien Brody, Forest Whitaker, Cam Gigandet, Clifton Collins

Yönetmen: Paul T. Scheuring

‘‘Yazı spoiler içermektedir.’’

Rol, belirli bir konumda bulunan herhangi bir kişiyi karakterize etmesi beklenen isteklerin, inançların, duyguların, tutumların, değer yargılarının ve hareketlerinin hepsine denir. Roller belirli durumdaki insanların kendilerinden beklenen davranışları tayin ve tespit ederler. Sosyal bir varlık olan insan, içinde yaşadığı toplumda çeşitli gruplarda çeşitli roller üstlenebilirler. Filmde gerçek bir deneyin beyaz perdeye aktarılmasıyla rollerin insanlar üzerindeki etkisine tanıklık ediyoruz.

Travis ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak için iş ilanlarına bakarken psikolojik bir deney ilanına rastlar. Parasının da iyi olmasından dolayı denemek ister. Bu sahne ile başlayan film Zimbardo’nun Stanford Hapishane deneyini konu almaktadır. Deney yüksek otoriteye sahip olan toplumsal rollerin insanları ne kadar değiştirebileceği sorusundan yola çıkıyor. Bir grup insanın sosyal etki ve uyum davranışlarını ne derecede sergileyecekleri düşüncesiyle başlanan deneyde katılımcılar başlangıçta birtakım testlere tabii tutulurlar. Böylelikle istenen denek grubunu elde etme süreci başlar. “Evrendeki mutlak doğrular ve yanlışlar hakkında ne düşünüyorsunuz?” gibi sorularla deneye katılanların kişilik özellikleri ve bakış açıları hakkında bilgi sahibi olunmaktadır. Barris annesiyle yaşayan dindar, kurallara sıkı sıkıya bağlı biridir. Travis ise seçimlerimizi içimizdeki doğru ve yanlışlara göre verdiğimizi savunan şiddet karşıtı birisidir. Deney için başvuru yapanlardan elde edilen sonuçlar neticesinde bir grubun mahkûm diğer grubun ise gardiyan olduğunu görmekteyiz. Gardiyanlara verilen mahkûmların uyması gereken beş davranış ise mahkûmların deneydeki davranışlarının sınırını çizmektedir. Bu davranışlara uymama durumunda ise orantılı bir şekilde güç kullanımının gardiyanların inisiyatifine bırakılması en kritik noktalardan biridir. Deney sahibinin amacı gerçeğe en yakın koşullar altında bu belirlenen kuralların deneklerin ne derecede uyma davranışı sergileyip ne derecede içselleştirip kişilik özelliklerini açığa çıkaracaklarını görmek istemesidir. İnsan sosyal bir varlıktır. Birbirimizin davranışlarından etkilenir ve birbirimizin davranışlarını etkileriz. Sosyal uyma kimi zaman itaat kimi zaman özdeşim kimi zaman ise benimseme şeklinde kendini gösterir. Mahkûmların beş kurala her zaman uymak istememeleri ve mahkûm rolünü iyice benimsemelerine karşı gardiyanların da orantılı güç kullanımı adı altında güç ve otoritelerini daha çok hissettirmek istemeleri olayları aşırı bir boyuta taşımaktadır. Sosyal psikolojideki kimliksizleşme kavramı, bireylerin zaman zaman grup içinde bireysel kimliklerini kaybettikleri normalde karıncayı bile incitmeyeceğini düşünülen kişilerin, bir grup içinde kendinden beklenmeyen davranışlarda bulunabileceğidir. Barris başlarda kurallara sıkı sıkıya bağlı ve taviz vermeyen bir tutum sergilemektedir. Beş kurala uymayan mahkûmlara verdiği cezalardan sonra güç adında yeni bir duygu keşfedecektir. İnsanlara güç kullanabilecekleri rollerin ve imkanların verildiği bir durumda normal kimliğinden uzaklaşarak kimliksizleşebilecekleri ve onlardan beklenmeyen davranışları sergileyebilecekleri Barris üzerinden çok iyi bir şekilde gösterilmektedir. Travis’e uyguladığı ceza sonrası ayna karşısında hem ona tanınan gücü uygulayabilmesi hem de diğer gardiyanlar tarafından onaylanıp tebrik edilmesi sonucu doyum yaşayan Barris’deki kimlik değişimi görülmektedir. Sonrasında Travis’in otoriteye ve haksızlığa karşı duruşu Barris’in güç sarhoşluğu olayları tahmin edilemez boyutlara taşımaktadır. Travis’in saçının kesildiği sahnede ise iki karakterin de verilen rollere tamamen büründüğünü görüyoruz. Artık biri mahkûm diğeri gardiyandır. Barris’in aşırıya kaçan cezalarına karşı deneye müdahale edilmemesi ve bunun farkına varan Barris’in giderek artan bir şekilde şiddet ve güç kullanması, kuralların olmadığı veya esnetilebildiği bir durumda kişinin ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne sermektedir. Kolhberg’in Ahlaki gelişim kuramının kanun düzen evresinde bireyin toplumsal düzenin bozulmaması için ortaya konmuş kanun ve kurallara, toplumsal düzene verdiği önem doğrultusunda istek duyarak uymasıdır. Birey kanunları sorgulamaz ve uyulmaması konusundaki hiçbir gerekçeyi kabul etmez. Barris için de bu durum geçerlidir. Başlangıçta hapishanenin düzeninin bozulmaması ve kurallara uyulması için cezalar verirken sonrasında kırmızı ışık yanmadığı takdirde her türlü davranışının nizamı sağlamaya yönelik olduğuna kendini inandırmıştır.

Olayların iyice çığrından çıktığı yer ise yasak olması ve uygulandığı takdirde deneyin sona erip paralarını alamayacakları bildikleri halde Barris’in Benjy’e şiddet uyguladığında yanmayan kırmızı ışık olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık geri dönüşü olmayan bir noktaya gelinmiştir ve bu iki grup hayatta kalmak için karşı karşıya gelir. Bir tarafta onlara tanınan otoriter sosyal rollerini kabul edip hatta ötesine geçen gardiyanlar öteki tarafta ise artık yaşama içgüdüsü ile hareket eden mahkûmlar. Bu sahnede yaşanan kaos ise etkileyici bir şekilde yansıtılmaktadır. Sonunda kırmızı ışık yanar ve kapılar açılır deney bitmiştir. Dönüş yolunda Nix’in Travis’e “Hala hayvanlardan farklı olduğumuzu düşünüyor musun?” sorusuna Travis’in cevabının evet olması ise yaşanan onca şeye ve davranışlarımızı etkileyen birçok dışsal faktörler olmasına rağmen yine de davranışlarımızı bizim belirleyeceğimiz seçimler doğrultusunda sınırlandıracağımıza olan inancını göstermektedir.

“Filme ilişkin izlenimlerim”

İnsanın sahip olduğu kimlik ve roller çok katmanlı olup içinde birden çok yön barındırabiliyor. Toplumun genelinin kabul etmeyeceği şeyleri bir maskesinin altında tutan bireylerin onlara bu yönlerini gösterebilecekleri imkanlar ve koşullar oluştuğunda ne kadar ileri gidebilecekleri filmde çarpıcı bir şekilde önümüze seriliyor. Sosyal rollerin insanlar üzerindeki etkisini konu alan bu filmden sonra günlük yaşamımızdaki roller ve bunların üzerimizdeki etkilerini sorgulamaya itiyor. Ne dersiniz?

Ozan ATAMIŞ

Psikolojik Danışman