
Film Künyesi
Vizyon tarihi: 2016
Türü: Dram, Gerilim
Yapım: ABD
Süre: 116
Imdb: 7.5
Oyuncular: Amy Adams, Jake Gyllenhaal, Micheal Shannon
Yönetmen: Tom Ford
Zengin, ancak özel hayatında sorunlar yaşayan sanat galerisi sahibi Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce terk ettiği eski eşi, yazar Edward Sheffield’dan (Jake Gyllenhaal) bir paket alır. Posta kutusuna bırakılan bu pakette eski eşi Edward’ın henüz hiçbir yerde yayımlanmamış kitabı yer almaktadır. Edward, Susan’dan kitabını okumasını ve kitabı hakkında fikir belirtmesini ister. Bu kitap hem Susan’a adanmıştır hem de Edward’ın Susan’a taktığı lakaptan yola çıkılarak romana Gece Hayvanları adı verilmiştir. Susan kitabı okudukça kendi hayatını ve Edward’la ilişkisini tekrar sorgulayacak ve yaptığı hatalarla yüzleşecektir.
Filmin Psikolojik Açıdan İncelenmesi
–Analizin devamı spoiler içermektedir.
“Herkes kendini yazar.”
Film, farklı bir açılış sahnesiyle topluma ve onun dayatmalarıyla kaybolan hayatlara gönderme yaparak -bu tür bir temanın filmde olduğu mesajını vererek- başlar. Susan, eski eşinden aldığı kitabı okudukça hikayenin sadece kurmaca bir gerilimden ibaret olmadığını, Susan’ın geçmişine dair önemli mesajlar içerdiği fark edilir. Okuduğu bu roman, Susan için yazılan bir eser değil, Edward’ın Susan’dan alacağı intikamın ete kemiğe bürünmüş halidir. Susan’ın kitabı okumaya başlamasıyla birlikte kitaptaki konuyla paralel bir şekilde Edward ve Susan arasındaki ilişki flashback sahneler ile anlatılmaya başlanır. Susan hayatta ne istediğini bulamamış, huzursuz, dengesiz, ihtiraslı bir karakterdir. Edward ise basit bir yaşama sahip, hayattan çok fazla beklentisi, hırsı olmayan, özgüveni düşük, pasif bir karakterdir. Suzan ve Edward evlenmeye karara verir. Suzan’ın annesi, güç ve zenginliği önceleyen bir karakterdir. Kızı Suzan’ın, kendisine benzediğini düşündüğünden bu çiftin mutlu olamayacağını düşünür ve bu evliliğe karşı çıkar. Suzan ise annesine benzemekten nefret ettiğini ve onun gibi olmadığını söylese de aslında annesine benzemektedir. Edward ve Suzan evlendikten sonra ise problemler ortaya çıkmaya başlar. Suzan Edward’ın iyi bir işte çalışmak dururken bir kitapçıda çalışıp nitelikli bulmadığı kitaplar yazmaya çalışmasını ve hayatta herhangi bir hırsı olmadan, pasif kalmasını kabullenemez. Edward’ın zayıf bir karakter olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Onu yakışıklı, zengin bir adam için terk eder ancak ondan sonraki yaşamında mutlu olamaz, eşi tarafından aldatılır. Huzursuz, mutsuz, pişman, uyku problemi yaşayan birine döner. Edward’ın yıllar sonra eski eşi Suzan’a gönderdiği kitapta geçen olaylar ve karakterler ise, aslında Edward ve Suzan’ın geçmişte yaşadıklarının birer temsilidir.
Alegorik bir şekilde hazırlanan kitap içindeki hikayede ise otobanda eşi ve kızıyla yolculuk yapan Tony adındaki bir adamın trajik hikayesi seyirciye sunulur. Tony ve ailesinin arabayla yol alması aslında Edward ile Susan’ın sonu kötü biten ilişkisini temsil eder. Tony ve ailesi yolda üç kişi tarafından durdurulur. Bu üç kişi aslında Suzan, Suzan’ın annesi ve Suzan’ın şimdiki eşinden başkası değildir. Bu gençlerden Ray aslında Susan’ı temsil ediyor. Turk lakaplı olan kişi Suzan’ın annesini, Lou ise Suzan’ın kocasını temsil ediyor. Tony ise Edward’ın yansımadır. Ray’ın Tony’e sataşması karısına ve kızına göz koyması ve sonucunda onları kaçırması ve Tony’nin onları ölü olarak kırmızı bir koltukta bulması olayı gerçek hayatta Susan’ın çocuğunu aldırıp, Edward’ı terk etmesini anımsatıyor… Bu noktadan sonra Tony’nin intikam alma hikayesini izlerken aslında Edward’ın da Suzan’dan intikamını alışını izliyoruz ve bu intikam Edward için aynı zamanda bir günah çıkarmayı ve arınmayı da beraberinde getiriyor. Film ilginç finaliyle de son buluyor.
Filme İlişkin İzlenimlerim
Nocturnal Animals, katman katman olay örgüsü, çok beğendiğim görüntü çekimiyle çocukluk yaşantıları ve aile yaşamının ne kadar önemli olduğunu neyi seçeceğimiz ve kimi seveceğimiz dahil birçok şeyi nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. İlişkilerin doğasını, seçim yapmanın zorluğunu, yanlış tercihlerden kaynaklanan pişmanlığın psikolojisini, genel geçer kuralların insanı nasıl etkilediğini beyazperdeye yansıtıyor. Bu tür konulara ilgi duyanların ve psikolojik gerilim filmi sevenlerin ilgiyle izleyebilecekleri bir film olacaktır. Şimdiden iyi seyirler…
Hoşçakalın, sinemayla kalın.
Ahmet YAŞAR
Psikolojik Danışman