
Vizyon Tarihi: 2022
Tür: Biyografi, Dram
Yapım: Almanya, Avusturya
Süre: 114 dakika
IMDb puanı: 6,6 / 10
Oyuncular: Vicky Krieps, Florian Teichtmeister, Katharina Lorenz
Yönetmen: Marie Kreutzer
Güzelliği, ince beli ve zarafeti ile nam salmış Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth, artık 40 yaşına gelmiştir. Elisabeth, 40. doğum günü kutlamasının ardından kendisine biçilen rollere karşı bir süredir sürdürdüğü sessiz isyanı güçlendirerek zincirlerini kırmaya niyetlenmektedir.
“Yazı Spoiler İçermektedir”
1877 yılında geçen filmde baş karakter Elizabeth, dönemin Avusturya imparatoriçesidir. Tarihte Sisi adıyla da anılan Elizabeth’in bel ölçüsü yalnızca 45 cm’dir. Zayıflığı ve uzun saçlarıyla dünyaya nam salan Elizabeth bu güzelliğini koruyabilmek için ağır diyetler yapmaktadır. Bununla birlikte belini ince tutabilmek için hareket etmesini ve nefes almasını dahi zorlaştıran çok sıkı korseler giymektedir. Karakterin zayıf olmaya ilişkin bu takıntısı ilk bakışta akıllara bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nevrozayı getirmektedir; ancak filmin ilerleyen sahnelerinde karakterin dilediğince yemekler ve tatlılar yemeye başlaması, daha az tartılması karakterin anoreksiyadan ziyade kendisine biçilen roller nedeniyle zayıf kalma gayretinde olduğunu düşündürmektedir. Öyle ki Elizabeth’in doğum günlerinde kendisine ithafen söylenen şarkılarda dahi zayıflığı ve güzelliği vurgulanmaktadır. İmparator ile katıldığı tüm davetlerde yalnızca güzelliği ve zayıflığıyla ilgili övgüler almaktadır. Bu durum karakterin beden görüntüsünü, bel inceliğini özgüvenini oluşturan önemli bir unsur haline getirmiştir. Bu nedenle resmi olarak da “yaşlı” kabul edilen 40 yaşına gelmesi Elizabeth için orta yaş krizi olarak da değerlendirilebilecek şekilde melankolik bir tavır ve duruşu da beraberinde getirmiştir. İlk kez psikanalist Elliot Jaques tarafından kullanılan “orta yaş krizi” terimi, yetişkinlerin hayatlarında ve görünüşlerindeki değişiklikler sonucunda gençlik çağlarını geride bıraktıklarını fark etmeleriyle psikolojik ve duygusal çalkantılar hissetmeleri sonucu görülen bir süreç olarak tanımlanmıştır. Elizabeth’in kendini yanında güzel ve genç hissettiği kişilerle yakınlaşması, yoğun sigara ve uyuşturucu kullanımı, imparatoriçe rolü ile ters düşebilecek çılgınca davranışları orta yaş krizinde sergilenebilecek davranışlar olarak görülmektedir.
Filmde Elizabeth’in aile içi ilişkilerindeki aksaklıklar göze çarpmaktadır. İmparator ve imparatoriçe çocuklarına karşı dengesiz – tutarsız ebeveyn tutumu sergilemektedir. Bu tutumda ebeveynler arasındaki tutarsızlık ve çatışmalar çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. İmparatorun küçük kızın bakımı konusunda imparatoriçeye güvenmemesi ve bunu çocukları da duyacak şekilde dile getirmesi bu durumu kanıtlar niteliktedir. Küçük çocuk annesine karşı “beni utandırıyorsun”, “babam senin kendine bile bakamayacağını söyledi”, “bu davranış sana yakışmıyor” gibi yargılayıcı cümleler kurmaktadır. Bu durum babanın anneye karşı çocuklarını “doldurmasından” kaynaklanmaktadır. Ebeveyn yabancılaştırması olarak adlandırılan bu durum, çocuğun bir ebeveyn tarafından diğer ebeveyne karşı bilinçli ve sistematik bir şekilde yabancılaştırılması olarak tanımlanmaktadır. Annesine yabancılaşmış olan küçük kız; imparatoriçenin kendisini bir çocuk olarak saray kısıtlamalarından muaf, daha “normal” şekilde yetiştirmeye çalışmasından rahatsızlık duymaktadır. Annesine ve aldığı kararlara hiçbir şekilde güvenmediği gibi saygısını da yitiren küçük kız, imparator babası tarafından tüm saray normlarına ve rollerine uygun olacak şekilde programlanmıştır. Upuzun saçlarını kısacık kestiren annesini gördüğünde verdiği “şu anda ağlamak istiyorum ama bu hiç doğru olmazdı” tepkisi çocuğun, henüz küçük yaşta kendisine biçilen rolleri fark ederek buna uygun davranmaya çalışmasını kanıtlar niteliktedir. Anne ve babasının tutarsız-dengesiz ebeveyn tutumu sergilemesinin, küçük çocukta güçlü olana karşı aşırı itaatkâr tavır takınmayı pekiştirdiği düşünülmektedir.
Filme ilişkin izlenimlerim
Filmde yer yer Elizabeth’in; ülke yönetimi, politika, sanatsal veya sportif faaliyetlerle ilgilenerek ya da görüş belirterek kendisini dış görüntüsünün dışında da var etme çabasında olduğu görülmektedir; ancak ne yazık ki bu çabası imparator eşi tarafından “senin görevin yalnızca davetlere benimle birlikte katılıp güzel görünmek” şeklinde bir ikazla reddedilmiştir. Kendisine konulan bu keskin rollerde sıkışıp kalan Elizabeth’in isyankâr davranışları küçük kızı tarafından dahi hoş karşılanmamaktadır. Kimse tarafından anlaşılmadığını, desteklenmediğini hisseden Elizabeth için koruyucu tek faktörün seyahatleri olduğu görülmektedir, bu nedenle imparatoriçe sıklıkla seyahat etmektedir. Bir süre sonra seyahatlerinden de eskiden aldığı zevki alamayan Elizabeth artık ciddi risk grubundadır. Filmin sonuna doğru karakterin herkesin özendiği güzel saçlarını kestirmesi, eşi için yeni ve genç bir eş bulması, görece daha mutlu olması hayatına ilişkin kimi kararlar verdiğini kanıtlar niteliktedir. Film bana etrafımızda görülmeyi ve anlaşılmayı bekleyen, zorlandığı dönemlerden geçen nice Elizabethler’in olabileceğini düşündürdü. Sanırım bu kasvetli gerçeği aklımızdan hiç çıkarmamamız gerekiyor. İyi seyirler dilerim.
Feyza KILINÇ TAYFUN
Uzman Psikolojik Danışman