
Film Künyesi
Vizyon Tarihi: 2005
Tür: Biyografi / Spor
Yapım : ABD / Almanya
Süre: 136 dk
Imdb Puanı: 7.3
Oyuncular: Samuel L. Jackson, Robert Ri’Chard, Rick Gonzalez
Yönetmen: Thomas Carter
“En korktuğumuz şey yetersiz olmak değil, ölçüsüz derecede güçlü olmak. Karanlığımız değil, ışığımız korkutuyor bizi en çok.”
Thomas Carter’ın yönetmenliğinden izlediğimiz Coach Carter, gerçek bir hayat hikâyesinden beyaz perdeye uyarlanmıştır. Film, çok başarılı bir basketbol oyuncusu olan Ken Carter’ın mezun olduğu Richmond Lisesi’ne basketbol koçu olarak başlamasını ve takımdaki gençlerin hayatını değiştirmesini konu edinmektedir.
-Yazı spoiler içermektedir.-
Film, sezon öncesi yapılan Richmond Lisesi ile St. Francis Lisesi’nin maçı ile başlamaktadır. Richmond Lisesi, önceki sezon 22 kez kaybetmiş ve bir yenilgiyi daha bu maçta almıştır. Takımın disiplinsiz ve serseri davranışlarını izleyerek otoriteye ihtiyaçları olduğu kanısına varan Carter, takımın eski koçunun teklifini kabul etmiş ve işine başlamıştır. İki kez liseler arası takıma seçilen, sayı-asist-top çalma rekorlarını hala elinde tutan bu koç öncelikle öğrencilerine çok iyi bir model olmuş, onların gözlem yoluyla gizil öğrenmesini de sağlamıştır. Carter’a göre sahada kazanmak hayatta kazanmanın anahtarıdır. Carter, bu anahtara götüren yolda öğrencilerine rehberlik etmektedir. Bu anlayış, ülkemiz okullarındaki “Kapsamlı Gelişimsel Rehberlik Modeli”nde benimsenen “tüm öğretmenlerin işbirliği ile öğrencinin çok yönlü gelişimi”nin bir örneği olarak da değerlendirilebilir.
Birey Merkezli Yaklaşım’ın kurucusu Carl Rogers’a göre insanların davranışlarını güdüleyen tek şey, tüm potansiyellerini yapıcı ve olumlu bir şekilde geliştirme eğilimleridir. Bu eğilim, organizmanın varlığını sürdürmesine veya geliştirmesine hizmet eden doğal bir eğilimdir. Filmimizde de Koç Carter, basketbol takımının oyuncularına öncelikle bir sözleşme imzalatmış ve kendi yaşantılarını değerlendirerek ilerledikleri bir süreçte olacaklarına vurgu yapmıştır. Böylelikle her birinin kendi organizmik değerlendirme sürecine girmelerini sağlamıştır. Bu sözleşmede en az 2.30 not ortalamasına sahip olmalarını ve saygılı bireyler olmalarını istemiştir. Sözleşme şartlarını yerine getiremedikleri takdirde basketbolu da bırakacaklarını belirtmiştir.
Koçun öğretim yöntemlerine ve öğrencilere yaklaşımına baktığımızda ise çoğunlukla Skinner’a ait edimsel koşullanma ilkelerini kullandığı görülmektedir. Edimsel koşullanmaya göre, davranışın ortaya çıkma sıklığı kendi doğurduğu sonuç nedeniyle artıyorsa “pekiştirme”; kendi doğurduğu sonuç nedeniyle azalıyorsa “ceza” denmektedir. Öğrencilerin koçla çalışmaya başladıktan sonra derslerindeki başarının birbirini takip etmesi, aynı şekilde kazanılan maçların da birbirini takip ederek tam 16 maçın aralıksız kazanılması olumlu pekiştirmeye örnektir. Antrenmanlar esnasında kurallara uymayanlara koçun sahada intihar turu attırması ve belirli sayıda şınav çektirmesi ise 1. tip cezaya örnektir. Yine turnuvalar arasında öğrencilerin kendisinden habersiz alkollü partiye katıldığını ve not ortalamalarının artmadığını gören koç, spor salonuna zincir vurmuştur. Bu durum da öğrencileri çok sevdiği basketboldan mahrum bıraktığı için 2. tip cezaya örnektir.
Carter, takımın asi ve fevri üyesi Timo’ya tek başına tamamlayamayacağını bildiği halde oldukça ağır bir şınav ve intihar turu cezası vermiştir. Timo’nun gücünün tükendiği yerde diğer grup üyelerinin onun işini paylaşarak tamamlaması grubun dinamik olduğunun ve üyelerin birbirine karşı olumlu bağlılık geliştirdiğinin göstergesidir. Olumlu bağlılık geliştiren işbirlikli öğrenme grupları, ortak bir amaç çerçevesinde ortak roller ile ortak bir ödüle ulaşma gayreti ile ilerler. Ortak ödül ise koçun verdiği istatistikler (her yıl mezunlardan sadece 6 kişinin üniversiteye gitmesi gibi) ile netleşmektedir. Koç Carter, takımın her bir oyuncusunun üniversiteyi kazanarak yaşamlarında başarılı, kariyer örüntülerinde ilerlemiş olmalarını arzu etmektedir. Ericson’un Psikososyal Gelişim Kuramı’na göre öğrencilerin “kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası” evresini başarılı bir şekilde atlatıp moratoryum yaşamamaları için gereken desteği sağlamaktadır.
Koç, sahadaki her bir hücum taktiğini kendi hayatında yer edinmiş kişilerle eşleştirmiştir ve öğrencilerine de bu şekilde öğretmiştir. Bu durum, süreci ve öğrenmeyi zevkli kılan faktörlerden olmuştur. Kız kardeşi Diane’yi baskılı savunmayla ve eski sevgilisi Delilah’ı hücum oyuncusunu sıkıştırma taktiğiyle eşleştirmesi, imgeler yoluyla gerçekleştirilen bellek destekleyici ipuçlarından “yerleşim (loci)” tekniğine örnektir.
Koç Carter’ın St. Francis Lisesi’nde okuyan oğlu Damien’a da basketbol hayatı boyunca babası koçluk yapmıştır. Babası Richmond Lisesi’ne geçince o da kaydını bu liseye aldırmış ve Richmond basketbol takımına üye olmuştur. Koçun süreç boyunca kendi oğlunu diğer öğrencilerinden ayırmaması ve gereken kuralları ona da uygulaması adil ve tutarlı bir öğretim stratejisi uyguladığının göstergesidir. Babasının ardından Richmond Lisesi’nin rekorlarını ilk defa Damien’ın kırması başarıda kalıtım ve çevrenin ortak rol sahibi olduğunun göstergesidir.
Filmin sonunda beklenmedik bir şekilde 2 sayı fark ile son maç kaybedilmiş olsa da Richmond Lisesi oyuncuları kendi hayatlarını kazanmış, Koç Carter ise öğrencilerinin gözündeki yaşam ışıltısını kazanmıştır.
Filme İlişkin İzlenimlerim
Film, adeta “kendini gerçekleştiren kehanet” kavramını tanımlamaktadır. Başarısızlığa inanç başarısızlığı, başarıya inanç başarıyı meydana getirmektedir. Sevgili okur, başarı kendi ellerimizde! Mutlu kalın.
Mine Tekin
Psikolojik Danışman