
Film Künyesi
Vizyon tarihi: 2021
Tür: Dram
Yapım: Norveç
Süre: 128 dk
Imdb Puanı: 7.9
Oyuncular: Renate Reinsve, Anders Danielsen Lie, Herbert Nordrum
Yönetmen: Joachim Trier
Reprise ve Oslo, 31 August filmlerinden sonra Oslo Üçlemesi’nin sonuncusu olan film, Julie’nin düşünceli bir halde sigara içmesiyle başlamaktadır. Tıp okuduğu sırada psikoloji ile daha çok ilgili olduğunu düşünüp bölüm değiştiren ama kısa bir süre sonra fotoğrafçı olmaya karar veren Julie, bir arayış halindedir ama çoğu zaman ne aradığını bilmemektedir. Julie’nin, hayatına giren Aksel ve Eivind ile romantik ilişkilerden beklentilerini netleştirmeye çalışması, yaptığı seçimler ile hayatına yön verme çabası, gelgitler ve çelişkili duygular eşliğinde ele alınacaktır.
“Yazı spoiler içermektedir”
Glasser’e göre her birey yaşamındaki seçimleri yönlendiren ve sürekli doyurmak zorunda olduğu beş temel ihtiyaca sahiptir. Bu temel ihtiyaçlar hayatta kalma, sevgi ve ait olma, güç, özgürlük ve eğlence ihtiyaçlarıdır. Özgürlük ihtiyacı, bireyin yaşam doyumunu artırmak adına çeşitli düzey ve yollarla bağımsızlık ve otonomi peşinde koşması ile ilişkilidir. Julie, Aksel ile olan romantik ilişkisinde, hayatının kontrolünü kendi elinde tutmak istemekte, Aksel’in gelecek planlarına göre yaşamını şekillendirmek ve kendini bulana kadar da bir çocuk sahibi olmak istememektedir. Buna göre Julie’nin özgürlük ihtiyacının diğer ihtiyaçlarına göre daha ön planda olduğu söylenebilir. Aksel, Julie’nin çocuk sahibi olmak istememe kararını kabul ederek bundan vazgeçmiştir. Julie, özgürlük ihtiyacını Aksel ile olan ilişkisinde karşılamaya çalışarak Aksel’in kendisinin ilişki anlayışını benimsemesine neden olmuş olabilir.
Sevgi ve ait olma ihtiyacı, bireylerin ruhsal sağlık ve yaşam kalitelerini artırmak için aile ve arkadaşları ile duygusal bağ kurması, başkalarını sevmesi, onlar tarafından sevilmesi ve kişiler arası ilişkiler geliştirmesi ile ilişkilidir. Aksel, Julie’yi hayatının aşkı olarak ifade etmekte, bir çocuk sahibi olmak istemekte, arkadaşları ile paylaşımda bulunmakta, bir karikatür sanatçısı olarak insanlar tarafından ilgi görmekte ve sevilmektedir. Aksel’in sevgi ve ait olma ihtiyacının diğer ihtiyaçlarına göre daha baskın olduğu söylenebilir. Julie’nin özgürlük ihtiyacının baskın olması, özgürlük ihtiyacı daha az, sevgi ve ait olma ihtiyacı daha baskın olan Aksel’e göre daha farklı bir kişilikte olmasına yol açmaktadır. İhtiyaçları bakımından farklılık gösterdikleri için ilişkilerini sürdürmekte zorlanmaktadırlar.
İlişki doyumuna ilişkin kuramlardan biri olan etkileşim kuramına göre, birey mevcut ilişkisinden elde ettiği doyum ile olası başka bir ilişkiden elde edeceği doyum ya da yalnızlığı karşılaştırır. Başka bir ilişkinin ve partnerin kendisine sağlayacağı yararları gözden geçirir. Yararlar, beklentinin altındaysa ilişkiyi sonlandırmayı tercih eder. Julie, Aksel ile ilişkisi devam ederken Eivind ile tanışmıştır ve Aksel ile ilişkisini sorgulamaya başlamıştır. Julie’nin kendini kendi hayatının seyircisi gibi hissetmesi, aralarındaki yaş farkı, Aksel’in kendi kariyerine odaklı planlamalar yapması, Aksel’in arkadaşları ile vakit geçirirken Julie’nin o ortama ait hissetmemesi ilişkiyi sonlandırmak istemesine neden olmuş olabilir. Aksel ile olan ilişkisini bitirince Eivind ile yeni bir ilişkiye başlamıştır. Eivind ile aralarında yaş farkı olmaması, ikisinin de çocuk sahibi olmak istememesi, Eivind’in fiziksel olarak çekici olması Julie’nin Eivind ile ilişkiye başlama sebebi olarak görülebilir.
Gestalt terapiye göre bireyin içinde bulunduğu anda yaşamasını ve kendisi ve başkalarıyla etkin bir biçimde iletişim kurmasını engelleyen ifade etmediği duygu ve düşünceler bitirilmemiş işler olarak tanımlanır. Julie, Eivind ve arkadaşları ile beraberken bir uyuşturucu maddeyi dener. Uyuşturucu maddenin etkisindeyken ona acı veren ve konuşmak istemediği bazı şeyler ortaya çıkmıştır. Babasının Julie’nin hayatı hakkında bilgi sahibi olmaması, yazdığı yazıları okumaması ve doğum gününe gelmemesi gibi durumlar Julie’yi etkilediği halde babası ile konuşmaktan kaçınmıştır ve sorunlar yokmuş gibi davranmıştır. Babasına olan ifade edemediği kızgınlığı, maddenin etkisindeyken karşısına çıkmıştır. Aksel, Aksel’in yarattığı çizgi kahraman ve Julie’nin kucağında beliren bir bebek, Aksel ile olan ilişkisinde de ifade edemediği bazı duyguların olduğunu göstermiştir. Tüm bunlar, bilinçli olmadığı bir anda ortaya çıkmıştır. Psikanalize göre kişinin nevrotik kaygıyla başa çıkabilmesi için ego, bazı savunma mekanizmaları geliştirmektedir. Bastırma savunma mekanizması, bir isteğin, içgüdüsel dürtülerin ya da yüzleşmek istenilmeyen gerçeklerin baskılanarak bilinç dışına itilmesidir. Julie’nin bastırma savunma mekanizmasını kullandığı söylenebilir.
Varoluşçu kurama göre; insanın ayırıcı özelliği, ölüm gerçeğinin kaçınılmazlığını kavrama yeteneğindedir. Julie, Aksel’i kanserden dolayı kaybettiğinde ölüm gerçeği ile yüzleşmiştir. Ölüme ilişkin farkındalık kazanması ve sevdiği birini kaybetmesi, Julie’nin yaşamın anlamını keşfetmesi için bir yol olarak karşısına çıkmıştır.
‘‘Filme ilişkin izlenimlerim’’
Bireyin varoluşunun farkında olarak yaptığı her seçimin hayatını şekillendirdiğini fark etmesi ve bu seçimler ile özgürleşme yolunda adımlar atarak öznel bir dünya yaratma çabası Julie’nin deneyimleri ile bizlere sunulmuştur. Julie, kendi hayatında seyirci değil artık. O bir başrol oyuncusu, olması gerektiği gibi.
Özlem TEKİN
Psikolojik Danışman