
Film Künyesi
Vizyon tarihi: 2023
Tür: Gerilim/Suç
Yapım: Fransa
Süre: 152 dk
Imdb Puanı: 7,7
Oyuncular: Sandra Hüller, Milo Machado Graner, Samuel Theis
Yönetmen: Justine Triet
“Yazı spoiler içermektedir.”
İnsanların kurduğu ilişkiler, soyut olsa da bir canlı formunda ilerler. İki insan arasında doğan ilişkiler büyür ve gelişir, kimi devam ederken kimi de ölür. Fakat ölen ilişkilerin ardından cenaze düzenlendiğine şahit olunmamıştır. Anatomy of a Fall, Samuel’in ölümü üzerinden Sandra ile evliliğinin ölümünü anlatarak temsili cenaze törenini düzenlemektedir.
Film, Fransa’da dağ evinde yaşayan Sandra, Samuel ve görme engelli oğulları Daniel’in hayatını anlatmaktadır. Sandra kitapları basılmış bir yazarken Samuel’in kitapları basılmamıştır. Filmin başlangıç sahnelerinde Sandra, kitabı ile ilgili röportaj verirken Samuel’in açtığı yüksek sesli müzik amacına ulaşarak Sandra’nın röportajını baltalamaktadır. Bu sahnenin ardından ise yürüyüşten eve dönen Daniel, babasının cesedini kar üzerinde kanlar içerisinde bulmaktadır. Film izleyicinin karşısına şu soruyla gelmektedir; Samuel çatıdan düşerek mi öldü, yoksa eşi tarafından mı öldürüldü? Bu soruya yanıt mahkeme salonunda aransa da filmin ilerleyen sahnelerinde odak noktanın Samuel’in ölümünü aydınlatmak değil, Sandra ile evliliklerini ince ayrıntılarına kadar incelemek olduğu görülmektedir.
Mutlu bir evlilikleri olan Sandra ve Samuel, oğulları Daniel’in Samuel tarafından okuldan geç alınması nedeniyle geçirdiği kaza sonrası görme yetisini kaybetmesi üzerine sarsılmıştır. Kazanın ardından iki karakterin de travmatik yaşantıyı atlatabilmek için farklı teknikler kullandığını görmekteyiz. Sandra, Samuel’den uzaklaşarak başkaları ile birliktelik yaşarken Samuel, kendini suçlayıcı bir tavır içerisine girmiştir. Yaşanan travmanın ve bu travmada kullanılan stratejilerin farklılığının, evliliği kısa sürede fark edilmeyecek şekilde yaraladığını ve evlilikten alınan doyumu azalttığını söylemek mümkündür.
Benlik kavramı kişinin kendi kişiliğine ilişkin düşüncelerinin bütünü, kişiliğinin öznel yanı olarak tanımlanabilir. Rogers’a göre benliğin gelişebilmesi için kişinin kendisini olduğu haliyle kabul etmesi gerekmektedir. Bireyin kendisini değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan benlik gerçek benlik olarak tanımlanırken, ideal benlik kişinin olmak istediği ‘ben’ olarak tanımlanabilir. İki benlik arasındaki farkın büyümesi, kişinin gerçekte var olan benliğine yabancılaşmasına neden olur. Bu durumda birey iki ayrı ben’e sahip olmaya başlar. Kişinin ideal benliğinde, gerçekteki yaşantıları gözden geçirildiğinde gerçek benlikle ideal benlik arasında bir tutarsızlık meydana gelir. Bu noktadan hareketle gerçek benlik ile ideal benlik arasındaki mesafenin artması kişinin kendine yabancılaşmasına ve içsel çatışmalarının artmasına sebep olmaktadır. Verilen bilgiler ışığında gözlemlediğimizde, ideal benliğinde yaratıcı bir yazar olarak yer alan Samuel, gerçek benliğinde kitabı basılmayan, yazacak ilhamı bulamayan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İki benlik arasındaki farkın bu denli fazla olması ise Samuel’in kendisine yabancılaşmasına, hırçınlaşmasına ve hatta kimi zamanlarda eşini suçlamasına sebebiyet vermektedir.
Seçim kuramına göre her birey kendi yaşamını kontrol etmektedir ve birey her yaptığından kendisi sorumludur. Seçim kuramı, doğumdan ölüme yapılan her şeyin bir davranış olduğunu ve bütün davranışların bireylerin içsel motivasyonlarından kaynaklandığını ve kendi seçimlerine dayandığını savunmaktadır. Farklı bir ifadeyle insanlar doğumlarından itibaren, kendilerinin iyi hissetmesini sağlayacak her şeyin peşinden koşarlar. Davranışlar gereksinimleri karşılamaya yönelik eylemlerdir. Tüm davranışlar amaçlıdır ve bunların bir kısmı arzu edilenle gerçekleşen arasındaki farkı telafi etmeye yöneliktir. Normal dışı davranışlar bu tutarsızlığın yansımalarıdır. Gerçeklik terapisi, bu tutarsızlıktan dolayı kişinin sahip olduğu öfkeye, kaygıya ya da depresyona neden olan kişi ya da davranışları bulup tartışmayı hedeflemektedir. Filmin en etkileyici sahnelerinden birinde, Samuel ve Sandra mutfakta tartışmaktadır. Samuel’in bu anları Sandra’ya haber vermeden kayıt altına alması sebebiyle tartışma mahkeme salonuna getirilmiştir. Söz konusu tartışmada Samuel, yazamadığı için Sandra’yı suçlamakta, zamanının kalmadığını ifade etmekte, kendi istediği inşaat sebebiyle tüm enerjisini tadilata harcadığı için bundan Sandra’yı sorumlu tutmaktadır. Sandra’nın tartışmanın sonunda kurduğu “Seçtiğin hayattan şikayet ediyorsun. Sen kurban değilsin. Asaletin kirli ve kötü bir şeyi gizliyor. Kendi hırslarının farkına varamıyorsun ve bu yüzden benden nefret ediyorsun. Ama seni şu an bulunduğun yere koyan ben değildim. Benim bununla hiçbir ilgim yok.” vb. cümleler, Gerçeklik terapisinin savunduğu fikirler çerçevesinde ele alınabilir.
Yine Sandra’nın aynı tartışma sahnesindeki “Korktuğun için kenarda oturmayı tercih ediyorsun. Çünkü daha bir fikir tohumu bile kafana girmeden kafan gerilimden patlayacak. 40 yaşında uyandığında suçlayacak birine ihtiyacın var. Suçlanacak tek kişisin. Kendi lanet standartların ve başarısızlık korkun yüzünden taşlaşmışsın.” cümleleri Samuel’in başarısız olma korkusu sebebiyle yeterince cesur ya da yaratıcı davranmadığını düşündürmektedir. Literatürde Atikifobi olarak geçen başarısızlık korkusu, hedeflere ulaşma noktasında kişiyi hedeflerinden alıkoyması ile karakterize edilir. Yaşanan korku kişiyi geri planda tutarak kişisel gelişimi engeller ve kişinin hayatına çıkan güzel fırsatları kaçırmasına sebep olur. Temelinde reddedilme, suçluluk, utanç, onaylanmama ve başkalarını mahcup etme gibi korkular vardır. Samuel’in yaşadığı durumunun başarısızlık korkusuyla paralel özellikler taşıdığı söylenebilir.
“Filme ilişkin izlenimlerim”
Hayatınızı paylaştığınız kişiye karşı duyduğunuz öfkenin nasıl üstesinden gelirsiniz? Hissettiğiniz hayal kırıklığının? Ya da eşine güvenememek nasıl telafi edilir? Belki de en kötüsü umursanmadığını düşünmenin? Anatomy of a Fall, Samuel’in ölümü üzerinden bir evlilik üzerine derin sorular sormakta ve tümüne sahip olmadığının bilincinde bir şekilde cevaplara ulaşmayı izleyiciye bırakmaktadır. İyi seyirler…
Tuğçe UYSAL
Uzman Psikolojik Danışman