YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 8 Çocuk
Yazı 7 / 18
PDF'te aç
07 · ÇOCUK

Çocuklarda Mahremiyet

Mahremiyet, çocuklarda mahremiyet duygusunun gelişimi ve kazanımı, çocuk eğitiminde çok büyük bir öneme sahiptir. Günümüzün en büyük problemlerinin temeli sayılan bu konu, bir çocuğun kendini duygusal ve bedensel olarak korumasını sağlar. Peki nasıl davranmalı ebeveyn ya da öğretmen olarak neler yapmalıyız?

Çocuklarda Mahremiyet

Mahremiyetin kelime anlamı ‘gizlilik’ tir. Mahremiyet eğitimi ise çocuğun kendi bedenini ve duygu dünyasını koruyabilmesi için verilmesi gereken eğitimdir. Dünyanın hemen her ülkesinde maalesef çocuklar taciz, şiddet, istismar gibi olaylar ile karşı karşıya kalıyor. Bu tarz olaylara karşı çocukların kendilerini nasıl koruyacağı nelere dikkat edilmesi gerektiği aslında mahremiyet eğitiminde saklıdır. Bir başkasının kendisi istemediği halde ona dokunması, sarılması ve onu sevmesine verdiği tepkiler mahremiyet eğitimi ve duygusunun gelişimi ile ilgilidir.

Mahremiyet eğitimi, geri dönüşü kolay olmayan, hata kabul etmeyen bir eğitimdir. Çünkü mahremiyet eğitimi “duygusal yapılanma” sağlayan bir eğitimdir ve kişilik gelişiminin temelini oluşturur. Kişi mahremiyet eğitimi ile duygularını “anlamlandırır” ve onları “yönetmeyi” öğrenir. Bu yönüyle mahremiyet eğitimi “duyguların yönetimi” eğitimidir. Çocukta mahremiyet eğitimi ne kadar eksik ise, duyguların yönetimi o denli zorlaşır (Güneş, 2014). Mahremiyet duygusunun gelişimi özellikle 4 yaşından itibaren verilmelidir. Bu yaşlarda çocuk artık bedeninin kendisine ait olduğunu ve izni olmadıkça yakını dahi olsa dokunmaması gerektiğini bilmeli. Bu konuda anne babanın bilinçli olması elbette ki çok önemli.

Aslında bebeklik yıllarında bebeğin altını temizlemeden banyosunu kimin yaptırdığına kadar tüm her şey mahremiyetin temelini oluşturur. Tuvalet eğitiminin başladığı 3 yaşlarında çocuk ile sadece anne veya babası çocuğu tuvalete götürmeli, kendisinin tek başına tuvalette kalması sağlanmalı eğer çok zorlanırsa korkarsa izni alınarak anne veya babası yanında kalmalı. Fakat yine de bu duruma çok alıştırmadan tek kalması desteklenmeli. Özellikle 4 yaşından itibaren banyo yaptırırken çocuğun iç çamaşırını çıkarmamalı, annesi dahi olsa bir başkasının mahrem bölgesini görmemesi fikri aşılanmalıdır. Anne veya babası çocuk ile birlikte banyo yapmamalıdır. 4 yaşından sonra kıyafetlerini kendi giymeli ayrıca odasına kapıyı çalıp iznini alarak girilmeli.

Çocuklarda Mahremiyet

Öğretmenleri olarak da farklı etkinliklerle beden sınırları anlatılmalı, yaşlarına uygun seviyede bilgi verilmelidir. Aile büyükleri, akraba, aile bireyleri dahi olsa çocuğu öpmek için izin istemeliyiz aslında. Ne var ki bunda diye düşünüyoruz belki şuan ama çok küçük yaşlardan itibaren izni olmadan zorla diğer insanların davranışlarına katlanmaması gerektiğini öğrenmesi gerekir. Yaşanılan taciz vb vakaların aslında temelinde çocukların hayır demeyi, kendilerine zarar veren şeyleri o anda fark etmemeleri ya da bir tepki gösterememeleri bulunmaktadır. Bir yazarın da dediği gibi ev çocuk için hayatın ön hazırlığıdır. Bırakın çocukların herhangi bir şeyi tercih etme hakları olsun. İstemedikleri şeylere ‘hayır istemiyorum’ desinler.

Sevmedikleri hoşlanmadıkları insanlar sırf akraba ya da tanıdık diye onların davranışlarına katlanmak zorunda olmasınlar. Eğer çocuklarımıza bu davranış ve duygu yönetimini kazandırabilirsek okulda ya da sokakta yabancı biri ile karşılaştığı vakit zarar vereceği bir durum olursa tepki gösterebilir. Hayır diyebilmeli, zarar verebilme durumuna karşı kendini koruma amaçlı bağırıp çığlık atmayı öğrenebilmeli. Ya da kişileri kendinden bedenen uzaklaştırmaya çalışmalı. Duygularının farkına varması, ifade etmesi ve duygularını yaşaması bizim ona bu konuda verdiğimiz eğitime bağlıdır. Çocukların bu olması gereken davranışları, şımarıklık veya ‘zamane çocukları çokbilmiş’ şeklinde yorumlanmamalı, ‘bizim zamanımızda..’ gibi başlayan cümleler kurulmamalı. Bu çocuğumuza saygı göstermektir. Söz veya öğüt vererek kendini dışarıdaki tehlikelere karşı koruyamayız. Bunları davranış olarak öğretmeliyiz. Bu da ancak çocuğumuza beden ve ruh dünyasına saygı göstererek mümkün olacaktır.

Çocuklarda Mahremiyet

Kendisine saygı gösterildiğini hisseden çocuk kendini daha değerli hisseder ve onun da kendine saygısı olur. Kişiliği olumlu yönde gelişir. Tüm bunlar da herhangi bir zarar verme davranışına karşı kendini korumasını sağlar. Yabancı birinden hoş olmayan teklif veya mesajlar aldığı zaman duygusal olarak kendini kötü hisseder ve bunu en yakını ailesi ile paylaşır. Önlem alınacağından kendini korumuş olur. Fakat tam tersi saygı gösterilmeyen, seçim hakkı verilmeyen çocuk kendini koruyamayacaktır. Ergenlik ya da yetişkinlik zamanında taciz istismar gibi durumları belki fark edemeyecektir bile. Çünkü çocukluğundan beri istese de istemese de tanıdık, akraba, aile büyükleri diye hemen herkes tarafından izni alınmadan bedenine dokunulmuş ya da sevilmiş. Elbette bu herkesin kötü niyetli olduğu anlamına gelmiyor. Sadece çocuğa dokunmadan, sarılıp öpmeden önce izin alınması kendi bedeninin özel olduğunu anlatır ona. Hem duygu gelişimi hem de sağlıklı bir kişilik gelişimi için bunlar küçük detaylar fakat kişiliği açısından hayati önem taşıyor.