
Film Sakip’in yola çıkmasıyla başlar. Babası ölüm döşeğinde iken Selim’i bulup getirmesini ister. Selim, Sakip’in babasının imam nikahlı eşinden olan çocuğudur. O zamana kadar kimsenin Selim’den haberi yoktur. Selim İstanbul’da yaşamaktadır. Sakip babasının vasiyeti üzerine kardeşini bulmak için yollara düşer. Sakip’in babasına değer verdiğini ve aidiyet duygusunun geliştiğini buradan anlayabiliriz.
Sakip, İstanbul’a gelir ancak Selim’i bulmak hiç de kolay değildir. 35 yılda İstanbul çok değişmiştir. Elinde sadece birkaç ipucu vardır, bu ipuçlarını takip etmeye başlar. Karşılaştığı zorluklara karşın pes etmez, yılmadan kardeşini aramaya devam eder. Selim’i tüm çabaları sonucunda bulur. Selim kaba saba tavırları, alkolü çok kullanmasıyla Sakip’e hiç benzememektedir. Selim Sakip’in dediklerine inanmaz ama Sakip inandırmak için Selim’in peşini bırakmaz. Sakip Selim’i Makedonya’ya götüremeyeceğini anlamıştır. Bir gece Selim çok içmiştir, sızıp kalmıştır. Sakip Selim’i kaçırmak durumunda kalmıştır.

Absürt komedi sahneleri bu olaydan sonra başlar. Sakip ile Selim aynı arabada yolculuk yapmak zorundadır. Aslında bu süreç birbirlerini tanımaları, anlamaları ve sevmeleri için idealdir. Farklı kültürlerde yaşamış, farklı yaşantıları olan iki kardeşin bir anda kendilerini yan yana bulmalarıyla Selim sinirlerini kontrol edemez hale gelir. Sakip her zaman ortamı yumuşatan bir tavır takınır. Bu şekilde kimi zaman gergin kimi zaman da eğlenceli bir yolculuk geçirerek Makedonya’ya ulaşırlar.

Ulaşmalarıyla beraber kötü bir haber alırlar. Babaları vefat etmiştir. Sakip babasının ölümüne çok üzülürken, Selim hiç görmediği babası için hissiz kalmıştır. Selim Makedonya’da daha fazla işi kalmadığını düşünmüş olacak ki oradan ayrılmaya karar verir ama kararını hayata geçiremez. Onu orada tutan bir şeyler vardır. Aslında Selim her ne kadar kaba saba gösterilse de bir yanı duygusal ve hüzünlüdür. Makedonya’da kalmaya karar verdikten sonra Sakip ile birbirlerine destek olurlar. İkisinin de çocukluğu çok iç açıcı değildir.
Biri babası ile büyüdüğü, biri babasız büyüdüğü halde. Selim çocukluğundan beri kavgalara karışarak büyümüş ve babasının yokluğunu hep hissetmiştir. Sakip ise Makedonya’daki iç savaşın etkilerinin sürdüğü bir çocukluk yaşamıştır. Birbirlerini anlamalarına yardım eden şey de acılarını paylaşmaları ve empatik davranmalarıdır. Babalarının mezarını ziyarete giderek iki kardeş olmak için adımı atmış olurlar.
Filmin geneline baktığımızda işlenen konunun sevgi olduğunu görebiliriz. İki zıt karakterin kardeşlik bağı sayesinde birbirlerinin hayatlarına nasıl müdahil olduklarını Ali Atay’ın yönetmenliğinden izleyebiliriz.

