YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 8 Çocuk
Yazı 12 / 18
PDF'te aç
12 · ÇOCUK

Çocuk İşçiliği

Çocuk İşçiliği

Rüyanın en güzel yerindeyim

Uyku şeker tadında

Bayram şekeri

Gönlüm bir uçurtma

Özgürlük istiyorum uzanıyorum bulutlara

Esiyor ani bir rüzgâr

Kararıyor dünyam

Kalemler görüyorum

Karanlık dünyam kadar renkli kalemler

Kırılıyorlar bir bir

Kararıyor dünyam

Sonra uyanıyorum. Hava hala karanlık. Güneş bu sabahta bana esirgiyor kendisini. Hava ise hiç olmadığı kadar soğuk. Gerçi gönlüme kış çoktan gelmişti. Gün nasıl geçiyor anlamıyorum. Yoruldum dünyadan, dünya da benden. Yoruldum rüyadan, rüya da benden. Aralayıp içine girdiğim kapılar bile demir artık. Açmakta zorlandığım kapılar. Kendimi dahi duymama izin vermeyen makine sesleri duyuyorum. Ve hiçbir zaman duyamayacağım o sınıftaki çocukların şen seslerini. Yoruluyorum. Küsüp gitmek istiyorum. Ama kendisine küseceğim bir arkadaşım dahi yok. Makineler ise beni hiç umursamıyorlar zaten. Molalarda dinlenmeye çalışırken anlıyorum aslında en çokta ruhumun yorulduğunu. Halbuki ben isterdim ki teneffüs olsun. Hiç durmadan koşalım. Yorulacak korkusunu hiç yaşamadan. Bugün ise bir arabam var ve karton topluyorum. İçini doldurdukça ağırlaşıyor arabam. Ve ben isterdim ki sadece kitaplarımı taşıyamayacak kadar güçsüz olayım. Bugün de kaç saat çalıştığımı bilmiyorum. Arabam dolana kadar işte. Ve ben hiç bilmeyeceğim okuldan sonra eve gidecek olmanın mutluluğunu. Artık en büyük silahım ne düşüncelerim, ne kalemim ne de duygularım. Sadece bedenim. Bedenimin var olduğu kadar çalışacağım. Yaşayacağım bile diyemiyorum. Sadece çalışacağım. Kendimi uçmaya öğrenmeden göçmeye zorlanan bir kuş gibi hissediyorum. Narin, minik ve “çocuk”. Ama nasıl uçaçağım konusunda sadece kanat çırpıyorum. Her an kırılacak korkusu ile çırpınıyorum.

Böyle bir dünyaya sahip binlerce çocuk her an yanımızdan geçip gidiyor. Çok ama çok yakınımızda. Çocuk işçiliği ülkemizde ve dünyada oldukça fazla bir orana sahiptir. Çocukların sağlıklı bir gelişim göstererek geleceğe hazırlanmaları noktasına karşılaşılan en önemli sorun çocuk işçiliğidir. ILO ve IPEC 2013 verilerine göre dünyada çalışan 180 milyon çocuk vardır. Bu 180 milyonun ise 85 milyonu fiziksel ve ruhsal sağlıklarına zarar verecek işlerde çalışmaktadırlar.

Çocuk işçiliği gelişmekte olan ülkelerde çok fazla görülmektedir. Bu durum ülkemizde de sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Türkiye çocuk işçiliğine karşı duran ve harekete geçen ilk 6 ülke arasında yer almaktadır. Ancak buna rağmen çocuk işçiliği ülkemizde azalmak hatta tükenmek bilmeyen ve her seferinden kendini bir fazla şekilde gösteren bir problem haline gelmektedir. Türkiye gerek coğrafi konumu gereği yıllardır çok fazla göç alan bir ülkedir. Son dönemlerde Ortadoğu’da yaşanan savaş ve karmaşa sebebiyle ülkemize büyük bir oranda göç gerçekleşmiştir. 30 Mart 2017 tarihi ile Türkiye’ye geçici barınma kapsamında 2 milyon 969 bin 699 Suriyeli göç etmiştir. Bu sayının 1 milyon 308 binini 18 yaş altı oluşturmaktadır. Göç ettiği yerde aile ve çocuğun hayatının devamını sağlayacak ihtiyaçların karşılanamaması sebebiyle çocuklar çalışmak zorunda kalmaktadır.

Ülkemizde çocuk işçilerin sayısına ilişkin veriler sadece 15-17 yaş grubundaki çocuk işçiler için mevcuttur. Dünya da Çocuk Hakları Sözleşmesi 1. maddesinde : Her birey on sekiz yaşına kadar çocuk olarak kabul edilir. Her çocuk vazgeçilmez haklara sahiptir ibaresi yer almaktadır. Ülkemizde ise temel eğitimini tamamlamış, 14 yaşı bitmiş ve 15 yaşını doldurmamış “çocuklar” çocuk işçi olarak anılmaktadır. 15 yaşını doldurmuş ve 18 yaşını doldurmamış olanlar ise genç işçi olarak geçmektedir.

Türkiye’de son beş yıllık süreçte çocuk işçiliği giderek artmıştır. Alınan göçlere gerekli alt yapının sağlanamaması, yoksulluk, ailenin kopması, şiddet gibi faktörler bu oranın artmasında etkili olmuştur. Avrupa düzeyinde çocuk işçiliğinde yoksulluğun oranı en az %2.7 ile Danimarka da olup en yüksek oran % 25.3 ile bizim ülkemize aittir. Peki ne yapılmalıdır?

Çocukların çalışma sebeplerinin en başında aile ekonomisine katkıda bulunmak gelmektedir. Bunu önlemek için ailelerin ekonomik durumunu yükseltecek ve işsiz aile bireylerine istihdam sağlayacak ekonomi politikaları oluşturulmalıdır.

Çocuk işçiliğini önlemek için denetim yetersizlikleri ortadan kaldırılmalı, denetimler ve ceza yaptırımları arttırılmalıdır. (Daha ucuz para ile çocuk çalıştırmak hem çocuk için hem de bireylerin işsiz kalması boyutundan bakıldığında önlenmesi gereken bir durumdur)

Tarlalarda çalışan çocuklar ile ilgili önlemle alınmalı ve ağır koşullardan uzaklaştırılmalıdırlar. Türkiye’de bulunan çoğunluğu Suriyeli olan ve tüm göçmen çocuklar için rehabilitasyon çalışmaları yapılmalıdır. Bunu yaparken gerekli eşitlik sağlanmalı ve ülkemizin insanı da mağdur edilmemelidir.

Sadece ülkemiz için değil tüm dünyada bu sorun çözülmelidir. Bunun için harekete geçip bu konuda duyarlılık göstermeliyiz. Tıpkı Sunay Akın’ın dediği gibi:

“Yoksul bir çocuk görsem,

Yağmur altında üşüyen

Köprü olmak geçer

Hiç değilse içimden…”

İbrahim Can Yurdunuseven Yazarın tüm yazıları →