Türk Psikologlar Derneği’nin değerli çevirilerinden biri olan Çocuk Psikoterapisi Giriş Niteliğinde Bir Rehber kitabından Çocuk psikoterapisine dair süreçle ilgili notlar:
Çocuk psikoterapisinde amacımız danışma becerilerilerimizi diğer stratejiler ve araç gereç kullanımıyla birleştirerek, çocuk danışanlarımızın terapötik süreçte kalmasını sağlamaktır. Terapötik süreç derken terapötik değişimi gerçekleştirecek olan oyunun içinde yer alan birbirinden farklı ve bir dizi süreç kastedilmektedir.

1. İlk Değerlendirme Aşaması
Bu aşamada, çocuk ve çocuğun sorunları hakkında bilgi toplanır ve bu bilgiler yardımıyla, danışman çocuğa ne olmuş olabileceğine veya çocuğun neler yaşamış olabileceğine dair varsayım oluşturur. İlk değerlendirme aşaması, aynı zamanda aileyle tanışma ve sözleşme yapmayı da içerir.
Çocuğu Gönderen Kaynağa Dair Bilgilerinin Alınması
Bu aşamada çocuk hakkında olabildiğince çok bilgi alınması gerekir. Çocuğun davranışları, duygusal durumu, kişiliği, yaşadıkları/öyküsü, kültürel arka planı ve çocuğun yaşadığı çevreyi içeren bilgilere gereksinim vardır.
İlk bilgi, çocuğu danışmana yönlendiren kaynaktan elde edilir. Bu kaynak, kimi zaman aile olabildiği gibi kimi zaman da hekim, okul ya da diğer uzmanlar, yasal organlar veya başka kaynaklarda olabilir. Terapist ya da danışmanın çocuğu yeterli düzeyde anlayabilmesi için bu bilgiler önemlidir.
Aileyle Sözleşme
Başlangıçta anne babalarla, yanlarında çocuk olmadan görüşmekte vardır. Bu görüşme anne babaların, çocuk tarafından engellenmeden istedikleri gibi konuşabilmelerine olanak sağlamaktadır. Bu görüşmede ayrıntılı kayıt alınmalı, soruna ilişkin ailenin anlayışının ne olduğu ve nasıl tepki verdikleri öğrenilmeli, terapötik sürece ilişkin sözleşme yapılmalıdır.
Aile ile görüşme sırasında danışman, empatik dinleyici olmalıdır. Öte yandan aileye kendi endişelerini anlatma fırsatının verilmesinin yanı sıra, çocuğun danışmanlığını yapacak kişinin aile danışmanlığına soyunmamasına dikkat edilmesi çocuğun sürece katılması ve danışmana güvenmesi için önemlidir.
Ailenin çocuk terapist ilişkisinin onları dışladığını bilmesi önemlidir. Çocuğun istediği gibi konuşabilmesi, güvenebilmesi ve de danışmanın etkili olabilmesi adına bunun gereği ve önemi aileye anlatılmalıdır. Buna karşın aileye bilgi alma hakları olduğu, çocukla konuşulan konuların gerektiğinde onlar ile paylaşılacağı ve de sürecin genelini içeren bilgilerin kendilerine verileceği belirtilerek onlara güven verilmelidir.
2. Terapötik Konulara Giriş
Uygun Malzeme Seçimi
Terapistin danışmada kullanacağı malzemeleri, çocukla görüşmeden önce seçmesi gerekir. Yapılacak bu seçim yaşa, cinsiyete, kişisel özelliklere ve duygusal problemin tipine göre yapılmalıdır.
Çocukla Buluşma/Kaynaşma
Çocukla ilk karşılaşma ve kaynaşma, çocuk ve aile ilk geldiklerinde, onları, bekleme odasında karşılayarak başlar. İlk kaynaşmanın aileyle birlikte olması çocuğa, ailesinin denetimi ve gözetiminde olduğunu hissettirir ve güven verir. Çocuk, aileyle nasıl ilgilendiğimizi gözlemler ve böylece bize güvenebileceği düzeyi belirlemeye çalışır. Ayrıca çocuk, aile tarafından cesaretlendirildiğinde, aramızda bir ilişkinin oluşacağına dair izinde verilmiş olur. Bu süreç, aileye danışma süresince rollerinin ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Çocukla kaynaşmanın en önemli aşamalarından biri de, aileden danışmaya gelme nedenlerini, çocuk yanlarındayken açıklamalarını istemektir.
Bunu yaparak, hem çocuk hem de terapist, çocuğun gelme nedenine dair bilgiye sahip olmuş olur. Böylece tarafların birbirini yanlış anlama ve yanlış yorumlama olasılığı azalır.
Bu aşama çocuğun terapistle ilişkinin ne türde olacağını anlaması açısından esastır. Çocuk, terapistle aralarında nasıl bir ilişki olacağını anlamadan, ondan ne bekleyeceğini ve terapistin ondan ne bekleyeceğini bilmeden terapötik sürece sınırlı sayıda katılacaktır.
Çocuğu Öyküsünü Anlatmaya Davet Etmek
Çocuğu, öyksünü ya da başından geçenleri anlatmaya davet etmek ve yaşadıklarını anlatmasına olanak sağlamak, her tür çocuk psikoterapisinin en merkezi ve temel parçasıdır. Çocuklarla çalışırken sadece sözlü iletişim becerilerini kullanmak, tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle duygusal sıkıntının fazla olması, iletişim becerilerinin zayıflığı ve akut psikolojik sorunların olduğu durumlarda, genellikle çocukla konuşarak anlaşmak olanaklı olmayabilir. Bu gibi durumlarda öncelikle uygun araç gereçler ve çeşitli oyunlar yardımıyla çocuk, başından geçenleri anlatmayı kabul etmesiyle sağlanabileceğinden, uygun araç gereç ve oyunların kullanımı oldukça önemlidir.
Bu aşamada, hangi araç gereç ve oyuncakların seçileceğine karar verirken, oldukça dikkatli olmak gerekir. Oyun için seçilen ortamın ve araç gereçlerin, çocuğun yaşadıklarına ve gelişimsel yaşına uygun olarak seçilmesi gerekir.
Uygun malzemeyi de içeren bir çevrede, çocukla güven verici bir ilişki kurulduktan sonra, çocuk öyküsünü anlatmaya davet edilir. Terapist bunu yaparken acele etmez, çocuğun onu sıkıntıya sokan ve üzen konuları araştırmasını ve kendisini ifade etmesine izin verir. Terapist çocuğu sorguya çekmez, oun yerine taleplerini/isteklerini açığa çıkarmaya çalışır.
Çocuğun öyküsünü anlatabilmesini sağlamak için terapistin yapması gerekenler:
- Güven veren bir ilişki
- Uygun araç-gereçlerin seçimi
- Çocuğun rahatça oyun oynayabilmesini sağlamak
- Uygun terapötik becerilerin kullanılması
Terapist, uygun becerileri kullanarak çocuğun öyküsünü anlatabilmesini sağlar ve bu sırada ona eşlik eder. Öte yandan tüm bu süreç boyunca, terapistin kullanmakta olduğu malzemeleri yeniden değerlendirerek, gerektiğinde uygun değişimleri yapması önemlidir. Terapist ayrıca aktarım ve karşıt aktarımla başa çıkabilmelidir.

Terapötik Konuların Çözümlenmesi
Çocuğun öyküsünü anlatması kimi zaman konuların çözümlenmesini sağlayarak acısını azaltabilir. Terapistin çocuğu çok uzun süre sıkıntıda bırakmadan çalışması gerekir. Bu oyunla veya terapötik becerilerin kullanımıyla ve bazen de eğitsel girdiler sayseinde yapılabilir. Konular uygun biçimde çözümlendiğinde çocuk yaşadığı kaygıdan kurtulmuş olacak diğerleriyle daha rahat olmanın yanı sıra sosyla ve duygusal çevresine de daha iyi uyum sağlayacaktır.
Çocuğun Güç Kazanması
Güç duygusal sıkıntıların çözümlenmesinden sonra gelse de bu konu çocuğun öyküsünü anlatması ile eş zamanlı ortaya çıkar. Çocuğun başından geçenleri, onu kabul eden ve ona inanan bir çevrede anlayışla ve yargılanmadan anlatmasını sağlamak bu sürecin önemli bir parçasıdır. Çocuğun güç kazanması, anlattığı zor konular üzerinde hakimiyet kazanması anlamına gelir. Böylece sağlıklı ilişkileri sürdürmeyi engelleyen ve kaygı yaratan anı ve düşüncelerin çocuğa verdiği zarar azalır. Bu güce, kendine güven ve sosyal ilişkilerin artışı da eklenir.
Çocuğa Düşünmesi ve Farklı Davranması Konusunda Yardımcı Olma
Duygusal konular çözümlense bile, çocuğun işine yaramayan düşünce ve davranışları onu rahatsız etmeye devam ediyorsa terapiyi sonlandırmak erken olabilir. Terapi sürecinin tamamlanması için, terapistin çocuğa daha işlevsel düşünce ve davranış tarzlarını öğretme sorumluluğu bulunmaktadır. Bu yapılmazsa çocuğun yaşadığı sıkıntı devam eder ve gelecekte bu sorunlar nedeniyle terapiye yeniden başvurabilir.
3. Terapötik Sonuçların Gözden Geçirilmesi
Son Değerlendirme ve Terapi Sürecinin Sonlandırılması
Son değerlendirme ve tespitlerin aile ve çocukla birlikte yapılması en iyi yöntemdir. Sonrasında terapötiik çalışmanın ne şekilde süreceği de bu aşamada belirlenir. Bu değerlendirme, yapılan çalışmanın etkililiğinin gözden geçirilmesini ve gelecekteki önerileri içerir. Son değerlendirmenin ardından terapi süreci sonlandırılıp, süreç tamamlanabilir. Çocuklarla terapide en büyük vurgumuzu çocuğun terapötik ortama davet edildiği ve çocuğun öyküsünü anlatma fırsatının verildiği aşamalara yapmaktayız. Bunun, sürecin merkezi olduğunu, terapötik değişimin gerçekleşme olasılığının bu yolla en üst düzeye çıkma olasılığı yüksektir.

