Sevgili Okur,
İçimizdeki çocuğun sesine kulak verip Persona’nın 8. sayısında “Çocuk” temasını ele alarak karşınıza tüm renkleriyle bir “Çocuk” sayısı çıkarttık.
Bu sayımızı ise alanımzın en önemli isimlerinden biri olan Yıldız KUZGUN hocamıza atfetmeyi uygun gördük. Kuzgun, lisans derecesini 1955 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden Psikoloji tezli olmak üzere, yüksek lisans derecesini 1963 yılında Texas Woman’s Üniversite’nin Eğitim Bölümünden Rehberlik ve Psikolojik Danışma dalında almıştır. 1972 yılında Hacettepe Üniversitesi Mezuniyet Sonrası Eğitimi Fakültesi Eğitim Bölümünden Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dalında Doktora derecesini almıştır. 1978 yılında doçent, 1988 yılında profesör olmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Eğitim Bölümü Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde (1968-1980) ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler bölümünde doçent (1980-2000) ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler bölümünde profesör olarak görev yapmıştır. Birçok kitap ve ölçek çalışmasıyla alanımıza önemli katkılar sağlamıştır.
Hepimizin hayatında derin izler bırakan bazen müthiş bir özlemle andığımız bazen de hatırlattıklarının acı verdiği, Freud’un üzerinde bu kadar önemle durduğu çocuklukta, çocuk olmakta bir şeyler saklı çünkü. Adler’in terapisinde söylediği gibi çocukluğumuza dair hatırladığımız o ilk anılar yaşama amacımızla, motivasyon kaynaklarımızla, dış dünyayı nasıl algıladığımızla ilgili birçok ipucu barındırıyor. Çocukluğun önemi inkar edilemeyecek derecede varlığını kanıtlamışken “Çocuk” temasını ele almamak olmazdı.
Her sayıda olduğu gibi yazarlarımız konuyu farklı açılardan ele aldılar. Geniş bir çerçeveden “Çocuk” kavramına bakmamıza yardımcı oldular. Çocukların eğitiminden, korkularından, düşlerinden, sorunlarından, özlemlerinden bahsettiler. Yazılar kah güldürürken hak hüzünlendiriyor. Çünkü çocuklar bu dünyada her zaman iyi bir hayat sahip değiller. Savaşın ortasında kalan, istismara uğrayan, öldürülen, sağlığından olan, engellerle mücadele veren, sevgiye muhtaç milyonlarca çocuk var yeryüzünde. İşte birazdan bundan konuya bu kadar önem vermemiz. Çocuklar toplanıp gitmesinler, korkmasınlar, ağlamasınlar, çocuklar büyüsünler ve hep gülsünler diye tüm çabamız!
Çünkü çocuklar bizim umudumuz!

