YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 6 Varoluş
Yazı 5 / 14
PDF'te aç
05 · VAROLUŞ

Uzayda Bi Astronot: Varoluş Bey

Kelimelerin bir gücü olduğunu düşünüyorum; bazen sizi yaşatır, saçlarınızın rüzgarda nasıl savrulduğunu sizden daha iyi anlatır ve gülüşünüzdeki gamzenize bir çiçek dikebilir, aynı zamanda bir kalemde de sizi öldürebilir. Varoluşunuzu burada ironi bir dille kanıtlayabilirsiniz seçim sizin birçok yol var bunu anlamak anlatmak ve hissetmek için… Şu sıra yazmakla uğraşan herkes buna benzer şeyler söyleyebilir sizlere. Varoluşlarımıza güzel atıflarda bulunup bizi gören körler haline getirebilirler.

Uzayda Bi Astronot: Varoluş Bey

Uzayda yer kaplamak, varoluşumuzu bir çırpıda söyleyivermek, anlamı genelde düşünülmeyen düşünülünce de başka başka anlamlara gelebilen varoluşumuz. Bu yazımı yazarken aklımda başka hikâyeler vardı sizlere 300 küsur yıllık sedir ağacının varoluşundan bahsedecektim, ama bir kaç saat içinde her şey değişebiliyor.

Bir sedir ağacı olup Torosların serin yaylasında Yörük göçlerine de tanık olabilirdik ya da daha birkaç gün önce planlar yapan 15 yaşındaki bir çocuğun trafik kazasında yaşamını yitirmesine de tanık olabilirsiniz seçim bizim mi gerçekten? Varoluşumuzdan biz mi sorumluyuz yoksa kader diye bir şey var mı, inançlıysak bir yerlere kaçmak sığınmak çok huzurlu, ya değilsek? Bu evrende var olma sebeplerimiz belki de çoktan belirlendi belki de sebepsizi bir varoluş bey ile birlikteyiz mesele neye inandığımız sanırım Gerçeklik terapisinde danışma yapıyor olsaydık bu işin bir seçim olduğunu söyleyebilir miydik? belki şuan bunları okurken varız, uzayda kapladığımız bir alanımız var ya sonra… Yeni mezun birisi olarak depresyonun 1. Evresinden 2. Evresine doğru yol almaktayım varoluşumu uzun zamandır fark etmemiştim ama hayat bu; bir an geliyor gerçekten kendine merhaba diyorsun

-merhaba!

-sen kimsin?

-ben senin her şeyin; dünün bugünün yarının varoluş bey

-hımm canım hiç öpmiyim çok sıcak gel klimanın başına, orda tartışalım bu mevzuyu

Kendimizi fark etmemiz için kimse bize böyle seslenemeyecek o sebepten varoluşumuzu ellere değil oturup kendi ellerimize emanet edip farkında olmalıyız.

Uzayda Bi Astronot: Varoluş Bey

Varoluşumuzu bazen biz bile fark edemezken başkaları fark etsin diye ayaklarımızı yere vura vura bağırır olduk “önce benim varoluşuma bir bilet lütfen!”

“bana varoluş bey diyeceksiniz” diyen bir siluet görsek tepkimiz ne olurdu

-Merhaba varoluş bey ne istemiştiniz

-Hayat kısa kuşlar uçuyor şiirinden sıkıldım lütfen biraz kitap oku uzayda yer kaplarken çok sıkılıyorum

-Peki, pek sevgili varoluşum

Bir ağaç olup 300 küsur yıl Torosların bi yaylasında serin birçok hikâyeye tanık olsaydık kuşların kanat sesini duyabilir miydik? Belki o zaman bir acelemiz olmaz akşam ne yiyeceğiz demezdik kim bilir o dalıma değil bu dalıma salıncak kurun evladım diye iç mi geçirirdik her ne olursa olsun kendinizi olduğunuz yerde olduğunuz halinizle fark edin varoluşunuzu başkaları için harcamadan önce bir kere daha düşünün.

Şimdi ve burada varoluşumu yazarak fark ediyorum peki ya sen sevgili sedir ağacı. Hayat kısa kuşlar uçuyor şiirinden daha farklı şiirlere geçiş için bekleme yapmayalım çünkü uzayda yer kaplamak her zaman kolay değil ve bir gün uzayda yer kaplayamayabiliriz. O zaman ilk şiir sevgili Nazım hikmet den gelsin

Bu yazı yarıda kaldı.
Yağmur yağdı satırları sel aldı
Halbuki ben neler yazacaktım neler..
3.000 sayfalık 3 cildinin üstünde

Emine Dilek Şen Yazarın tüm yazıları →