YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 5 Benlik
Yazı 1 / 12
PDF'te aç
01 · BENLİK

Editörden

Kıymetli Persona okurları;

Nihayet “Benlik” temasını ele aldığımız Nisan-Mayıs sayısıyla karşınızdayız. Bu sayıyı kısa süre önce kaybettiğimiz Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı hocamıza atfetmeyi uygun gördük.

Sosyal psikoloji alanında ulusallaşmış hocalarımızdan olan Kağıtçıbaşı, Türkiye Bilimler Akademisi kurucu üyesidir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Koç Üniversitesinde öğretim üyeliği yapmıştır. A.B.D.’de Berkeley, Princeton, Colombia, Harvard, Duke Üniversitelerinde öğretim üyeliği ve araştırmalar yapmıştır. Kağıtçıbaşı birçok ulusal ve uluslar arası bilim ödülünün de sahibidir. Bazı eserlerine; Lüla ve Ben, Günümüzde İnsan ve İnsanlar, Kültürel Psikoloji, Benlik Aile ve İnsan Gelişimi örnek olarak gösterilebilir. Sosyal Psikoloji’ye hayatını adamış bilim kadını Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, 2 Mart 2017’de hayata veda etmiştir. Değerli hocamız hakkında daha fazla bilgi edinmek için internet sitemizdeki Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ve Hayatı yazı dizisini okuyabilirsiniz.

Benlik temasını seçme nedenimiz her geçen gün kendimize yabancılaşmamızdır. Dünyanın kaotik düzenine her ayak uydurma çabamız bizi kendimizden uzaklaştıran ölümcül tuzaklar olmasına rağmen, hayatta kalmak için bu düzene ayak uydurmaya yönelik adımlarımızı her geçen gün biraz daha sıklaştırıyoruz. Sonuç olarak ne ölüyoruz ne de hayatta kalıyoruz. Bir doğa yürüyüşüne çıktığınızda karşınıza çıkan yıkık betonarme yapılar, ay ve yıldızların altında denize girip sıra dışı bir gece geçirirken ayağınıza dolaşan pet şişeler, ölesiye sevdiğiniz birinin karşısında yüzünüzü asarkenki ruh haliniz ve mutlu olmak için ne varsa elde ettiğiniz sırada içinize düşen kaybetme korkusu benliğinizden uzaklaştığınızın göstergesidir. Bazen insan bile isteye kendi benliğinden uzaklaşır. Sonra pişman olup ‘eve dönmek’ ister.

Bazen eski bir gülümsemedir eve dönmek, bazen bir şiir, bazen de sadece bir taş. Eve dönmek kendin olmaktır, kendine olan saygını geri kazanmaktır. Eve dönmek, içinde bulunduğun karanlık çukurdan dışarı çıkmaktır. O çukurda geçirdiğin günlere gelecekten gülümsemektir. Her yanın çukurla dolu olsa da emin adımlarla ileri gitmektir. Sevmektir, sevilmektir, özlemektir, ağlamaktır, gülmektir… Eve dönmek var olmaktır…

Dünya üzerinde kalan son gülü koparmak nasıl tahammül edilemez bir son buluşsa, canlı kalması için çabalamak da o kadar büyük bir var oluştur, eve dönüştür. Çiçekler sevildikçe büyür.

İşte bu sayı: küllerinden yeniden doğuş, uzun zamandır beklenilen eve dönüş ve canlı kalan son gül: Benlik’tir.

Eyüp Can Yazıcı Yazarın tüm yazıları →