YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 5 Benlik
Yazı 11 / 12
PDF'te aç
FİLM İNCELEME · PERSONA SAYI 5

Blue Jasmine

2013 | ABD | 98′ | Dram | IMDb:7,3

Özet: Jasmine, New Yorklu zengin bir iş adamının karısı olarak gösterişli hayatı olan bir kadındır. Kocasının iflasıyla San Francisco’daki gösterişsiz bir hayatı olan kız kardeşi Ginger’ın yanına gider. Ardından yaşananları Cate Blanchett’in mükemmel ve doğal oyunculuyla ve Woddy Allen’ın yazdığı, beyaz perdeye müzik ve güzel renkler eşliğinde gerçeği yansıttığı yönetmenliğinde seyrediyoruz.

Blue Jasmine

Jasmine zengin bir iş adamıyla evli, gösterişli, sosyetik bir kadın. Filmin ilk sahnelerinden itibaren fark ettiğimiz gibi kendisiyle ilgili anlatacakları hiç bitmeyen biri.

Jasmine’nin kardeşi Ginger, alt sosyoekonomik seviyede, bir markette kasiyer, iki çocuk sahibi, eşinden boşanmış ve tamirci bir sevgilisi var. Kardeşine evini açar, onu gerçeklere alıştırmaya çalışsa da başaramaz. Jasmine’nin ideale olan çabasının etkisi altında kalarak sevgilisinden ayrılır, daha üst sosyoekonomik düzeyde birisiyle olmaya çabalar. Ancak bunun, farklı biri gibi davranmanın kendisine gerçek mutluluk getirmediğini fark ettiğinde, benlik saygısını yitirmeden esas benliğine uygun gördüğü sevgilisine, hayatına döner.

Farklı anne babadan olan Jasmine ve Ginger’ı aynı anne-baba evlatlık alarak büyütmüştür. Diyaloglardan bildiğimiz tek şey ise Jasmine’in sevilen, Ginger’ın sevilmeyen çocuk olduğu. Jasmine’in en sevilen olmak, en iyisine sahip olmak, mükemmel olmak inançlarının buradan başladığını düşünebiliriz.

Blue Jasmine

Jasmine’de iki tane ego savunma mekanizmasının işlediğini çok net görüyoruz: inkar ve yansıtma. Jasmine kocasının kendisini aldattığını, insanları mağdur ederek para kazandığını hatta kardeşini de mağdur ettiğini hep bilir. Ancak bu gerçekler Jasmine için benliğini tehdit edici uyaranlar olduğu için hep görmezden gelir, inkar eder. Gerçekler inkar edilemez boyuta geldiği zaman baş etmekte zorlandıkça da birçok semptomla beraber ilaç ve alkolden yardım alır. Kocası kendisini terk ettiğinde, yıllarca kocasının yolsuzluklarına göz yumarak suça ortak olduğu halde tüm suçu kocasında görür. Kardeşi Ginger’ı hak ettiği yaşama sahip olmamakla, kendisini değersiz görmekle suçlar halbuki değersizlik duyguları yaşayan Jasmine’nin kendisidir. Kendisinde var olan özellikleri karşısındaki kişilere yansıtmıştır.

Jasmine’nin yüce benlik algısı narsisistik zedelenme yaşıyor. Dünyanın kendisi için var olduğuna, herkesin ona göre yaşayacağına dair inancı ve bunlar olmadığında oluşan öfkesini saldırganca çoğu zaman da pasif agresif olarak dışarıya yansıttığını görüyoruz. En bariz örneği kocasının ayrılma isteği sonrası polise şikayet etmesi.

Jasmine’nin benlik algısının çarpıklığı film boyunca her durumda karşımıza çıkıyor. Adeta çevredeki gerçekliği ve benlik algısını düzeltmesi için çabalamak istiyor ama bunu yapamayışını gördükçe çaresizce izliyoruz. İdeal benlik algısı, gerçek benliğinin yerini öyle bir almış ve idealinde yaşama arzusu öyle yüksek ki, Peter’la karşılaştığında bunu yaşama fırsatını kaçırmıyor. Peter’a onun gözündeki ideal eş adayı olarak kendisini tanıtıyor ve bu rol kendi ideal benlik algısıyla da örtüştüğü için gerçekçi bir şekilde benimseyerek uzun süre devam ettirebiliyor. Ta ki evlilik yüzüğü bakarken, kardeşinin eski kocasının karşısına geçip geçmişteki göz yummalarının hesabını sormasıyla gerçekler ortaya çıkana kadar.

Blue Jasmine

Jasmine diğerlerinin gözünde nasıl görüneceğini o denli önemser ki benliğini bir kenara iterek tamamen personası/maskesi ile yaşamaktadır. Bunun en çarpıcı örneği ise gerçek ismi olan Jeanette yerine Jasmine ismini kullanması. Benliğini reddederek, toplumun daha çok hoşuna gidecek, daha uygun bulduğu Jasmine ismini tercih etmiştir. Taktığı maskenin, Jasmine’in artık kendisi olduğuna inandığı ve kendisine (Jeanette) yabancılaştığı noktada personası ile özdeşleşmiştir. Getirdiği bavuldaki eşyalarıyla personasını sürdürmeye çalışsa da personasının gerektirdiği rolleri gerçekleştiremediğinden yetersizlik hisseder.

Filmin adı olan “Mavi Yasemin” bir çiçek olarak oldukça güzel bir görüntüye sahip ama kokusuzdur. Jeanette benliğini kabul edemeyip diğerlerinin beklentilerini karşılamak ideasıyla kokan bir çiçek olmak ister gibi Jasmine olmuştur. Değerli olmak için giyinmiş, süslenmiş, zengin olmuş, kendisini ve hayatını mükemmel yapmaya çalışmıştır ancak bu maske zarar gördüğünde, esas gerçek olan Jeanette değersizlik duygusu altında ezilmiştir. İdeal benliği ile gerçek benliği arasındaki fark benlik saygısını yitirmesine neden olmuştur.

Bir bankta, güzel giyimli, yalnız, kendine kendine konuşan bir kadın görünürken Jeanette, değer görmek için Jasmine olma arzusunda, gerçekliğe adapte olamayan bir insandır. Mavi bir yasemin gibi, kokusuz ve hüzünlü…

Blue Jasmine