YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 1 Kişilik
Yazı 3 / 16
PDF'te aç
03 · KİŞİLİK

Kişilik Dosyası: Güncel Araştırmalar

Davranışlarımızı kontrol edemediğimiz zamanlar vardır, bir de kontrolü elimizden bırakmadığımız, bırakamadığımız zamanlar. Bu kontrol, içinde bulunduğumuz durum tarafından mı şekillenir yoksa kişiliğimiz tarafından mı? Neden bazılarımız olaylar, durumlar karşısında soğukkanlı, sakin, denetimli tepkiler verirken bazılarımız fevri, aceleci ve denetimsiz tepkiler verir? İşte bu sorulara cevaplar aramak kişilik psikolojisinin önemli bir uğraşı olmuştur. Allport’un yaptığı bir literatür taramasına göre 50 farklı kişilik tanımı bulunmuştur yani bu sorulara 50 farklı cevap verilebilmektedir. Ülkemizde kişilik ile ilgili araştırmalar 1980’lerde daha çok psikiyatri, psikoloji alanlarında yapılmaktayken günümüzde bu alanların yanı sıra sağlık, antropoloji, kamu yönetimi, işletme hatta bilgisayar mühendisliği alanlarında da kişilik araştırmaları yapılmaktadır(Yök Tez, 2016). İncelediğim güncel araştırma sonuçlarını bu yazımda paylaşacağım.

Kişilik Dosyası: Güncel Araştırmalar

Özçetin ve Hiçdurmaz’ın (2016) yaptıkları bir araştırmada kendini sabote etme ve ruh sağlığı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bireyler önemli bir iş üstelendikleri zaman kendi performanslarına güvenseler bile olası bir başarısızlık durumunda kendi benliklerini korumak için kendilerini sabote etmektedirler. Kendilerini sabote eden kişiler başarılarını içselleştirerek, başarısızlıklarını ise dışsallaştırarak benliklerini korumaya çalışmaktadırlar. Böylece hem başarı hem de başarısızlık durumlarında kendilerini iyi hissetmektedirler. Araştırma sonuçlarına göre kendini sabotaj, zamanla bireyin yaşam doyumunun ve içsel motivasyonunun azalmasına, uyumsuzluk, olumsuz duygulanım, somatik semptomlar ve alkol ve madde kullanımı gibi olumsuz alışkanlıklarının artmasına neden olmaktadır. Kendini sabotaj performansı engellemekte ve performans kaybı uyum ve psikolojik iyi olma üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Kendini sabote etme davranışlarının ortaya çıkmasını önlemek için yapılması gereken en önemli yaklaşım, benliğin güçlendirilmesidir.

Kendini sabote etme davranışı bilinçli olarak yapılmaktadır. Peki kişiliğimizin hangi yönünün ne kadar bilincindeyiz? Bu konuyla ilgili Almanya’daki Martin Luther Üniversitesi’nde bu yıl yapılan bir araştırmada, öğrencilerden kendi kişilikleri hakkında, gruplarındaki diğer kişiler hakkında ve gruptakilerin kendilerine dair düşünceleri konusunda puanlama yapmaları istendi. Ayrıca öğrencilerin psikolojik uyumuna ilişkin durum değerlendirmesi yapılarak özsaygıları, kişilik sorunları gibi konulara bakıldı ve ilginç sonuçlar elde edildi. Psikolojik olarak uyumlu ve istikrarlı öğrencilerin, başkalarının kendileri hakkındaki düşüncelerini daha az tahmin edebildikleri, kendi yargılarını onların da düşüncesiymiş gibi algıladıkları görüldü. Bu genellikle pozitif bir değerlendirme oluyordu. Benzer bulgular depresyona yönelik çalışmalarda da görülmüştü. Depresyondan mustarip kişiler kendileri hakkında daha az taraflı davranıyor, dünyayı daha gerçekçi görebiliyordu.

Bir kişilik bozukluğu olan bipolar yani çift kutuplu kişilik bozukluğu olanlar ile ilgili elde edilen güncel araştırma sonuçlarına göre bipolar bozukluğu olanların yaratıcı mesleklerden ressam, tasarımcı, fotoğrafçı olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu görülmüştür(Hammond, 2016).

Toplum tarafından kişilik ile ilişkisi yüksek görülen hatta eş anlamda kullanılan ahlak kavramı pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Ahlak ile ilgili yapılan güncel araştırmalardan Ahlaki olgunluğun yordanmasında kişilik özelliklerin ve bazı değişkenlerin etkisinin incelenmesi tezinde Ahmet Alkal(2016)’ın elde ettiği sonuçlar şu şekildedir. Üniversite öğrencilerinin ahlaki olgunluk düzeyleri cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Kız öğrencilerin ahlaki olgunluk puanları erkek öğrencilerin ahlaki olgunluk puanlarından daha yüksektir. Bu sonucun ortaya çıkmasında kızların geleneksel değerlere ve kurallara daha fazla bağlı olmaları ve ailelerin kızlara karşı muhafazakar tutumu etkili olmuştur denilebilir. Araştırmadan elde edilen ilgimi çeken bir sonuç da üniversite öğrencilerinin yumuşak başlılık, sorumluluk ve deneyime açıklık kişilik alt boyutları puanı artıkça, ahlaki olgunluk puanlarının da artığı; nevrotiklik alt boyutu puanı artıkça, ahlaki olgunluk puanının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Genel bir algıya göre duygusal, sessiz, içe dönük insanlar ahlaklı olarak nitelendirilirken, deneyimlere açık, girişken, cana yakın insanlar ahlaki yönden olumsuz olarak nitelendirilmektedir. Bu araştırma sonuçları da bu algının geçersiz ve yersiz olduğunu göstermektedir.

Kişilik ile ilgili olarak elde edilen bazı araştırma konuları ve sonuçları ele alınmıştır, örnekler çoğaltılabilir. Bu konuda araştırmacı, kendini geliştirme ve güncel çalışmaları takip etme sorumluluk ve bilinci olan PDR öğrencilerine büyük görev düşmektedir. Yazıda değinildiği gibi kişilikle ilgili sorunlar yaşandığında bile olumlu sonuçlar elde etmek mümkündür. Psikolojidir bozulur, düzelir Allah karaktere zeval vermesin! ☺ Herkese saygı ve sevgilerimle.