Doğal afet, toplumsal kökenli olaylar, savaş ya da tecavüz gibi insanı derinden sarsan olaylara travma denir.
Travma sonrası stres bozukluğu ya da post travmatik sendrom, travma yaratıcı olay yaşanmadan önce görülmeyen sürekli anksiyete belirtilerinin travmatik olaydan sonra bir aydan uzun süre devam etmesi halinde oluşan durumdur.
DSM-V’te “Travma (Örselenme) ve Tetikleyici Etkenle (Stresörle) İlişkili Bozukluklar”ı başlığı altında sınıflandırılır. Aynı başlık altında yer alan diğer davranış bozuklukları:
- Tepkisel Bağlanma Bozukluğu
- Sınırsız Toplumsal Katılım Bozukluğu
- Akut Stres Bozukluğu şeklindedir (Yalnız, 2016).
Post travmatik stres bozukluğunun tanı kriterleri diğer davranış bozukluklarına bakıldığında biraz farklı bir şekilde DSM’de yere almıştır:
- Kişinin travmatik bir olayla karşılaşması
- Kişinin olayı değişik şekillerde yeniden yaşaması
- Olayın hatıralarından kaçınma ve yaşamsal faktörlerin azalması
- Semptomların bir aydan fazla devam etmesi
- Sosyal açıdan belirgin bir sorun yaratması
- Fiziksel genel uyarılmışlık düzeyi oranı
TSSB’yi tanılamak için çeşitli ölçüm araçları geliştirilmiştir. Bu araçlar klinisyen tarafından uygulanır.
- TSSB Ölçeği (Ö/CAPS)
- Olayların Etkisi Ölçeği (IES-R)
- Davidson Travma Ölçeği
- Travma Semptom Ölçeği
- Siviller için Misisipi Travma Ölçeği
- Peritravmatik Dissosiyatif Yaşantı Soru Listesi
- Modifiye TSSB Semptom Ölçeği

TSSB’yi tanımlamada Horowitz’in İki Faktör Modeli bulunur. Bilişsel süreçlere dayandırılan bu model, travma sonrası yaşanılan düşünceler ve bu düşüncelerin oluşturduğu etkiden kaçınma davranışlarını içerir. Günümüzde fiziksel uyarılmışlık hali de eklenmiştir (Dürü, 2006).
TSSB ile ilgili yapılan çalışmalar gösteriyor ki toplumda yaygınlığı %9’a kadar ulaşabiliyor, doğal felaketlerden sonra bu oran %81’e kadar çıkabiliyor (Yönel, 2015).
Her hastalıkta olduğu gibi TSSB’de de erken tanı çok önemli bir yere sahip. TSSB’ye sahip herkesin klinik bir tedavi olması şartı koşulmamakla birlikte sorunlarını aşamayan ve sosyal hayatı bu durumdan ciddi biçimde etkilenen bireyler için belirli bir tedavi uygulanması gerekmektedir. Kolektif toplum yapısının etkisiyle, Türk toplumunda travmalar aile ve arkadaş çevresi ile atlatılabilmekte, fakat bu durumu atlatamayan bireyler için psikolojik danışma hizmetleri önemli bir yer tutmaktadır.
Anksiyete gibi çeşitli kaygı bozukluklarında, tedavinin olumlu sonuç verme olasılığı diğer psikolojik rahatsızlıklara oranla çok daha yüksek bir oran. Travma sonrası stres bozukluğunda ise tedavi yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Bilişsel davranış terapisi
- Maruz kalma terapisi (exposure threapy)
- Anksiyete ile başa çıkma programları
- EMDR
- İlaç tedavisi
Günümüzde yan etkilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte depresan ve anti depresan yoluyla tedavi bırakılmaya çalışılmakta, etkili bir tedavi olarak ise yeni bir yöntem olan Nörofeedback de TSSB’nin tedavisinde kullanılmaktadır.

