YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 3 Travma
Yazı 4 / 11
PDF'te aç
04 · TRAVMA

Travma ve Madde Bağımlılığı Arasındaki İlişki

DSM-IV travmatik olayı; gerçek bir ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da fiziksel bütünlüğe yönelik tehdit olayını yaşamak, tanık olmak veya öğrenmek olarak tanımlamıştır. Buna bağlı olarak işkence, savaş, saldırı, tecavüz, bombalama, yangın, doğal felaketler (deprem, su baskını, fırtına vb.), çeşitli kazalar (iş kazaları, trafik kazaları) travmatik olaylar olarak belirtilmiştir. Travma sonrası stres bozukluğu ise, travmanın yol açtığı kaygı bozukluğudur.

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), alkol/madde bağımlılığı olan bireyler arasında yaygındır. Kessler ve arkadaşlarının (1995) yaptıkları epidemiyolojik çalışmada, TSSB olan bireylerin alkol/madde kullanım bozukluğu geliştirme olasılıklarının, TSSB olmayanlara göre 2 ile 3 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir.

AMATEM kliniğinde yürütülmüş farklı iki çalışmada, yatarak tedavi gören alkol bağımlılığı tanısı almış 82 erkek hastada, yaşam boyu TSSB oranı %26.8 olarak saptanmış, alkol ve madde bağımlılarından oluşan örneklemde ise bu oran %31 olarak bulunmuştur. Başka bir araştırmada, çocukluk çağı tecavüzünün kadınlardaki alkol kötüye kullanım semptomlarını artırdığı, çocukluk çağı tecavüzü ile TSSB ve TSSB’den alkol kötüye kullanımına giden yol arasında önemli bir ilişki bulunduğu görülmüştür. Ergenler üzerinde yapılan araştırmalarda da benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Madde kullanan ergenlerde travmatik olay deneyimleri madde kullanmayan ergenlere göre daha yaygın olarak görülmektedir. Fiziksel ve /veya cinsel olarak saldırıya uğrayan, şiddete tanık olan veya ailesinde madde ve alkol kötüye kullanımı olan ergenlerde TSSB’nin varlığıyla esrar ve daha ağır maddeleri kullanımı riski artmaktadır.

Alkol/madde bağımlılığı ve TSSB arasındaki ilişkiyi açıklamak üzere 4 temel model ortaya atılmıştır. Bu modellerin ilkine göre alkol/madde kullanım örüntüsü TSSB’den önce gelişmektedir. Alışkanlıklarını devam ettirmek isteyen kullanıcılar kendilerini tekrar tekrar tehlikeli durumlara sokmakta ve neticede çok sayıda fiziksel ve psikolojik travmaya maruz kalmaktadırlar. İkinci modele göre ise TSSB, alkol/madde kullanım örüntüsünden önce gelişmektedir. Bu model alkol/madde kullanımını bir çeşit kendi kendini tedavi etme şeklinde kullanmayı öngörmektedir. Üçüncü modele göre alkol/madde kullanan kişilerde travmadan sonra TSSB gelişimine yatkınlık artmaktadır. Bu yatkınlığın ise, başa çıkma mekanizmalarındaki yetersizlik ve/veya beyin nörokimyasında ortaya çıkan değişikliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Dördüncü modele göre ise, TSSB ve alkol/madde kullanım bozuklukları ortak kalıtsal ve psikososyal yatkınlığa sahiptirler.

Travma ve Madde Bağımlılığı Arasındaki İlişki

Travmatik veya aşırı stresli yaşantılar alkol ve madde kullanımının başlamasını, devam etmesini ve/veya relaps sürecini etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak durmaya devam etmektedir. Bu risk durumlarına karşın kişinin madde kullanımına başlamaması, eğer bırakmış ise yeniden başlamaması ve kullanılan maddenin bırakılması için sadece alkol veya madde kullanım bozuklukları ile değil; travmatik anılar, stres yüklü yaşantılar, çevresel ve psikososyal tetikleyiciler ile de çalışmak gerekmektedir.

Zehranur Akbulut Yazarın tüm yazıları →