Bir olayın travmatik etki yaratıp yaratmaması tamamı ile kişinin bu olayı algılayış biçimine ve bu olayın hayatını, duygularını ve düşüncelerini ne kadar olumsuz etkilediğine bağlıdır. Örneğin; kulağımıza gelen şiddetli bir ses sonucu irkiliriz sesin kaynağının ne olduğunu anlamaya çalışırız. Eğer ses sıradan bir olay sonucu oluşmuşsa ve tehlikeli değilse travmaya dönüşmez ve söner. Sesin kaynağı patlayan bir bomba ise korku uyaranları amigdalanın uyarılmasıyla subkortikal yolaklar aracılığıyla emosyonel davranışlar oluşturur. Travmatik deneyim oluşmasıyla o kişi artık aynı kişi değildir. Travmatik deneyimin olması için artık travmatik olayın yaşanması gerekmez. İşte biz buna zihnimizdeki düşman diyoruz…

Ruhsal travma kişilerin hayatını, beden bütünlüğünü ya da ruhsal dengesini tehdit eden ve duygusal anlamda üstesinden gelmekte zorlandığı olaylar, deneyimler veya durumlardır. Savaşlar, göçler, sel, deprem, terör saldırıları, işkence, cinsel taciz, yas ve trafik kazaları travmatik olaylar arasındadır.
Travma sonucunda ortaya çıkan yeniden yaşama, kaçınma, irkilme ve diğer aşırı uyarılmışlık belirtileri ana ruhsal belirtileri oluşturur. Bu belirtiler bireyin sosyal ve mesleki işlevselliğinde bozulmaya yol açmaktadır. Travma çok temel bir şeyle ilgilidir; travmanın sonuçları, bizim için hayati önemdeki konuları tehdit ederek, hayatımız boyunca yansımaları olarak, varlığımızın en derin bölümünde bizi etkiler. Sonuçlar ölümcül olabilir, sağlığımıza çok büyük ölçüde zarar verebilir ya da sosyal varlığımız yani onurumuz, ait olma hakkımız, mesleki onurumuz saldırıya uğrayabilir.
Bireyin yaşadığı travmatik anılar hayatını önemli bir şekilde etkilemektedir. Aynı zamanda nörobiyolojik faktörler kişinin travmasını etkilemektedir. Kişinin yaşadığı travmatik stresin en büyük nedenlerinde biri yaşanılan güç anılardır. Birey bu anıları düşündüğü zaman bu anılar kendisine büyük rahatsızlık verir ve kişinin bu anıları kontrol altına alması çok güçtür. Travmatik stresin sürekli bir şekilde ortaya çıkmasının nedeni kişinin korkuları veya yaşadığı anksiyetenin uyaranlarla karşı karşıya kalmasıdır.

Beden Hatırlar!!!
Travma sadece zihinde, davranışta ya da duyguda kodlanmaz. Bedenimiz de travma yaşandığı anda nasıl tepki verdiğini hatırlar. Bazı durumlarda zihnimiz tarafından bastırılmış, hafızamız tarafından getirilmekte zorlanan sahneler, anlar veya yaşantılar, beden tarafından hatırlanır. Bedenimizin verdiği tepkilere dikkatlice bakmak, bize yaşadığımız travma ve sonrası hakkında oldukça önemli bilgiler verir.
Kompleks Travmaya yaşantılarına sahip kişiler genellikle kendilerini süregelen bir travma ve istismar döngüsünün içinde bulurlar. Mesela çocukluk çağları fiziksel ve duygusal istismar içinde geçmiş bir kadın, yetişkinlikte kendisini aynı şekilde istismar eden ilişkiler yaşayabilir.
Kendisini sözel olarak taciz eden, aşağılayan, döven ya da umursamayan veya değer vermeyen kişileri sevgili veya eş olarak seçebilir. Aslında çocukluğunda bu tür olaylara maruz kalmış bir kişinin yetişkinlikte bunun tam tersi insanlara yöneleceğini düşünürüz, fakat durum genellikle tersi olur. Bunun nedeni kişinin kendi hikâyesinin sonunu farklı yazma ve geçmişte yaşadığı istismarla halleşebilme arzusu ve dürtüsüdür. Kişi kendisini eskiden yaşadığına benzer travma ve istismar döngülerinin içine sokarak, eskiden sağlayamadığı kontrolü sağlama ve bu sefer bu döngüye son verebilme çabası içerisindedir. Kişi geçmişteki travmalarına bağlı olarak geliştirdiği “güvende değilim” ve “yeteri kadar iyi değilim” gibi inançları da yeni travmalarda test eder. Bu nedenle aynı travmayı yeni durumlarla ve yeni kişilerle yaşar. Ensest geçmişi olan bir kadının yüksek derecede cinsel ilişki yaşaması, fiziksel olarak istismar edilen bir ergenin okulda sürekli kavga çıkartması veya tecavüz mağduru bir kadının sürekli tecavüz mahalline gitmesi yukarıda belirtilen nedenlerle yapılan davranışlardır.

Travmaya uğramış bireyler başa çıkma stratejileri olarak sağlıksız yollara başvururlar. Alkol, uyuşturucu, cinsellik, şiddet, kendine zarar verme, impulsif davranışlar vb. gibi davranışlar sergileyebilirler. Travmaya uğramış bireyler için güvenli ortam yaratmak, seçim yapmalarına izin vermek ve bunu desteklemek, ruh sağlığı uzmanlarına yönlendirmek, kişinin yaşadığı olayı anlatması için ısrar etmemek gibi önemli noktalara dikkat etmemiz gerekmektedir.

