YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 1 Kişilik
Yazı 6 / 16
PDF'te aç
06 · KİŞİLİK

Adler ve Kişilik

Pek çok kuramcıda olduğu gibi Adler’in hayat hikayesi incelendiğinde de kuramına ilişkin ipuçları yoğun bir şekilde görülmektedir.

Adler 4 yaşında geçirdiği zatürre sebebiyle ileride doktor olmaya karar vermiştir.

Bu durum Adler’in kişiliğin gelişimindeki ilk altı yılın önemini ve deterministlik anlayışı benimseyeceğinin habercisidir.

Yaşamının ilk yıllarındaki rahatsızlığı sebebiyle annesi tarafından fazlaca şımartılan Adler’in kardeşinin doğumuyla birlikte popülerliğini kaybetmesi ve büyük kardeşi Sigmund’u kıskanması Adler’in kuramının en temel kavramlarından biri olan “doğum sırası”nı akla getirmektedir.

Öğrenciliği sırasında öğretmeni tarafından “Ayakkabı tamircisinden başka bir şey olamaz” tavrına rağmen çok fazla çaba sarfeden Adler önce sınıf birincisi olmuş sonrasında da tıp eğitimini tamamlamıştır.

Böylece Adler’in aşağılık duygusuna karşı verdiği üstünlük mücadelesi kuramının da yapı taşını oluşturacaktır.

Kişiliğin Yapısı ve Gelişimi

Adler kişiliği bölünmez bir bütün olarak ele alır. Zaten bireysel psikoloji de kişiliğin bireyin doğduğu, büyüdüğü ortamla birlikte, yani sosyal kültürel alanı içinde tam olarak anlaşılabileceğini savunur.

Adler de Freud gibi kişiliğin temel olarak ilk altı yıl içinde şekillendiğini savunur.

Adlere’e göre her insan yaşama yetersizlik (aşağılık) duyguları ile başlar. Bu duygular üstünlük çabasının da kaynağıdır. Üstünlük çabası doğuştan gelmez.

Kişiliğe birlik ve bütünlüğünü veren; kişinin davranışlarının tutarlılığını ve anlaşılabilirliğini sağlayan yaşam hedeflerinin belirlenmeye başlandığı 4-5 yaşlarında üstünlük çabası kazanılır.

Bu noktada belirtmek gerekir ki Adler’e göre üstünlük başkalarına karşı kazanılan üstünlük anlamına gelmez. Daha çok algılanan düşük konumdan, daha yüksek bir konuma; yani hissedilen eksiden hissedilen artıya ilerlemek anlamında kullanılmıştır. Bir alandaki eksikleri gidermek için diğer alanda üstünlük sağlanmaya çalışılır.

Adler ve Kişilik

Adler’e göre kişiliği ve davranışları biçimlendiren şey, nesnel gerçeklikten çok bireyin öznel algısıdır. Bu algı ise gerçeklik karşısında sınanamayan kurgusal hedefler ile oluşur. Örneğin: cennet ve cehennemin varlığı bilimsel olarak kanıtlanamasa da çoğu insan için bu inanç gerçektir ve davranışlarını buna göre şekillendirirler.

Adler; kişiliğin gelişiminde kalıtım ve çevrenin etkisini reddetmez ancak, insanlar yalnızca bunların ürünü değildirler, der. Aynı zamanda çevreyi etkiler ve çevrenin kendilerine tepki vermesini sağlarlar. İnsan kalıtım ve çevreyi kişiliğin tuğlası ve harcı gibi kullanır ama mimari tasarım kişinin kendi tarzını yansıtır.

Doğum Sırası

Adler kişilik gelişiminde doğum sırasının önemini vurgulayan tek kuramcıdır.

Aynı anne babaya sahip, aynı ortamda büyüyen çocukların nasıl olup da birbirlerinden bu kadar farklı oldukları konusu Adler’in doğum sırası kavramı için çıkış noktası olmuştur.

İlk Çocuk: Kardeşi doğana kadar bir kral gibidir. Aile tüm ilgi ve sevgisini ona yönlendirir. Ancak kardeşinin doğumuyla “tahtı elinden alınmış bir kral”a döner. İlk çocuklar bağımlı olmaya, çok fazla çalışmaya ve liderliğe yatkındırlar.

İkinci Çocuk: Doğduğu günden beri anne babasının ilgi ve sevgisini paylaşmak zorundadır. Bu nedenle ikinci çocuklar daha sosyaldirler. Sürekli bir rekabet halinde oldukları için ilk çocuktan daha hızlı bir gelişim hızına sahip olurlar. İkinci çocuklar yarışmacı ve hızlıdırlar. Aynı zamanda gerçekçi olmayan hedefler belirleyip başarısız olma ihtimalleri de yüksektir.

Ortanca Çocuk: Kendini arada ezilmiş hisseder. Problemli bir çocuk olabilir. Ancak karmaşık ailelerde ortanca çocuk arabulucu rol üstlenip bir iletişim aracı da olabilir. Ailede dördüncü çocuk varsa genelde ikinci çocuk kendini ortanca gibi hisseder. Üçüncü çocuk daha yumuşak başlı ve sosyal olabilir.

En Küçük Çocuk: Her zaman ailenin bebeğidir ve şımartılır. Kendisinden büyük, güçlü ve daha ayrıcalıklı kimselerle yarışmak zorundadır. Sorunlar karşısında özgün çözümler getirir. Genellikle ailedeki en hızlı yüzücü, en iyi müzisyen vs. olurlar. Ancak yine de sorunlu çocukların önemli kısmını bunlar oluşturur.

Kişilik Tipolojisi

Adler’e göre (1964) iş, arkadaşlık ve sevgi her insanın yaşamında bulunan ödevlerdendir. Bu ödevlerin çöümüne bağlı olarak dört boyutlu bir kişilik tipolojisi oluşur. Sınıflamanın iki boyutu sosyal ilgi (toplumsal fayda) ve etkinlik derecesi (sorunların çözümündeki enerji düzeyi)’dir.

Baskın Tip: Atılgan, saldırgan ve aktif kimselerdir. Etkinlik derecesi yüksektir ama sosyal olmayan bir tarzda aktiftirler. Dış dünyaya karşı yönlendiricidirler. Yaşam ödevlerini düşmanca ve anti- sosyal tarzda karşılarlar.

Alıcı Tip: Her şeyi başkalarından beklerler ve dış dünyaya karşı asalak bir tutumları vardır. Sosyal ilgileri yetersizdir. Ancak az da olsa olduğu için diğer insanlara zarar vermezler.

Kaçınan Tip: Yeterli sosyla igileri de sorunlarını çözecek etkinlik dereceleri de yoktur. Başarıyı istemektense başarısızlıktan korkarlar bu yüzden sorunlarını çözmekten kaçınarak başarılı hissederler.

Sosyal Yetkin Tip: Olgunlaşmış bireydir. Yüksek düzeyde sosyal ilgi ve etkinlik derecesi vardır. Diğer insanlara karşı içten ve yakındırlar. Yaşam ödevlerini çözmek için işbiriği, kişisel cesaret ve başkalarının iyiliği için istekli olmayı gerektirdiğini bilirler.

Havva Merve Bektaş Yazarın tüm yazıları →