İnsan beynini anlamak amacıyla yıllardan beri birçok araştırma yapılmaktadır. Yazının başlığını ve genel çerçevesini oluşturan soruyu Hollandalı nöropsikoloji uzmanı Prof. Dr. Erik Scherder şöyle yanıtlıyor: “Günlük hayattaki rahatlık ve konfor insanlar için pek de yararlı bir durum değil.” ve ekliyor “beyin sorunlardan faydalanır, onları çalıştırarak sağlıklı kalır”.
Doğrusu bu ifadeyi ilk kez okuyunca şaşırdım ve acaba diye sordum kendi kendime. Erik Scherder ile yapılan röportajı içeren bağlantıyı yazının sonunda vereceğim. Ama şimdi bu soruyu tartışmaya koyulalım.
Çevremizde çoğunlukla anlaştığımız, ortak hareket ettiğimiz insanlar olunca daha az enerji harcadığımız su götürmez bir gerçek. Yapılan araştırmalar da enerji harcamanın, beynin fonksiyonlarını daha işlevsel bir şekilde yerine getirmesine katkı sağladığını söylemekte. Çatışma durumlarında beynimiz normalde olduğundan daha fazla enerji harcar ve çatışmayı çözmeye ilişkin fonksiyonları yerine getirmeye çalışır. Söz gelimi, günlük hayatta biri ile yaşadığımız en ufak bir sözlü tartışmada dahi beynin ilgili bölgeleri uyarılır, devreye girerler. Beyin, sözlü tartışmaya en uygun tepkileri vermek için enerji harcar, vereceği tepkiler aracılığıyla sorunu çözer ya da azaltır. Sorunun devam etmesi halinde ise daha fazla enerji harcamak zorunda kalır.
Beynin herhangi bir tepki vermemesi durumunda ise sorun ve sorunun ortaya çıkmasına neden olan etkenler büyür, gelişir ve zamanla daha zararlı sonuçların ortaya çıkmasına ortam sağlanabilir. Her ne kadar günlük yaşamda olay veya koşullara uyum göstermek olarak algılanan tepkisizlik durumu doğru bulunsa da, benzer davranış örüntüleri sergilemek, aynı şekilde hareket etmek, beynin fonksiyonlarını etkin bir şekilde yerine getirememesine ve tembelleşmesine yol açabilir. Bu durumu ise bir örnekle şöyle açıklayabiliriz: Bir futbolcu, takımında düzenli forma şansı bulmayı arzuluyorsa antrenmanlara düzenli bir şekilde katılıp kendisini geliştirmeye yönelik çalışmalarda bulunmalıdır. Beyin de tıpkı futbolcu örneğinde olduğu gibi; kendi gelişimini sağlamak için aktif bir şekilde çalışmalı adeta işleyen bir makine gibi olmalıdır. Beyin, ihtiyaç duyduğu dinlenmeyi/tazelenmeyi ise zaten uyku esnasında gerçekleştirmektedir. Sorunun yanıtı çerçevesinde yapılan açıklamalar, uyumlu bireyler yerine çatışmadan beslenen bireyler olmayı teşvik etmek için değil; beyin için çalışmanın önemini belirtmek için yapılmıştır. Beynin aktif bir şekilde çalışması meşguliyetten geçmektedir. Yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişim ve belirtiler haricinde beynimize ihtiyacı olan şey onu canlı tutmak için ondan olabildiğince yararlanmaktır. Beynini insanlığın yararına kullanan bireyler olmamız dileğiyle!
www.bbc.com/turkce/haberler-42268797

