Yaşıyoruz. Bazen günleri sayarak bazen de geçtiğini bile anlamadan yaşıyoruz. Bugün bir sonbaharım. Aylardan eylül. Eylül bir türlü bitmek bilmiyor. Sıkılıyorum. Bir rüzgâra bürünüyorum. Önüme ne geliyorsa kasıp kavuruyorum. Sanırım bu aralar biraz hırçınım. Yoruldum.
Peşime takıp sürüklediklerim de benden pek hoşnut değil gibi. Zorla güzellik olmaz ya. Onlardan kurtulmak istiyorum. Ben gittikçe onlar peşimden geliyor. Artık onları taşıyacak gücü kendimde bulmuyorum. Geçmişin tozu paçalarıma bulaştı bir kere. Ortalık toz duman. Önümü göremiyorum. Nereye gideceğim bilmiyorum. Tüm yollar çıkmaz sokak oluyor bir anda. Duvarlara çarpıyorum. Aşamıyorum. Çok kararsızım ve bir o kadar da korkak.

Bir ağaç görüyorum. Rüzgâr olup geçmişin tozu ile geleceğe gitmeye çalışmaktansa geleceğin bana gelmesini beklemeye karar veriyorum. Günler hızla geçiyor. Çiçekler açıyor. Meyveler veriyorum. Köklerimi sulayıp benim ile dertleşen insanlara meyvelerimden ikram ediyorum. Paylaştıkça çoğalıyorum. Sevildikçe mutlu oluyorum. Mutlu oldukça daha çok seviyorum. Bazen sözde aşıklar geliyorlar. Gölgeme sığınıp bana yaslanıyorlar. İsimlerini gövdeme kazıyorlar. Canım yanıyor. Bu yara kapanır biliyorum. Ama insanların sözleri ile kalplerde açtıkları yara bir türlü kapanmak bilmiyor. Yanımda bir ağaç var. Bu bir servi ağacı. Pek yıkıldığını görmedim. Her zaman güçlüdür o. Ne zaman bir şeylerden vazgeçsem o yanımdadır. Bir gün hiç unutmuyorum bisehap bir günde yağmur taneleri toprağa koşarcasına düştü gövdelerimize.
Arkadaşımın bir dalı kırıldı. Servi ağacına yağmurla bir şey mi olurmuş canım? Öyle şey mi olur demeyin. Ne kadar güçlü olsak da hangimiz hiç olmadık yerlerde yenik düşmüyor muyuz hayata? Kırılan dallarına uzandım. Ona destek oldum. Zorlandım. Gücümü sonuna kadar zorladım. Yoruldum biraz da. Lakin onu öyle bırakmaya vicdanım el vermezdi.
Sonbahar tekrar geliyor. Yapraklarımdan da bir hayli sıkıldım. Bir değişiklik istiyorum. Şöyle bir silkilendim ve onlardan kurtuldum. Bu seferde kendimi bir boşluğa düşmüş gibi hissediyorum. Artık başka bir maceraya atılma vakti. Geleceği hala merak ediyor ve beklemekten vazgeçiyorum. Geçmişte pişman olsam da tekrar bir rüzgâr olup kaybolup gidiyorum.

