Duygu; hemen hemen her canlıda bulunan ve canlıların yaşamlarındaki en önemli yerlerden birini teşkil eden, karmaşık ama bir o kadar da etkili, bazen kısa bazen uzun süre etkisinden çıkılamayan, bazen mutluluğa bazen de üzüntüye ve kedere neden olan hisler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeri gelir duygu patlaması, yeri gelir duygu eksikliği nedeniyle birçok birey psikolojik sorunlarla karşılaşabilmektedir. İşte bunlardan en önemlilerinden bazılarını da duygu durum bozuklukları oluşturmaktadır. Bu yazımda duygu durum bozukluklarına değinerek, bir nebze de olsa anlaşılabilmesini umut ediyorum. Günümüz toplumlarında duyguların dışa vurumu, bir nebze de olsa eski zamanlara oranla daha da çok ortaya çıkmaktadır. Bireyler bazen tek bir duyguyu yaşamak yerine, birkaç duyguyu aynı anda da yaşayabilmektedirler. İşte burada ortaya duygu durum bozuklukları çıkmaktadır. Bireyler çoğu zaman duygularını kontrol edebilirlerken, çoğu zaman da tamamen duygularının esiri olabilmektedirler. Bu noktada yardıma ihtiyaç duyarlar ve psikolojik destek alarak yeniden sağlıklı günlerine dönmek için çabalarlar. Gelin şimdi de duygu durum bozukluklarını kısaca inceleyelim.

1) Majör Depresyon
Bireylerin, gündelik yaşamlarını şiddetli bir biçimde etkileyen ve yaşamlarını devam ettirmelerini zorlaştırarak artık hayatı çekilmez bir hale getiren, tedavi gerektirecek düzeydeki şiddetli ruhsal çöküntülere majör depresyon adı verilmektedir. Günlük hayatta sürekli bir isteksizlik, bitkinlik, hiçbir şeyden keyif alamama, hayattan bir beklentisi olmama, ümidini yitirme ve uyku düzeninde bozulmalar şeklinde ortaya çıkan bu bozuklukta genetik faktörlerin çok bir etkisi olmadığı ancak çocukluk döneminde yaşanan bazı travmaların bu bozukluğun ortaya çıkmasında büyük bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu bozuklukla baş etmeye çalışan bireylerde özellikle düşüncelerini belli bir konuda yoğunlaştırma ve bazı olaylara saplanıp kalma durumları görülebilmektedir. Bu saplanma (fiksasyon) da bireyin sürekli geçmişte yaşamasına ve keşkelerle dolu bir hayat yaşamasına neden olarak hayattan aldığı zevki ortadan kaldırmaktadır.
2) Manik Bozukluk
Bireyin bir duyguyu aşırı bir şekilde yaşaması anlamına gelen mani, dönemsel olarak ve çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Birey bu bozuklukta aşırı düzeyde bir coşku yaşayarak, çok hareketli, sinirli, aşırı konuşkan bir yapıya bürünmektedir. Özellikle dikkatinde yaşanan dağınıklık nedeniyle yapmakta olduğu veya yapmak istediği işlerdeki tam verimi sağlayamamaktadır.

Ortaya çıkan bu durum engellenmeye çalışıldığında ise bireyin aşırı bir öfkesi ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Bu durumdaki bir bireye karşı sakin ve anlayışlı bir tavırla yaklaşılarak gerekli psikolojik destek ve ilaç desteğinin verilmesi gerekmektedir. Bu sayede birey kendisini daha iyi hissedebilecek ve yaşadığı duygu patlamalarına bir nebze olsun engel olabildiğine şahit olarak kendisini daha iyi hissedebilecektir.

3) Bipolar (Çift Kutuplu) Bozukluk
Ruh halindeki aşırı değişiklikler olarak tanımlanabilen bipolar bozukluk, anlık duygusal değişimler ve davranışları içermektedir. Bu bozukluğun ortaya çıkmasında genetik faktörlerin etkisinin büyük olduğu düşünülmektedir. Bunun dışında beynin kimyasında ortaya çıkan bozuklukların da bipolar bozukluğa yol açtığı tahmin edilmektedir. Genellikle nöbet şeklinde ortaya çıkan bipolar bozukluk, kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek, bireylerin çevresine de korku salabilmektedir. Bu nedenle bipolar rahatsızlığı olan bir bireyin ailesi özellikle bu bozukluk hakkında bilgi sahibi olmalı ve ona göre davranarak bireye gereken en iyi yardımı sağlayabilmelidir. Geçirilen nöbetler çoğunlukla 3-6 ay arasında geçebilmekte ancak yenilenme ihtimaline karşı birey gözetim altında tutulmalıdır.
Duygudurum Bozukluklarının Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılmaktadır?
Yapılan incelemeler sonucunda duygudurum bozukluklarının tedavisinde en çok kullanılan ilaçlara da değinmek istiyorum. Biz psikolojik danışmanların alanı dışında olsa da çevremizde bu ilaçlardan birini veya birkaçını kullanan birini gördüğümüzde en azından adını duymuş olmak adına bu bölümü de ekleme gereği duymaktayım. Bu alanda en çok kullanılan ilaçları şu şekilde sıralayabiliriz:
- a) Prozac
- b) Lityum
- c) Haldol
- d) Valium vb.
Yukarıda yazdığımız ilaçları kullanan bir bireyin bu bozukluğu atlatma süreci hem bireyin kendisine olan inancına hem de ilaçlarını düzenli kullanıp kullanmamasına bağlıdır. Bu önemli noktalara dikkat edildiği takdirde bireyde kısa süre içerisinde düzelme görülebilecektir ancak tamamen geçmesi uzun bir süreci de beraberinde getirecektir.

