YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Persona · Sayı 2 Eğitim
Yazı 6 / 11
PDF'te aç
06 · EĞİTİM

Finlandiya Eğitim Sistemi

Eğitim sisteminden bahsedildiğinde model olarak akla gelen ilk ülkeden, Finlandiya eğitim sisteminden bahsedeceğim. Finlandiya eğitim sisteminin bizim eğitim sistemimizden farklı onlarca yönü olduğu, eğitim sistemi denildiğinde bahsedecek çok fazla konu olduğu, fakat burada hepsini anlatmak mümkün olmadığı için kısaca orada aldığım eğitimde ve stajda gördüğüm temel noktalara değinmek istiyorum. Nüfus ve gelişmişlik düzeyi bakımından ülkemiz eğitim sistemiyle eşit değerlendiremesek de en azından eğitimde hangi noktalara önem verdiklerini görebilir, Türk eğitim sistemine nasıl uygulanabileceği hakkında fikir yürütebiliriz. Finlandiya eğitim sistemi bazı temeller üzerine kurulmuş durumda. Bu temellerden biri de eşitlik ilkesi. Eğitimin sadece okulda değil ailede başladığına inanan Finlandiya, çocukların hayata eşit şartlarda başlayabilmesi için maddi durum gözetmeksizin her bebek doğduğunda aileye içinde kıyafet, bebek bezi, çocuk bakım ürünleri, yatak gibi ihtiyaçlarını karşılayacak bir doğum paketi verir.

Bunun dışında Finlandiya’da özel okul olmaması, ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrencinin evine en yakın okula gidiyor olması da okullar ve öğrenciler arasında fırsat eşitliği oluşturuyor.

Finlandiya Eğitim Sistemi

Okul öncesi eğitim de dahil olmak üzere okullarda eğitimin ücretsiz olması öğrenciler arasındaki fırsat eşitliğini sağlayan bir başka unsur.

Fin eğitim sisteminin önemsediği noktalardan biri de öğrencilere ezbere dayalı bir eğitim verilmesi yerine, eğitimin öneminin gösterilerek onların öğrenme konusundaki gönüllülüklerin arttırılması ve bağımsız bireyler yetiştirilmesidir. Öğrencilerin okullara belirli bir sınavla yerleşmemeleri ve üniversiteye kadar herhangi bir sınava girmemeleri, ev ödevi verilmemesi, derslerin ezberden ziyade öğrencinin araştırarak ve keşfederek öğrenmesine dayalı olması, hatta 2015 yılına kadar okula gitmenin bile isteğe bağlı olması bunun kanıtlarındandır. Bilmekte fayda var ki 2013 yılında isteğe bağlı olmasına rağmen çocukların okul öncesi eğitime katılma oranı %97dir. Finlandiya’da öğrencilerin okul içinde ‘mutlu’ bireyler olmalarının, okulu sevmelerini ve eğitim konusunda daha istekli olmalarını sağladığını düşünerek öğretim yöntemlerini buna göre düzenliyorlar. Örneğin matematik, fen derslerinde soyut kavramları öğretmenin en iyi yolunun müzik, drama ya da spor uygulamaları olduğunu düşündükleri için bu yollarla dersleri öğrenciler için hem en eğlenceli hem en öğretici hale getiriyorlar. Çünkü ilkokul düzeyindeki bir öğrencinin eğitim kadar eğlenme ve oyun ihtiyacının da olduğunu biliyorlar.

Finlandiya Eğitim Sistemi

7 yaşında ilköğretime başlayan çocuklar 6 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokuldan sonra, üniversite sınavına hazırlanmak için genel liselere devam ediyor. Mesleki eğitim almak isteyenler ise genel lise yerine üç yıllık çıraklık eğitimi (apprenticeship training) alıyorlar. Sayıları az da olsa ikisini birlikte yapmak isteyen öğrenciler çift diploma (double degree) almış oluyorlar. Dersler genellikle günde 4 veya 5 saat oluyor. Dikkatimi çeken diğer konulardan biri de; öğretmenlerin günün sonunda ders bittiğinde kapıda öğrencilerle tokalaşarak birbirlerine iyi günler dilemesi. Öğretmenlerden biri bunun sebebini ‘bazen gün içinde fark etmeden birinin canını sıkacak bir şey olmuş olabiliyor, ders içinde bunu fark etmesem de bunun gibi sorunları veya durumları gün sonunda onları uğurlarken hareketlerinden, tepkilerinden, yüz ifadelerinden anlamış oluyorum ve sorunların büyümesini engelleyebiliyorum’ diyerek açıklamıştı.

Okul içinde oluşturulan fiziki düzen ise tamamen öğrencilerin kendini rahat hissetmesine dayalıdır. Okulun girişinde öğrencilerin montlarını ve ayakkabılarını bırakmaları için askılık ve ayakkabılıklar bulunuyor. Öğrenciler okulda çorapla dolaşıyorlar, sınıfta yere oturarak da ders ve etkinliklere katılabiliyorlar. Sıralı bir oturma düzeninden ziyade gruplar halinde oluşturulmuş veya dağınık sıra düzenleri de kullanılıyor. Okullarda kantin bulunmuyor, öğlenleri öğrenci ve öğretmenler aynı yemekhanede yiyorlar. El becerileri, gündelik bilgiler, ev ekonomisi önem verilen konulardan olduğu için bunlarla ilgili laboratuvarlar ve atölyelerde öğrencilerle birçok çalışma yapılıyor. Okul bahçesi Fin evlerinde de olduğu gibi bahçe duvarlarıyla örülü değil.

Staj yaptığım süre boyunca gördüğüm kadarıyla; okuldan kaçılmıyor, girişteki askılıkta herhangi bir kıyafet veya ayakkabı kaybolmuyor, ödev verilmedi veya sınav yapılmadı diye öğrenciler ders çalışmamazlık yapmıyor, öğretmene ismiyle hitap edilmesi veya tokalaşarak sınıftan ayrılmaları öğrencilerin gözünde öğretmenin değerini düşüren veya saygınlığını azaltan durumlar olmuyor. ☺

Finlandiya Eğitim Sistemi

Finlandiya’da öğretmenler ise oldukça yüksek bir statüye sahip, hepsi master derecesine sahip olmak zorundalar. Öğretmen olacak kişiler birçok aşamadan geçtikten sonra fakülteye kabul ediliyor ki bunların arasında bir sınav sonucuna göre yerleştirilmekten ziyade, iyi ilişkiler kurabilme, empati yapabilme, yeterli pedagojik bilgiye sahip olabilme, çocukların manevi ihtiyaçlarını karşılayabilme, araştırmacı bir kişiliğe sahip olabilme gibi kriterler daha ön planda. Onlardan teoriyi ve pratiği bütünleştirebilen, hayat boyu öğrenen, kendini geliştiren bireyler olmaları bekleniyor ve bu konuda onlara oldukça güveniliyor. Çünkü Finlandiya’da katı bir okul müfredatı yok ve öğretmenler kendi sınıflarının durumuna göre çok geniş bir yetki alanına sahip olarak müfredatı istedikleri yöntem ve materyallerle uygulayabiliyorlar. Bu yüzden Finlandiya’da öğretmenlik eğitimi neredeyse tıp eğitimi kadar önemsenen ve zorlu bir meslek. Benim düşünceme göre Finlandiya eğitim sisteminin dünya genelinde, PISA gibi testlerde en başarılı ülke olmasının en önemli sebeplerinden biri öğretmenliğe verilen önem, öğretmenlere karşı duyulan güven ve okullarda eğitimli bireyler yetiştirmenin yanı sıra mutlu ve bağımsız bireyler yetiştirme çabalarıdır.

Beyza Zeynep Özer Yazarın tüm yazıları →