EGO SAVUNMA MEKANİZMALARI

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 2 Dakikadır.

              Hataların en büyüğü, bunların hiçbirinin farkında olmamaktır.

                                                                                                              Thomas Carlyle

Ego savunma mekanizmaları, bireyin yaşadığı kaygı, suçluluk, utanç, üzüntü, aşağılanma, vicdan azabı gibi acı veren duyguları yumuşatma amacına hizmet eder. Ego savunma mekanizmaları otomatikleşmiş bir tepkidir ve çoğunlukla bireyin farkındalığının dışında oluşmaktadır (Talbutt ve Ersever, 2019).

Ego savunma mekanizmaları egonun, idin ifade edilmeyi bekleyen dürtüleri ve süperegonun bu dürtüleri kabul etmemesini öğrenen emirleri arasındaki günlük çatışmalara karşı kendini korumak için kullandığı ruhsal yöntemlerdir. Bu mekanizmaları kulanarak birey kendi için uygun bir imge oluşturabilir ve kabul edilebilir olan bu sosyal imajı sürdürebilir. Örneğin, eğer bir çocuk babasına karşı güçlü bir nefret besliyorsa ve bu duygu ifade edilecek olursa ortaya tehlikeli sonuçlar çıkma ihtimali mevcutsa ego kontrolü eline alır ve savunma mekanizmalarına başvurur. Bu sayede düşmanca duygular hiç bilinçli bir şekilde gerçekleştirilmeye çalışılmayacaktır. Bu dürtü görülemediği ve doyurulamadığı halde, yok da olmaz. Kişiliğin işleyişinde önemli bir rol oynamaya devam eder (Gerrig ve Zimbardo, 2014).

Ego savunma mekanizmaları bizi kaygıya karşı koruyorsa bizim için neden olumsuz sonuçlar doğuruyor ki? Savunma mekanizmaları ne kadar yararlı olursa olsun, en nihayetinde kendimizi kandırmamıza neden olurlar. Çok fazla kullanıldıkları zaman, çözdüklerinden daha fazla probleme neden olurlar (Gerrig ve Zimbardo, 2014). Verilen yanlış bir kararın yorgunluğa bağlanarak mantığa vurulması ya da yaşanan bir kaybın kısa bir süre için inkar edilmesi, kısa süreliğine anlayışla karşılanabilir fakat bu mantığa bürümeler, inkarlar uzun süre devam ettiğinde anormal ve uygunsuz davranışlara sebep olabilir (Talbutt ve Ersever, 2019). Ego kaygıyı azaltmak için, fazlasıyla enerji harcayacaktır. Bu harcanan enerji psikolojik, fiziksel açıdan sağlıksız bir durumdur. Böyle olunca verimli bir hayat sürmek ya da tatmin edici ilişkiler kurmak için yeterli enerji kalmayacaktır (Gerrig ve Zimbardo, 2014).

Bazen id ve süperego arasında uzlaşma sağlanabilmesi için idin bastırılması gerekir. Ego hem sansürlenen ruhsal içerikten, hem de baskının bilgiyi bilincin dışında tutma sürecinden habersizdir. Bastırmanın, egonun en tehlikeli dürtüler karşısında ezilmemek için başvurduğu birçok yoldan en temel savunma mekanizması olduğu düşünülmektedir. (Gerrig ve Zimbardo, 2014). Her zaman bastırma tek başına yeterli olmaz. Bu durumda bilinç kaygı sinyalini üretir. Bastırma çalışmıyor! Kırmızı alarm! Daha fazla savunma gerekli! Kaygıyı azaltmak için ego ikinci bir savunma mekanizması üretecektir (Gerrig ve Zimbardo, 2014). Örneğin, içinde öfke ve kin duyguları olan bir kişi, “bana kızıyorlar, benden nefret ediyorlar” diye düşünebilir. Burada bastırmanın yanında hem yadsıma (bende kızma yok), hem de yansıtma (onlarda var) düzeneği işlemektedir.

Diğer bazı ego savunma mekanizmaları;

-Yüceltme                                                          – İçselleştirme

-Mantığa bürüme                                                -Yer-Yön değiştirme

-Yansıtma                                                            -Duygusal soyutlama

-Yadsıma                                                             -Yapma-Bozma

-Ödünleme                                                           -Karşıt tepki oluşturma

-Özdeşleşme                                                         -Dönüştürme

-Özgecilik                                                             -Somatizasyon (Yılmaz, 2016).

KAYNAKÇA

  1. Gerrig, R. ve Zimbardo, P. (2014). Psikoloji ve Yaşam. İçinde, Özdoğru, A. (Çev: Ed.), Psikolojiye Giriş (ss. 417-418). Ankara: Nobel yayıncılık.
  2. Talbut, L. ve Ersever, Ö. (2019). Psikolojik Danışmada Savunma Mekanizmalarının Tanınması ve Şekillendirilmesi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 25 (2) , 580-581.
  3. Yılmaz, H. (2016). Bir Derleme: Benlik Kavramına İlişkin Bazı Yaklaşımlar ve Tanımlamalar. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (48), 82-83.

Ferhat Bayoğlu

Psikolojik Danışman