YENİ SAYI Psikolektif + 29 · Haziran 2026 · 5 film, 3 kitap, 1 oyun Sayıyı aç
Psikolektif + · Sayı 16 3 film, 3 kitap, 1 oyun
Yazı 2 / 7
PDF'te aç
FİLM İNCELEME · PSİKOLEKTİF + SAYI 16

DRUK

Yıl
2020
Tür
Dram
Ülke
Danimarka
Süre
117 dk
IMDb
7,7
Yönetmen
Thomas Vinterberg
Bu yazı spoiler içeriyorFilmin konusuna ve sonuna dair ayrıntılar anlatılıyor.
DRUK

93. Oscar Ödüllerinde En İyi Uluslararası Film Ödülünü alan film, Kierkegaard’ın gençliğin bir rüya, aşkın da o rüyada görülen şey alıntısı ile başlamaktadır. Martin, Tommy, Nikolaj ve Peter aynı okulda çalışan öğretmenlerdir. Nikolaj’ın doğum gününü kutlamak için yemeğe çıktıklarında Nikolaj, Finn Skarderud isimli bir psikiyatristin teorisinden bahseder. Bu teoriye göre insanların kanındaki alkol oranı gerekenden Yüzde 0,5 promil alkollüyken insanların daha özgüvenli, rahat, neşeli ve cesur olduğunu iddia etmektedir. Teoriyi hayata geçirmeleriyle yaşanacak değişimler pişmanlıklar, varoluşlarına anlam katma çabası, kabullenme eşliğinde ele alınacaktır.

Erikson insanın sekiz evresi şeklinde tanımladığı psikososyal gelişim sürecini kimlik gelişiminin aşamaları olarak nitelendirmiştir. Üretkenliğe karşı durgunluk evresi, 60’lı yaşlara kadar devam eden orta yaş dönemini kapsamaktadır. Erikson üretkenliği, insanın öğrenen, öğreten, üretim yapan ve yaratıcılık gösteren yapısı ile açıklamaktadır. Bunun yanında bilimsel ve sanatsal üretim de üretkenlik kapsamında ele alınmaktadır. Bu dönemdeki karmaşanın başarı ile çözümlenmesi üretkenlik hissini bireye yaşatırken, aksi durum kişinin kendisini verimden uzak ve durgun hissetmesine neden olacaktır. Bu da bireyin içe kapanmasına ve yalnızca kendisiyle ilgilenmesine neden olacaktır (Akt. Karabaş, 2021; İnanç ve Yerlikaya, 2012). Evrenin başlarında mesleğinde kendini geliştirmek için doktoraya başvuran ve burs almaya hak kazanan, profesyonel bir şekilde dans edebilen Martin, kırklı yaşlarında sıkıcı biri mi olduğunun sorgulamasını yapmakta ve eşi Anika’ya bu soruyu yönelterek ondan bir cevap beklemektedir. Anika, geceleri nöbete kaldığı için eşiyle olan bağı zayıflamıştır, iletişimleri yok denecek kadar azdır. Çocukları ile de yeterli düzeyde ilgilenmemektedir. Derste müfredatla alakası olmayan konuları anlatarak odaktan uzaklaşmaktadır. Yapılan veli toplantısında öğrencilerden ve ebeveynlerden ilgisiz bir öğretmen olduğuna dair eleştiriler almıştır. Arkadaşları Martin’in heyecanını kaybettiğine ve özgüven eksikliği yaşadığına dair yüzleştirmeler yapmıştır. Martin’in üretkenliğe karşı durgunluk evresinin karmaşasını çözümlemede başarısız olduğu, bu yüzden de kendini üretken hissetmeyip içe kapanık bir ruh haline büründüğü söylenebilir.

DRUK

Birey, belli bir grupta bulunan diğer üyelerin sahip olduğu değerleri, inançları ve davranışları benimseyip bunlara uyumlu davranışlarda bulunduğunda sosyal uyum gerçekleşmektedir. Martin, hayatının monotonluğundan kurtulmak ve bir şeyleri değiştirme isteği ile alkol teorisini uygulamaya başladığını arkadaşlarına söylediğinde onlar da teoriye göre hareket etmeye başlamıştır. Arkadaş grubu içerisinde sosyal uyumun olduğu söylenebilir. Bireylerin yaşamlarında zorlu ve stresli durumlarla karşılaştıklarında bir direnç kaynağı olarak destek veren psikolojik dayanıklılık; kontrol, bağlanma ve meydan okuma olmak üzere üç unsurdan oluşmaktadır (Akt. İnfal, 2021; Tekin, 2011). Meydan okuma, bireylerin zorlu olaylar ve hatalar karşısında direnmesine, hataları kabul edip onları düzeltecek cesareti ve gücü kendilerinde bulmalarına imkân vermektedir (Akt. İnfal, 2021; Maddi, 2002; Gençöz ve Motan, 2009). Martin ve arkadaşları, meydan okuma yerine anlık haz ve enerji verecek olan alkol ile yaşamlarını değiştirme yoluna gitmişlerdir. Martin ve arkadaşlarının psikolojik dayanıklılığının düşük düzeyde olması alkol deneyine başlamalarına neden olmuş olabilir.

DRUK

Martin’in 0,5 promil alkol alımına devam ettiği sürece eşiyle ilişkisinin düzelmeye başlaması, ailecek tatile çıkmaları, eşiyle cinsel birliktelik yaşaması, derslerdeki performansının eskiye nazaran daha iyi olması ve öğrenciler tarafından dikkatle dinlenmesi Martin’de sorunların çözüldüğü inancının yerleşmesine neden olmuştur. Martin ve arkadaşları, aynı ölçüde alkol kullanımını sürdürdükleri için alkolün etkisi azalmış, alkol miktarını artırma yoluna gitmişlerdir. Alkole karşı bir tolerans gelişmiş olması otokontrolü kaybetmelerine neden olmuş ve bu yüzden de deneyi bitirme kararı almışlardır. Frankl’a göre varoluşsal boşlukta tam bir umutsuzluk hakimdir, hayatın hiçbir anlamı yoktur, içsel boşluk duygusu oluşmaktadır. Varoluşçu kurama göre özgürlüğün farkında olmak, seçim yapma sorumluluğunu, eylemlerin ve hataların kabulünü gerektirmektedir. Beden eğitimi öğretmeni olan Tommy, köpeği ile yaşamaktadır ve yalıtılmış bir yaşama sahiptir. Yaşamı onu mutlu etmemekte ama yaşamında karşılaştığı olaylar karşısında da pasif kalmayı tercih etmektedir. Deneye başladıktan sonra çalıştırdığı futbol takımının başarılı olması onu kısa süreli mutlu etse de istediği mutluluğu alkol tüketimi ile de yakalayamamış ve intihar ederek hayatına son vermiştir. Tommy’nin varoluşsal boşluk duygusuyla baş edemediği ve yaşamının sorumluluğunu alamadığı için varoluşsal suçluluk yaşadığı söylenebilir.

Deneyi bitirme kararı ve Tommy’nin kaybından sonra Martin, Nikolaj ve Peter gerçeklerle yüzleşmişlerdir. Sorumluluk alma ve seçime dair kazandıkları farkındalık ile hayatlarını şekillendirme kararı aldıkları söylenebilir. Filme ilişkin izlenimlerim Bireyin varoluşunu anlamlandırma çabası, ölüm gerçeği ile yüzleşmesi, özgürlüğünün farkında olması ve sorumluluğunu kabul etmesi Martin ve arkadaşlarının gözünden bizlere sunulmuştur. Rüyalarımız peşinden gidildiği ve çaba harcandığı sürece bizimle olacaklar. Filmin sonundaki Mads Mikkelsen’ın dans sahnesi aklınızın bir köşesine kazınacak.

Özlem Tekin

Psikolojik Danışman

Özlem Tekin Psikolektif + Dergisi Film Ekibi Yöneticisi · Psikolojik Danışman Yazarın tüm yazıları →