Zihin Teorisi ve Otizm

Diğer kişilerin hedefleri, duyguları, düşünceleri ve inançları gibi zihinsel durumlarını anlayarak davranışlarını değerlendirebilme, başarılı sosyal etkileşim ve iletişim için önemli bir beceridir. Bu beceri “zihin teorisi” (theory of mind) kavramı ile açıklanmaktadır.

Zihin teorisinin teori olarak görülmesinin sebebi, kişinin kendisinin ve diğerlerinin direkt olarak gözlenemeyen zihinsel süreçler sistemini referans alması ve bu sistemin özellikle diğerlerinin davranışlarını tahmin etmede kullanmasıdır (Premack, David ve Woodruff, 1978; Akt., Küçük, 2018).

Zihin teorisi kavram olarak ilk defa 1978 yılında primatolog ve psikolog olan Premack ve Woodruff tarafından kullanılmıştır (Premack ve Woodruff 1978; Akt., Şahin, Bozkurt, Usta, Aydın, Çobanoğlu ve Karabekiroğlu, 2019). Zihin teorisi becerilerinin çocuklarda değerlendirilmesi ise ilk olarak Wimmer ve Perner tarafından 1983 yılında gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmada, çocukların başkalarının zihinsel durumlarını çıkarsama yeteneğini ölçebilmek amacıyla “beklenmedik yer değiştirme testi” (unexpected transfer test) ve bu yöntem içinde geliştirdikleri hikâyeler kullanılmıştır. Bu araştırma dört yaşından itibaren çocukların inançlarını diğerlerinin inançlarından ayırt edebildiklerini, aradaki farkı anlayabildiklerini göstermiştir (Wimmer ve Perner 1983; Akt.,  Şahin ve diğerleri, 2019).

Zihin teorisi yetersizlikleri de ilk olarak Baron-Cohen tarafından otizm ve diğer yaygın gelişimsel bozukluklarda tanımlanmıştır (Baron-Cohen, Leslie ve Frith, 1985; Akt.,  Özen, 2015). Otizmi olan çocuklarda başkalarının duygularını anlayamama, empati kuramama, başkalarının beklenti ve hareketlerini, düşünce ve niyetlerini tahmin edememe ve sır saklamayı becerememe gibi sorunlar zihin teorisi bozukluklarıyla yakından ilişkilidir (Perner, 1999; Frith, 2004; Akt., Özen, 2015).

Zihin teorisi; otizmi olanlarda görülen sosyal etkileşimdeki problemler ile iletişim ve sembolik oyun alanlarındaki problemleri de açıklamaktadır. Örneğin yaşamın ikinci yılında bebeklerin diğerleriyle kurdukları etkileşimlerin, iletişim davranışlarına dayandığı gözlenmektedir. Bebekler, sesler veya jestler kullanarak dikkatlerini bir nesneye veya diğer kişilere yöneltirler. Akranlarla kurulan erken dönemdeki etkileşimler, basit eylemlerin taklidinden başlayıp hayali etkinliklere doğru ilerleyen oyun bağlamında gerçekleşmektedir (Keçeli Kaysılı, 2013). Tager-Flusberg (1999), bu kesişmeyi hiyerarşik bir modelle açıklamaktadır. Bu hiyerarşik sıralamada; sorunun nedeni, beyin mekanizmaları, altta yatan bilişsel sorunlar ve dıştan görünen özellikler bulunmaktadır (Akt. Keçeli Kaysılı, 2013).

Zihin teorisyenlerine göre temelde gerçekleşen bir sorun, bir alanda gerçekleşen pek çok sorunu açıklamaktadır ki otizm de zihin teorisi hipotezidir. Bu hipotez otizmi olan bireylerin günlük yaşantılarında ne gibi güçlükler yaşadıklarını anlamamıza katkıda bulunmakta ve bu alana yönelik öğretim programlarının geliştirilmesini sağlamaktadır (Hadwin, Baron-Cohen, Howlin ve Hill, 1997; Swettenham, 1996; Akt., Tekin, 2010; Keçeli Kaysılı, 2013).

Günümüzde Wimmer ve Perner’in geliştirdiği beklenmedik yer değiştirme testi farklı biçimleriyle çocuklar üzerinde uygulanmaktadır. Hala zihin teorisi ile ilgili çeşitli testler geliştirilmeye devam etmekte, özel eğitim ve eğitim kurumlarında kullanılmaktadır.

KAYNAKÇA

Keçeli Kaysılı B. (2013). Zihin Kuramı: Otizm spektrum bozukluğu olan ve normal gelişen çocukların performanslarının karşılaştırılması. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 14 (1), 83-103.

Küçük, Z. (2018). Zihin Kuramı ve Gelişim Süreçleri. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 19 (34), 475-503.

Özen K. (2015). Özel Öğrenme Güçlüğü Tanısı Almış 7-9 Yaş Çocukların Geliştirdikleri Zihin Kuramı Yeteneklerinin Sağlıklı Gelişim Gösteren Grup İle Karşılaştırılması. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 1(2), 558-576.

Şahin B., Bozkurt A., Usta M. B., Aydın M., Çobanoğlu C. ve Karabekiroğlu K. (2019). Zihin Kuramı: Gelişimi, nörobiyoloji, ilişkili alanlar ve nörogelişimsel bozukluklar. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 11 (1), 24-41.

Gülçin ABACI

Aday Psikolojik Danışman

Ege Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın