Yaşamın Her Alanında Sosyal Hizmet

Sosyal hizmet diğer ismiyle sosyal çalışma mesleği Türkiye’de yeni yeni duyulmakta ve öğrenilmektedir. Sosyal hizmet mesleğini tanımlamak sanıldığından daha zordur. Toplumdaki genel algıya baktığımızda sosyal hizmet sadece bir yardım mesleği olarak görülmektedir. Örneğin; yoksullara, yaşlılara, kimsesizlere yardım eder, maddi destek sağlar. Meslek sadece bunlardan ibaret değildir. Sanıldığının aksine hizmet yelpazesi çok geniştir. Yeri geldiğinde toplumun tabiri caizse pis işleriyle uğraşır. Sosyal çalışmacılar yoksullukla, kimsesizlerle, madde kullanımıyla, tecavüzle, şiddetle, toplumsal cinsiyetle, istismarla ötekileştirmeyle kısaca akla gelebilecek her türlü bireysel ve toplumsal sorunla uğraşmaktadır.

Günlük hayatta mutlaka karşılaştığımız sokakta kalan dezavantajlı çocukları, suça itilen çocukları, kimsesi olmayan yaşlıları, madde kullananları vb. hatırlayalım. Çoğumuz belki de bilerek kafamızı çevirerek geçiyoruz, sonrasında da düşünmüyoruz ve bu durum günlük hayatımızı etkilemiyor. Peki ya sonrası? Görmezden geldiğimiz insan sayısı biz fark etmek istemesek de artıyor. O ötekileştirdiğimiz insanların elinden tutmamız, onlara destek olmamız gerekmektedir. Çünkü her insan biriciktir, değerlidir ve herkesin insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürmesi gerekir. İşte tam bu noktada görev sosyal çalışmacılara düşmektedir. İnsana dokunabilmek önemli, bir o kadar zor ama kıymetlidir. Sadece nakdi veya ayni yardım yeterli değildir.  Sosyal çalışma aynı zamanda kişinin sosyal ve psikolojik bütünlüğünü sağlamayı da hedefler. İnsana bütüncül bakar, sosyal adalet ve insan hakları çizgisinde kişinin yüksek yararını hedefler. Yeri geldiğinde bireyle yeri geldiğinde gruplarla yeri geldiğinde de toplumla çalışır.

Sosyal hizmet mesleğinin çalışma alanları da tabi bu yazılanlar ışığında çok daha fazla geniştir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, Sağlık Bakanlığına ve Adalet Bakanlığına ait kurumlarda sosyal çalışmacılar görev yapmaktadır. Bu kurumlarda sosyologlar, psikolojik danışmanlar, psikologlar da sosyal hizmet çalışanı adı altında çalışmaktadır. Fakat kurumlara bakıldığında en büyük problem sosyal hizmet uzmanının işini bir psikoloğun ya da sosyoloğun ya da psikolojik danışmanın yapmasıdır. Bir sosyal çalışmacının işini diğer meslek elemanlarından birinin yapması ne kadar doğru olabilir? Bu gibi sorular artırılabilir. Çözüm için ise ciddi yönetmeliklere ihtiyaç duyulmaktadır.

Sosyal hizmet mesleğinin bir diğer çalışma alanı da okul sosyal hizmetidir. Okula alışmada uyum güçlüğü çeken, özel gereksinimleri olan, psikososyal ve ekonomik nedenlerle okul devamsızlığı olan ve okuldan ayrılmak zorunda kalan, yüksek risk ortamı içinde yaşayan, suça sürüklenen, travmalara, istismara, şiddete maruz kalan kısaca dezavantajlı öğrenciler ve aileleri sosyal hizmetin müdahale edeceği gereksinim gruplarıdır. Okul sosyal hizmeti; öğrencilerin içinde bulundukları gelişim dönemini destekleyici, öğrencinin ailede ve sosyal çevrede yaşadığı sorunları çözümleyici, eğitimlerini başarıyla sürdürmelerini sağlama gibi hizmetleri kapsar. Okul ortamlarında çalışan sosyal hizmet uzmanları, öğrencileri ve ailelerin sorunlarına bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak savunuculuk rolü üstlenir, çözümler ve öğrencinin iyilik halinin sürekliliğini sağlar. Tüm bunları yaparken de okul ve ev arasındaki iletişimi ve işbirliğini işlevsel duruma getirir, ailelerin çocuklarının biyopsikososyal gelişim özelliklerini ve eğitim gereksinimlerini anlamasına yardımcı olur, öğrencinin yaşam koşulları hakkında öğretmenleri bilgilendirir, risk altındaki çocuklar ve ailelerinin hizmet alabileceği kurumlara gereksinimi olan öğrenci ve ailesini yönlendirir.

Öğrencilerin okul başarısını, okul devamsızlıklarını, akademik başarılarını etkilen pek çok sorun bulunmaktadır. Topluma bakıldığında bu sorunların temelinde genellikle “yoksulluk” dikkat çekmektedir. Yoksulluk;  aile içi sorunlar, boşanma, şiddet, istismar, suça yönelme, madde kullanımı gibi birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan da en çok etkilenenler maalesef çocuklardır. Okul sosyal hizmeti açısından düşünüldüğünde tüm bu sorunlar öğrencilerin en çok okul başarısını, okul devamsızlıklarını, psikolojisini ve çevresiyle olan etkileşimini etkilemektedir. Görülmektedir ki okuldaki sosyal hizmet uzmanı sadece öğrenciyle ya da ailesiyle iletişime geçmez, sorunların temeline iner. Toplumsal bir sorun haline gelmiş olan yoksullukla, suça itilen çocukla, şiddetle, istismar vakalarıyla ilgilenmek sosyal çalışmacının görevidir. Fakat tüm bu sorunlarla başa çıkmak için de okuldaki diğer meslek elemanlarıyla, aileyle, çeşitli kurumlarla işbirliği yapar.

Avrupa birliği ülkelerinde ve Amerika’da okul sosyal hizmeti etkili ve yaygınken Türkiye’de ne yazık ki okul sosyal servis hizmeti sadece pilot uygulamayla sınırlı kalmıştır. Yakın bir zamanda bu hizmet alanın sağlanması şarttır. Bireysel ve toplumsal sorunlar hayatın her noktasında etki gösterirken maalesef her çocuk sanıldığı kadar şanslı büyümemektedir. Geleceği oluşturan çocukların psikososyal bütünlüğü ve gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde sağlanabilmesi için okuldaki sosyal çalışmacılara büyük gereksinim vardır.

Tüm bu yazılanlar çerçevesinde görmekteyiz ki; toplumumuzda derin yaralar açan bazı şeyler yaşanmadan maalesef ortaya çıkabilecek sorunları göremiyoruz, görsek de engel olabilmek için gücümüz sınırlı kalıyor. Bir şeyler yapmak için bir çocuğun, bir kadının, bir erkeğin istismara maruz kalmasını, yoksulluğun artmasını, geleceği oluşturan çocukların gözlerinin içindeki gülümsemenin sönmesini bekliyoruz. Bundan dolayı da verilen hizmetlerin çoğu önleyici değil rehabilite edici olmakla çevreleniyor.

Sosyal hizmet yaşamın her noktasında nasıl etkinse ve etkin olması gerekiyorsa kuşkusuz bu noktalardan biri de okullardır. Okullarda da toplumu tanıyan, toplumun sorunlarını iyi bilen, toplumu daha güzel ve yaşanılası bir yere çevirmek için mücadele eden, toplumun görmezden geldiği kişilere umut olabilen sosyal çalışmacıların görev alması son derece değerli ve önemlidir.

Okullarda yaşanan ve günden güne artan sorunlara daha ne kadar daha seyirci kalınabilir? Artık sorunların toplumsal bir yaşam biçimi haline gelmesine dur deme vakti!

 

Büşra Akçay

Üsküdar Üniversitesi

 

Görsel Kaynakça:

  1. https://tr.linkedin.com/pulse/sosyal-hizmet-nedir-ne-de%C4%9Fildir-%C5%9Feng%C3%BCl-hablemito%C4%9Flu
  2. https://www.change.org/p/%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1z-i%C3%A7in-okul-sosyal-hizmeti-hemen-%C5%9Fimdi
  3. http://psikososyalhizmet.com/blog/category/okul-sosyal-hizmeti/
  4. http://ogrencikariyeri.com/haber/sos-adim-sosyal-hizmet-lisans-egitimi-ve-meslegi

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir