VAHŞİ DOĞA TRAVMA İLE NASIL BAŞA ÇIKIYOR?

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

“Nerede olursak olalım, arkamızda koşan gölge kesinlikle dört ayaklıdır.”

Vahşi doğadaki hayvanları, özellikle her an av olma korkusuyla, sürekli bir tehditin gölgesinde yaşayan hayvanları düşünün. Yaşadıkları bunca travmatik deneyimden etkilenmeden nasıl yaşamlarına devam ediyorlar? Peki biz insanlar neden travmalarımızla vahşi doğadaki kadar kolay başa çıkamıyoruz?

Örneğin av olmaktan son anda kurtulmuş bir ceylanı hayal edelim. Tehlikenin sonunda donmuş bir biçimde yerde uzanmakta. Aslan onun ölü olduğunu düşündüğünde kendisini kurtaracak bir hamle yapar. Tehlike geçtikten sonra ise silkelenir ve bedeninin kontrolünü tekrardan ele geçirir.  Bilim insanları ceylanın yaptığı bu hareketi donma tepkisi olarak tanımlıyor. Vahşi doğada tehditlere karşı verilen üç tepkiden birisidir donma tepkisi. Diğer ikisi ise çok da yabancı olmadığımız savaş ve kaç tepkisidir (Sadedil, 2018). Doğal esneklik sürecinin bir parçası olarak hayvanlar doğada bu tepkilerin tümünü gösterir. Uyarılmamış hale dönerek bu durumdan başarıyla kaçınabilen hayvan travma geçirmez (Heller, 2017).  Diğer ikisi bize çok tanıdık gelirken donma tepkisine neden bu kadar uzağız? Hayatta kalmak için son çare olarak ortaya çıkan bu tepkiyi biz neden tam olarak uygulayamıyoruz?

Aslında kurtulmanın imkansız göründüğü, son nokta olarak düşündüğümüz durumlarda insanlar ve hayvanlar olarak ortak tepki olan donma tepkisini kullanıyoruz. Bu tepkiyi beynimizin en ilkel ve içgüdüsel bölümü olan sürüngen beyin yönetiyor ancak biz insanlar olarak tehditle karşılaştığımızda sadece sürüngen beynimiz ile hareket etmiyoruz. Aklımız karışıyor, duygularımız önüne geçiyor ve bu durum içgüdüsel dürtüleri geçersiz kılıyor.

Tehdit altındaki, donmuş bir insan ya da hayvan başa çıkmak için o an ortaya çıkardığı enerjinin hepsini boşaltmak zorundadır aksi takdirde bir travmanın kurbanı olur. Bu enerji kolay kolay gitmez bedene yerleşir ve türlü semptomlara sebep olur.  Hayvanlar bu sıkışan enerjiyi doğa içinde içgüdüsel olarak boşalttıkları için travma kurbanı olmazlar. Biz insanoğlu ise bu enerjiyi boşaltma konusunda hayvanlar kadar usta değiliz. Bu donma halinden çıkamadığımız, içimizdeki enerjiyi atamadığımız için de uzun süren, zayıf hissettiren, alışık olmadığımız semptomlar geliştirebiliyor, travmatize olabiliyoruz (Levine, 2020).

Travma, bireyin ruhsal ve bedensel sağlığını ve bütünlüğünü tehdit eden ve sarsan olayların hepsi olarak tanımlanır (Şahin, 2019). Travma denildiğinde çoğu kişinin ilk aklına gelenler çocukluğunda ciddi ihmal ve istismara maruz kalmış, doğal afet yaşamış ya da savaşın içinde kalmış insanlar olur.  Ancak herkes travma yaşar. Travma yaşamımızın her alanına yayılmış bir olgu. Sadece savaş ya da afet mağdurları, istismar ve ihmal edilenler değil hepimiz travmatize oluruz. Bazen zararsız görünen olaylar bile travma için yeterli. Ancak bu size o kadar korkutucu gelmesin. Kendimizi doğal içgüdülerimize bırakarak bu travma işini çözebiliriz.

Vahşi doğada yaşayan, dağlarda gezinen, mağarada yaşayan atalarımız doğal hayatla iç içeydi. Her an kendilerini, sevdiklerini tehlikelerden korumak zorundaydı ve bu esneklik kapasitelerini kullanarak, içgüdüleri ile hayatta kalırdı. Şimdi ise durum pek bu şekilde değil. Modern hayat bu kapasitemizi köreltti ve doğal olan içgüdüsel benliğimizden ayrı düştük.  Levine’in (2020) de dediği gibi doğa bizi değil biz doğayı unuttuk. Gündelik telaşlarımızı, gün içindeki yaşadığımız gergin durumları bir kenara bırakalım. Kendimize dönmek, bedenimizin zihnimizi anlatmasına izin vermek, doğaya ve doğal olana dönmek hepimize iyi gelmez mi?

Kaynakça

Estes, C. P. (2020). Kurtlarla Koşan Kadınlar / Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler. İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

Heller, D. P. (2017). ‘Somatik Deneyimleme’. http://hacettepemeslekirehabilitasyon.org.tr/wp-content/uploads/2017/03/Somatik-Deneyimleme-Dok%C3%BCman%C4%B1.pdf , adresinden erişilmiştir.

Levine, P. (2018). Dile Gelmeyen Bir Sesle: Beden Nasıl Travmadan Kurtularak İyileşir? İstanbul: Butik Yayıncılık.

Levine, P. (2020). Kaplanı Uyandırmak. İstanbul: Butik Yayıncılık.

Sadedil, S. (2018). Nöropazarlama Literatürüne Etki Eden Nörobilim Alanlarının ve Kavramlarının Nöropazarlama Bakış Açısı ile İncelenmesi. Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, 1(2), 187-201.

Şahin, E. S. (2019). Travma Tedavisinde Farklı Bir Yaklaşım: Somatik Deneyimleme. Turkiye Klinikleri J Health Sci., 4(2), 205-10.

Elif CEYLAN

 Aday Psikolojik Danışman/Ege Üniversitesi

Bugüne Kadar Toplam 353 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme