Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 2 Dakikadır.

Başarılı olmak her zaman arzulanan bir durum sanılsa da başarı korkusu bireylerin gerçek potansiyellerini ortaya koymalarına engel oluyor. Evet, kulağa oldukça ilginç gelse de insanlar başarılı olmaya yönelik kaygı duyabiliyor. Öyleyse buyurun, başarı korkusunu mercek altına alalım.

Öncü araştırmacılardan Horner (1972) başarı korkusunu, “bir kişinin, başarının olası dezavantajları ile ilgili kendisini kaygılı hissetmeye meyilli olması” olarak tanımlamaktadır. Bu bağlamda, başarıdan kaçma güdüsü, gizli ve istikrarlı bir kavram olarak yapılandırılmıştır. Horner, çalışmalarını cinsiyet faktörünü -özellikle de kadınları- temel alarak yürütmüş ve beklenti-değer kuramı ekseninde şekillendirmiştir. Kadınların, sosyal reddedilme gibi olumsuz duygulara/sonuçlara dair beklenti içerisinde olmaları sebebiyle başarıdan kaçma eğiliminde olduklarını vurgulamıştır. Sonraki yıllarda araştırmacılar, erkeklerin de başarı korkusu yaşadığına dair bulgular elde etmiştir (Tılfarlıoğlu ve Ekler, 2019).

Başarıdan korkmanın pek çok sebebi olabilir. Bireyin başarıyı hak etmediğine ilişkin inançlara sahip olması, başarı ile gelen heyecan ve kaygıyla baş edememesi, çevreden gelecek sosyal ile ekonomik tepkilerden kaçınması ve düşük öz-yeterliğe sahip olması, bu sebepler arasında gösterilebilir. Başarıdan korkmak, bireyin gündelik hayattan aldığı doyumu düşürebilmektedir. Yanı sıra kişinin, yeteneklerini küçümseyerek kendisine dair düşük beklentili olmasına yol açabileceği gibi hedefe yönelik çalışmaların sürdürülebilirliği noktasında istenmeyen sonuçlara da neden olabilmektedir. Psikanalitik ve Bilişsel Davranışçı Terapi başarı korkusuna yönelik olumsuz ve otomatik düşünceleri tanımlamaya ve bireyde farkındalık oluşturmaya yardımcı olacağından, tedavi yöntemleri olarak sunulabilmektedir.

Başarı korkusu yaşayan bireylerin kendilerine sabotaj uyguladıkları görülmektedir. Dolayısıyla elde edilmiş bir başarının ardından bu bireylerin akıllarına “Ya daha sonra bu kadar başarılı olamazsam?” düşüncesi gelmektedir. Devamında da birey stres yaşamaktadır. Kimi zaman da birey başarısının sorumluluğunu almaktan kaçınmaktadır. Bundan sonra kendisinden hep başarılı olması bekleneceği kaygısıyla, başarıyı sürdürmek ve beklentileri yükseltmek istememektedir. Bazı durumlarda, bireye dikkatleri üzerine çekmek rahatsız edici gelebilmektedir. Bunun yanı sıra özellikle sosyal çevresi tarafından dışlanma, kıskanılma, kınanma ve sevilmeme durumlarına maruz kalma endişesi de bireyi başarıdan kaçmaya itebilmektedir.

Peki, bu durumla nasıl baş edilir? Birey, öncelikle kendine sabotaj yaptığını fark etmelidir. Korkusunun gerçekliğini ve hedeflerinin inandırıcılığını düşünüp muhakeme yapması, farkındalık boyutunun ilerleyen aşamalarıdır. Bireyin sosyal destek kaynaklarından yardım alması, psikolojik dayanıklılığını artırması ve kendine uygun hedefleri seçerek bu doğrultuda ilerlemesi de baş etmesine yardımcı olacaktır.

Son söz olarak, başarı korkusunun da başarısızlık korkusu kadar normal ve günlük yaşamda karşılaşılabilecek bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Birey, yaşam enerjisini başarıdan kaçınmak yerine kaygılarla mücadele etmeye yöneltirse yaşamdan daha fazla doyum sağlayabilir.

            KAYNAKÇA

Horner, M. S. (1972). Toward an Understanding of Achievement Related Conflicts in Women. Journal of Social issues, 28(2), 157-175.

Tılfarlıoğlu, F. Y. ve Ekler, T. (2019). Başarı Korkusu ve Reddedilme Hassasiyetinin İngilizce Öğretimi Üzerine Etkisi. Academy Journal of Educational Sciences3(1), 28-41.

GÖRSEL KAYNAKÇA

Görsel 1: https://www.designweek.co.uk/issues/11-17-may-2020/designers-criticism/

Görsel 2: https://sloanreview.mit.edu/article/how-to-inadvertently-sabotage-your-organization/

Ebrar ALBAYRAK

Aday Psikolojik Danışman  / Necmettin Erbakan Üniversitesi

 

 

Bugüne Kadar Toplam 169 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme