Yükleniyor..
Uncategorized

Kültürel Psikolojiyi Çoklu Açıdan Ele Almak

Kültürel Psikolojiyi Çoklu Açıdan Ele Almak

Kültürel/Kültürlerarası psikoloji yazı dizimizdeki son yazıda kültürler arası ilişkiler, kültürler arası iletişim ve eğitim ile kültürel/kültürler arası psikolojide güncel durum başlıklarından özet bilgiler verilecek.

Kültürlerarası ilişkiler

Bu başlık altında ‘‘çok kültürlülük’’ ‘‘çoğul toplumda ortak bir çatı altında birlikte yaşama anlamına gelen bir dengeyi bildirir.’’ Çok kültürlülük, pek çok etnik kökenin bir arada bulunması ile birlikte; kilit rol oynayan özellikleri kapsayan bir çerçeveye sahiptir. Berry (1984) tarafından yapılan çalışma Kanada çok kültürlülük politikasını anlayabilmek ve eleştirebilmek için psikolojik temel sağlamayı amaçlamıştır. En çok göç alan diğer ülkeler gibi Kanada’da da, erken dönem politikaları ‘‘kültürleri tek potada eritme’’ arayışı içerisinde asimilasyonu desteklemişlerdir. Ancak bu bakış açısı yavaş yavaş değişmekte ve yerini asimilasyonun dünyanın hemen hemen hiçbir yerinde işe yaramadığı dolayısıyla genel politika olarak uygulanamaz olduğu görüşüne bırakmaktadır (Akt. Pınar-Tosun, 2015).

Kültürlerarası iletişim ve eğitim

İletişimin sözlü ya da sözlü olmayan türleri kültürler arası iletişimde rol oynamaktadır. Örneğin, Pika, Nikolada ve Marentette (2009) batılı üç grubun (İngilizler, Fransız kökenli Kanadalılar ve Almanlar) sayıları göstermek amacıyla parmak işaretlerini nasıl kullandıklarını araştırmışlardır. Gözlenen en önemli farklılık, (1) sayısını göstermek için Alman katılımcıların baş parmaklarını, Kanadalıların ise işaret parmaklarını kullanmalarıdır (Akt. Pınar-Tosun, 2015).

Kültürlerarası iletişim problemlerinin kaynaklarını ele alan literatür, problemlerin pek çoğunun geleneklerdeki ve anlamdaki duruma özgü farklılıklardan kaynaklandığını göstermektedir. Sosyal kural ve geleneklere yabancılık şüphesiz cehalet ve uygunsuzluk ortaya çıkarır. Bariz yanlış anlamaların çoğu, bir yabancının günlük yaşam içerisindeki sosyal durumları yanlış yorumlaması ya da durumun farkında olmaması sonucunda ortaya çıktığı görülmektedir. Triandis (1975) akşam yemeğine birini davet eden ve davet ettiği kişiye ‘‘ne zaman’’ isterseniz buyurun diyen bir Yunanlı köylüyü örnek olarak vermiştir. Bir Amerikalı için bu davet edilmeme anlamına gelmektedir; yani zamanın belirsiz olması bu daveti uygunsuz hale getirmektedir. Oysa Yunanlı köylü tam olarak misafir ne zaman isterse onu o zaman ağırlayabileceğini anlatmaktadır (Akt. Pınar-Tosun, 2015). Kültürler arası iletişim kapsamında ele alınabilecek bir başka durum ise misafirlerdir. Yaşadıkları ülkeden bir başka ülkeye geçici olarak giden kişiler, gittikleri ülkenin kültürel özelliklerine yakın olma durumuna da bağlı olarak bir uyum/uyumsuzluk süreci geçirirler. Misafirler, bu sürecin beraberinde getirdiği kaygı, depresyon, umutsuzluk vb. durumu ile başa çıkmak durumunda kalırlar. Misafir olarak yaşadıkları ülkenin kültürel özelliklerini tanıyıp yerel halkla iletişim kurmalarıyla birlikte uyumsuzlukların etkisi azalmaya başlanır. Karşılaşılan problemler karşısında gösterilen tepkiler bireyden bireye değişkenlik gösterebilir. Misafirler ile ilgili durumla yakından ilişkili olan ve bu alt başlık altında ele alınabilecek son kavram kültürler arası eğitimdir. Misafirlerin ev sahibi ülkelerde daha işlevsel hareket etmelerini sağlamak amacıyla kendilerine eğitim verilebilir. Eğitim, kültürel farklılıklar, kültürel benzerlikler ve kültürler arası duyarlılık gibi başlıkları içerebilir. Alınacak eğitim, bireyin ev sahibi ülkede yaşayabileceği muhtemel sorunları azaltabilir ya da sorunların birey üzerinde yol açabileceği etkileri aza indirgeyebilir.

Kültürel/Kültürlerarası Psikolojide Güncel Durum

Kültürlerarası psikoloji, esasında disiplinler arası niteliğe sahiptir. Sadece psikolojiden ibaret olmayıp; sosyal, biyolojik ve ekolojik bilimlere de dayanır (Antropoloji, sosyoloji gibi). Kültürel/Kültürlerarası psikoloji bugün sadece kültürel farklılıklara odaklanmayıp kültürel benzerliklere, kültürel değişime (göçmen ve sığınmacı hareketlerine, ekonomik ve politik eşitsizliklere ve de psikolojik ve fiziksel problemlerin etkilerine) de bakar. Kültürel/Kültürlerarası psikoloji, bunların da incelenmesi gereken önemli başlıklar olduğu bilinciyle hareket eder.  Kültürlerarası psikoloji alanının verdiği sözleri yerine getirebilmesi için şu üç temel değişim gerekmektedir: belirli konularda ısrarlı ve iş birlikli bir çalışmanın gelişmesi, bu girişimde bütün toplumlardaki psikologlarla iş birliğine gidilmesi ve de kültürün gerçekten de insan davranışına en önemli katkıları sağlayan unsurlardan biri olduğu görüşünü kabul ettirmesi gerekmektedir.

Kaynakça:

Berry, J. W., Poortinga, Y. H., Breugelmans, S. M., Chasiotis, A., & Sam, D. L. (2015). Kültürlerarası psikoloji: Araştırma ve uygulamalar. (Çev. ed.: Leman Pınar Tosun). Ankara: Nobel.

Mücahit AKKAYA

Psikolojik Danışman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir