Aşırı Seven Kadınlar – Kitap İncelemesi

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Yazarın Adı: Robin Norwood

Çevirmenler: Pınar Turanlı/ Begüm Berkman

Yayınevi: Epsilon

Yeri ve Tarihi: 2005, İstanbul

Sayfa Sayısı: 325

Aile, çocuk ve ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış olan terapist Nobin Norwood, birkaç yıl alkol ve madde bağımlılarına danışmanlık yaptıktan sonra “aşırı sevme” olgusuna yoğunlaşmıştır. Bağımlılar ve aileleriyle yaptığı yüzlerce görüşmenin sonunda aşırı seven kadınların birçoğunun bağımlılık öyküsünün yer aldığı ailelerden geldiğini keşfetmiş ve bu kadınlar sayesinde çocukluk deneyimlerinin, yetişkinlikte insanlarla ilişki kurma kalıplarını ne kadar etkilediğini anlamıştır. Bunun üzerine yazmış olduğu “Aşırı Seven Kadınlar” kitabında olumsuz çocukluk deneyimlerinin mevcut ilişkilerini olumsuz etkileyen kadın danışanlarıyla gerçekleştirdiği seansları ve aşırı sevmenin altında yatan olumsuz deneyimleri okuyucularıyla paylaşmıştır.

Kitabın ilk bölümünde hukuk fakültesinde okuyan Jill’ in dans etmeye gittikleri bir mekanda tanıştığı Randy ile yaşadığı olumsuz ilişki deneyiminden söz edilmektedir. Erkekler tarafından sevilmek için onlara yer türlü toleransı tanımaya hazır olan Jill, terapinin ilk seansında geliş amacından “terapiste gelmemin sebebi mutsuz olmam. Elbette erkekler yüzünden mutsuzum. Daha doğrusu kendim ve erkekler… hep yanlış bir şeyler yapıp onları kendimden uzaklaştırıyorum. Her şey güzel başlıyor ama beni tanıdıklarında her şey bozuluyor. Babam da beni sevmezdi. Benim sorunum ne? Neden bana böyle davranıyorlar?” şeklinde ifade etmektedir.  Jill hayatına giren erkekler ve babası onu sevmiyorsa bunun kendisinin yaptığı ya da yapmayı beceremediği bir şeyden kaynakladığını düşünmektedir. Olumsuz deneyimleri anne ve babasıyla çocuk yaşlarda kurduğu ilişkiler ile başlamaktadır. 1970’li yıllarda John Bowlby tarafından geliştirilen bağlanma kuramında ebeveyn ile çocuk arasında oluşabilecek dört farklı bağlanma stilinin varlığından bahsedilmektedir ve bu bağlanma stillerinin bireyin yetişkinlik döneminde dünyaya ve ilişkilerine karşı bakış açısını etkilediğini belirtilmiştir. Jill’in hikayesinde kaygılı bağlanma durumu karşımıza çıkmaktadır. Terapist Nobin Norwood, Jill’in durumundan yola çıkarak okuyucularına bu olumsuz ilişki deneyimlerinin altında yatan sebepten bahsederek farkındalık yaratmayı hedeflemektedir. Bir ailede, aile fertlerini bireysel olarak etkileyen şeylerden bahsedilmiyorsa yani bu konuların tartışılması açıkça ya da üstü kapalı bir şekilde yasaksa kişi kendi algı ve duygularına güvenmemeyi öğrenir. Ailenin inkar ettiği gerçekliği kişi de inkara başlar. Bu da insanlarla ve durumlarla bağ kurmamızı sağlayan yaşamsal araçları geliştirmeye engel olur. Bu kişiler birinin veya bir şeyin iyi olup olmadığını ayırt edemezler. Başka insanların tehlikeli ya da sağlıksız olarak gördüğü kişiler bu bireyleri onlardan uzaklaştırmaz çünkü birey olayları gerçekçi ve kendini koruyacak şekilde değerlendiremez, duygularının yol göstericiliğine güvenemez. Birini aşırı sevmenin altında yatan temel nedenlerinden biri budur. Bundan yola çıkarak Norwood bir kişiye veya maddeye karşı bağımlılık geliştiren -aşırı seven kişilerin- genel özelliklerini incelemiştir. Duygusal ihtiyaçların karşılanmadığı işlevsiz bir aileden gelen, bakım ve ihtiyaçları doğrudan karşılanmayan, duygusal acıya bağımlı olan ve düşük öz güvene sahip insanların bu durumlara daha yatkın olduklarını görmüştür. Nedenlerin birçoğunda aile faktörünün ön planda olduğu belirtilmiştir. Bu konuyla ilgili kitabın ikinci bölümünde Melanie’yi görüyoruz. Melanie bir türlü kopamadığı Sean’dan bahsederken “Nasıl çocukluğumda babamın eve dönmesini beklediysem şimdi de Sean’ın dönmesini bekliyorum.” ifadelerini kullanmıştır. Çocukluk döneminde yaşanılan anne -baba- çocuk ilişkisi hayatın diğer dönemlerinde, bütün kararlar ve ilişkilerde etkili olmaktadır. Yetişkinlikte, büyürken üstlendiğimiz rolleri yeniden oynamamızı sağlayan insanlar seçmekteyiz. Bu konuyla ilgili Kurt Lewin Alan Kuramında bitirilmemiş işler olgusundan bahsetmiş ve insanların eksik olan şeyleri tamamlama eğiliminde olduklarını dile getirmiştir. Büyürken yarım kalmış duygu, düşünce ve rollerimizi yetişkinlik döneminde tamamlama ihtiyacı hissetmemiz bu durumdan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla kötü aile deneyimleri kötü ve bağımlı ilişkiler kurmaya yol açmaktadır. Norwood terapi süresi boyunca Melanie ve tüm danışanlarda bu farkındalığı kazandırılmaya çalışmıştır.

Kitaba ilişkin izlenimlerim

New york times çok satanlar listesinde yerini alan Aşırı Seven Kadınlar, uzman terapist Norwood’ın akıcı anlatımıyla bir çırpıda bitiyor. Yazar çok akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış. Ayrıca bu kitabın öğretici bir yönü de bulunmaktadır. Yazarın kitabı yazmasındaki temel amaç, sağlıksız giden ilişkilerin farkına varılması ve bu ilişki kalıplarını sürdürmeye devam etmemek için yapılabilecekleri okuyuculara anlatmaktır. Bu sebepten dolayı kitabın onuncu bölümü “iyileşmeye giden yol” olarak belirlenmiş ve bu bölümde terapistten tavsiyelere yer verilmiş.

“Sizi sağlıksız ilişki kalıplarını sürdürmeye yönelten nedir?” bu soruyu kendinize sıklıkla soruyorsanız bu kitap birçok anlamda bu soruya yanıt ve çözüm niteliğinde olabilir. İlişkiler konusunda sağlıksız durumlar yaşayan herkese tavsiye edebilecek bir kitap. Sevilip, sevdiğiniz sağlıklı ilişkiler içerisinde olmanız dileğiyle…

İlknur Ecem Baykut

Uzm. Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 194 Görüntülenme, (Bugün) 4 Görüntülenme