Toprak Gibidir Çocuk

Toplumun en küçük yapı birimi olan ailenin, birleştirici ve bütünsel iki gücü kuşkusuz anne ve babalardır. Aile toplumun mikro biçimidir. Makro düzeyde dünya toplumların mikro düzeyde aile ile temsili sağlanabilmektedir. Bu temsil eşlerin evliliği ile başlar ve sürdürülür. Anne-babalar olarak yaşamı nasıl daha anlaşılır, coşkulu, tutkulu ve yaşanabilir hale getirebiliriz? Sıklıkla düşündüğümüz bir soru olmalı diye düşünüyorum. Toplumsal yaşamın devamı ve fikirsel olarak ilerleyebilmesi için anne-babaları önemli görevler beklemektedir. Anne-babaların toplumsal, kültürel ve psikolojik etkileri tarihsel seyir içerisinde çarpıcı bir şekilde görülebilmektedir. Bu etkiler anne-baba tutumlarının çocuklar üzerindeki etkisi sonucu aileye oradan da topluma yansımaktadır.
Anne-babalar kendinden sonraki kuşaklarla nasıl iletişim kurmaları gerektiğinin bilinciyle hareket edebilmelidirler. Anne-babaların çocuklara ola davranış biçimi, çocuğa yaklaşım tarzları ve iletişim örüntüsü çocuğunun davranış dünyasının şekillenmesinde önemli bir etkide bulunur. Sevgisiz, reddeden, ihmalkâr bir aile ortamında büyütülen çocuklar toplumun yapısında sorunlara yol açabilmektedir. Bu tür anne-baba tutumlarına sahip ailelerde büyüyen çocuklar toplum yaşamında yer edinmek ve toplumla bir olmak yerine yaşamdan kopuk bir yaşamı tercih edebilirler. Bu çocukların yapıcılığı ve yaratıcılığı olumsuz anne-baba tutumundan dolayı zedelenebilmektedir.
Diğer bir yandan aile içerisinde çocuklarına karşı demokratik, çocuğunu kabul eden bir tutuma sahip anne-babaların toplum yaşamına kazandırdıkları bireyler toplumsal dönüşüme önemli katkılar yapabileceklerdir. Bunun yanın da çocuğun her dediğini yapan ve nerede durulmasını bilmeyen bir tutumda olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Çocuğun kabul edildiği tutumun hâkim olduğu aile ortamlarında çocuklar ne yapması gerektiğini bilir. Anne-babalarda nerde dur demeleri gerektiğinin bilinciyle hareket ederler.
Toplumun temeli ailede atıldığı için aile içindeki bireylerin birbirleri ile olan ilişkisi ve değer verme koşulları onların tutumlarını önemli ölçüde şekillendirecek ve bu şekillenme topluma da yansıyacaktır. Anne-babaların bu konudaki duyarlılığı, bilgisi ve sorumluluk bilinci yaşamı daha yaşanabilir bir alana doğru taşıyacaktır.
Sonuç olarak toplumların inşasında anne-babalara önemli sorumluluklar düşmektedir. Anne-babalar sadece çocukları ile geleceğin toplumunu da yetiştiriyorlar. Bu bilinçle hareket eden anne-babalar gelecek yaşamlar için sorumluluklarını yerine getirmiş olacaklardır. Yaşamlarında ortak bir anlayış hâkim olan, birey olarak kendileri ile bütünleşebilen, farklı olmayı zenginlik olarak görebilen ve kabul edici tutumun başrolde olduğu bir aile ortamı doyumu artıracak ve gözleri yaşamın güzelliklerinde gezdirebilecektir. Daha yaşanabilir bir dünya için daha fazla bilinç ve toplumla bütün bireyler içinde sorumluluk sahibi anne babalara olan ihtiyacımız her zamankinden daha fazladır. Unutmayın çocuklarınız toprak gibidir hangi tohumu verirseniz onu size geri verirler.

MUHAMMED ÖZKAN
PSİKOLOJİK DANIŞMAN

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir