Taste Of Cherry-Kirazın Tadı

Yönetmen: Abbas Kiyarüstemi

Senarist: Abbas Kiyarüstemi

Yapımcı: Abbas Kiyarüstemi

Oyuncular: Hümayun Erşadi, Abdülrahman Bakiri, Afşin Hurşid Bahtiyari, Sefer Ali Muradi

Türü: Dram

Yapım yılı: 1997,İran

Süre: 95 dk

Imdb: 7,7/10

 

Filmin Yorumlanması

Film, Badii Bey’in arabasıyla Tahran sokaklarında dolaşmasıyla başlar. Badii Bey, intihar etmeyi düşünmektedir. Evinden uyku hapı içerek çıkacak ve önceden hazırladığı çukurun içine gelip yatacaktır. İstediği şey ise eğer öldüyse onun üstüne toprak atacak biri, ölmediyse onu çukurdan kurtaracak biridir. Yapmayı kabul eden kişiye 200 bin tuman verecektir. Badii Bey’in hesabıyla 20 kürek toprak onun üstüne örtmeye yetecektir. Her kürek 10 bin tuman değerindedir.

İlk olarak arabasına Kürt bir askeri alır. Askere durumu anlatır ama asker başını belaya sokmak istemediğini dile getirir. Birinin üzerine öylece toprak atamayacağını söyler. Badii Bey, askerin öncesinde çiftçilik yaptığını bildiği için onu şöyle ikna etmeye çalışır:

“Çiftçilik yapacağını düşün, ben ağacın dibine saçacağın gübreyim.”

Asker yine de ikna olmaz ve arabadan inip uzaklaşır.

İkinci olarak arabasına ilahiyatçı birini alır. Badii Bey bu hayattan kurtulması gerektiğini, daha fazla devam edemeyeceğini ona anlatır. İlahiyatçı intiharın doğru olmadığını, hadislerin ve Kuran’ın insanın kendini öldürmemesi üzerinde durduğunu, Allah’ın vücudu insana emanet ettiğini ve insanın vücuduna zarar vermesinin doğru olmadığını dile getirir. Badii Bey öğüde ihtiyacı olmadığını, ihtiyacı olsaydı daha deneyimli birine yöneleceğini söyler. İntiharın günah olduğunu bildiğini söyler ve en çarpıcı cümlelerinden birini kurar.

“Mutsuz olmak da büyük bir günahtır. Mutsuzken başkalarını incitirsiniz. Bu günah değil midir?”

İlahiyatçı da bunu yapamayacağını, Kuran’a uygun olmadığını söyleyip arabadan iner.

Üçüncü olarak arabasına hasta çocuğunu iyileştirebilmek için para kazanmaya uğraşan bir Türk olan Bagheri Bey’i alır. Bagheri Bey sorunun ne olduğunu bilmeden Badii Bey’e yardım etmeyi kabul eder ve sorun ne olursa olsun her sorunun bir çözümünün olduğunu söyler.

Bagheri Bey, Badii Bey’in kendinin bildiği bir yoldan yola devam etmesini ister. Bagheri Bey bir fıkra anlatmaya başlar. Bir Türk doktora gitmeye karar verir. Ona der ki: “Doktor Bey, vücuduma parmağımla dokunduğumda acıyor, başıma dokunsam acıyor, bacaklarıma dokunsam acıyor, karnıma, elime dokunsam acıyor.” Doktor onu muayene eder ve der ki: “Vücudun sağlam ama parmağın kırık.” Bagheri Bey’in çarpıcı repliklerden biri şudur:

“Muhterem beyim, hasta olan sizin düşünceleriniz. Sizde bir sorun yok. Bakış açınızı değiştirin. Bakış açınızı değiştirmelisiniz ki dünyanız değişsin.”

Bagheri Bey tüm yolculuk boyunca sürekli konuşur, Badii Bey konuşmadıkça o daha fazla konuşur ve yol gittikçe değişmeye kayalıkların yerini ağaçlar almaya başlamıştır. Buradan şunu anlayabiliriz ki, ilk iki yolcu arabadayken yollar sarp ve kayalıktı, Bagheri Bey ile yapılan yolculuk sırasında Badii Bey’in düşüncelerinde olan değişim bize metaforik olarak aktarılmaktadır.

Bagheri Bey ile şafak vakti görüşmek üzere ayrılırlar. Badii Bey bir süre sonra Bagheri Bey’i bıraktığı yere döner ve ona iki tane taş atmasını ve omuzlarını sarsmasını ister, yaşayabilme ihtimalini göz önünde bulundurur. Badii Bey üstüne topak atılmasını istememektedir artık. O, çukurdan onu kurtaracak, çekip alacak birini, onu uyandıracak birini beklemektedir. Bagheri Bey anlattıklarıyla Badii Bey’in düşüncelerini biraz olsun değiştirebilmeyi başarmıştır. Badii Bey’in gün batımını izlemesi düşünceleri ile yaptıklarının çelişkisini bize yansıtmaktadır. Yaşamaya devam edip etmeyeceği Badii Bey’e bırakılmıştır. Şafak vakti hazırlanıp çukura yatar ve film burada sona erer. Filmin sonu seyircinin hayal dünyasına bırakılmıştır.

Film gün batımından keyif alan birinin hayatla ölüm arasında gidip gelmelerini, intiharın eşiğine sürüklenişini ve karşısına çıkan bireyler tarafından nasıl etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bir dut ile hayatın değişebildiğini ve tekrardan yaşama sevinciyle hayata tutunmayı en iyi şekliyle görürüz. İnsanın yaşamını devam ettirme çabasını, umudu, her doğan günün güzel olduğunu, yaşamaya değer şeylerin olduğunu hatırlatıcı bir filmdir.

Her sahnesinden büyük keyif alacaksınız. Muhteşem görüntüleriyle sizi başka dünyalara götürecek. İyi seyirler diliyorum.

HAZIRLAYAN:

Özlem TEKİN

Psikolojik Danışman

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir