Shine

Filmin Adı: Shine

Yönetmen: Scott Hicks

Oyuncular:  Geoffrey Rush, Armin Mueller-Stahl

Tarih: 1996

Yapım: Avustralya

Filmin Konusu

            Musevi bir ailenin çocuğu olan David Helfgott büyük bir müzik dehasıdır.  Katıldığı yarışmalarda büyük başarılar elde etmesine rağmen babasının tutumu onun gelişmesine engel olmaktadır. Müziğe olan tutkusu üstün gelen David hayallerinin peşinden gider. Avustralyalı piyanist David Helfgoth’un hayatını anlatan bu film sayesinde Geoffrey Rush en iyi erkek oyuncu oscarını almaya hak kazanmıştır.

Psikolojik Açıdan Değerlendirilmesi

David Helfgott: Küçüklüğünden beri müziğe ilgisi ve yeteneği olan David piyano çalmaktadır. Bir kere dinleyerek o parçayı çalabilecek kadar iyidir. Babasının baskıcı tutumu yüzünden kendini yetersiz hisseden bir çocuktur. Peter(David’in babası)’ın dominant yapısı, ergenlik döneminde olan David’in altını ıslatmasına sebep olur. Babasına karşı çıktığında dayak yemektedir. Bu durum David’in gelişimine negatif etki yapar. Tek başına karar veremeyen, konuşamayan biri haline gelir.

Peter: David’in babasıdır. Ailenin reisi konumundadır. Özellikle David üzerinde büyük bir baskısı vardır. Bu sağlıksız baba-oğul ilişkisinin temeli Peter’ın babasına dayanmaktadır. Müzikle arası iyi olan Peter, babasından hiç destek görmemiştir. En büyük isteği keman çalmayı öğrenmek olan küçük Peter biriktirdiği parayla kendisine bir keman almış ama babası onu kırmıştır. Bu hikayeyi filmin birkaç yerinde ardından gelen şu cümle ile duyuyoruz: ‘Sen çok şanslı bir çocuksun David.’. Küçüklüğünde yaşadığı bu başarısızlık hissini David’e yaşatmamaya çalışmaktadır. Amacı oğlunun güçlü ve başarılı olmasıdır.

 

Babasının, başarısızlıkları hayal kırıklığı olarak görmesi David’in kişiliğinin oluşmaya başladığı dönemde özgüvensiz olmasına sebep olmuştur. Kendisini babasından ayrıştıramamıştır. Ancak David hayatının fırsatı için babasına karşı gelmek zorunda kalır. Dünyanın en zor parçalarından biri olan Rahmaninoff’un 3. senfonisini çalmak için canını dişine takar. Çok uzun zaman bu parça üzerinde çalışır ve emeklerini sergileyeceği akşam gelir çatar. Alkış eşliğinde parçaya başlar. Parça öylesine zordur ki ter içinde kalır. Parçanın bitmesi ile David yere yığılır ve ağır bir nöbet geçirir. Artık akıl sağlığı yerinde olmayan başarılı ve ünlü bir piyanisttir. Geçirdiği nöbet sonrasında davranış bozukluğu oluşmuştur. Bu parçanın zorluğunun yarattığı stres ve kendini babasına kanıtlama çabası akıl sağlığının bozulmasına neden olmuştur. Babasının despotluğu ile bir yere kadar gelen David, ona karşı gelerek kozasından çıkmaya çalışır. Hayatının her alanında bir parça babasının eseri olsa da tüm bu başarıları babasına rağmen kazanmıştır.

Ünlü bir piyanistin hayatını ve babasıyla olan ilişkisini başka durumlara uyarlayabiliriz. Ailelerin başarı odaklı yaşantılarının çocuklarının hayatlarına, ideallerine mal olduğunu unutmamalıyız.

Ayşe Çokyavaş

Yeditepe Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir