Sevme Sanatı- Erich Fromm


Kitabın Adı : Sevme Sanatı

Yazarın Adı : Erich FROMM Çev. Yurdanur SALMAN

Yayın Yeri /Yayıncı : İstanbul / Payel Yayınevi

Yayınlanma Tarihi : Şubat 1995

Baskı Sayısı : 10.Basım

Sayfa Sayısı : 125

 

 

Sevmek bir sanat ise bizler sevginin sanatsallığını nerede ve ne zaman kaybediyoruz? Ya da sanat ve sevgi kavramlarının gerçekten ne anlama geldiğini biliyor muyuz yoksa sorulduğu zaman basit bir şekilde tanımlayıp geçiyor muyuz? Yazar kitapta bu soruların cevabını verip amacını bu cümlelerle açıklamıştır. Sevme sanatı kitapta tıpkı diğer sanatlar gibi; sevgi kuramı ve sevginin uygulanması şeklinde ayrılarak aslında sanatın derin bir tanımına gidilmiştir. Zira ilk başta anlaşılması gereken de budur.

Şu ifade aslında çok ürperticidir; “insan kesin olan bir durumdan, kesin olmayan bir duruma atılmıştır ve burada kesin olan tek şey ölümdür”. Bu belirsizliklerden doğan çaresizlik duygusu insan hayatını çıkılmaz bir hale getirir. Çaresizlik ise yalnızlık hissinden doğar. Doğayı aşan insan artık o dünyaya ait değildir ve kendisini yalnız hisseder. tek başına mücadele edemeyecektir .Bu yüzden bu histen kurtulmanın yollarını aramaya koyulur. Bunların hepsini benim için somutlaştıran örnek ise kitaptaki verilen dini törenler örneğidir. Bunların hepsinin gelip geçiciliği, yalnızlıktan kurtuluşun sevmekte yattığı ve asıl doyumu bunun sağladığı geçişinin yapıldığı anda ise kuramın temelleri olan özgürlükten kaçışın ve sevginin ne kadar girift olduğunu çok daha iyi anladım. Kitaptaki şu alıntı ise bunu destekler nitelikteydi; “sevgi, özgürlüğün çocuğudur”. Sevmek için gerekli olan ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgi edinme dörtlüsünün bana sorgulattığı şey ise; sevgi sadece hayatımızdaki özel insanlara yüklenen bir anlam değilse o zaman gerek inanç noktasında gerekse toplumsallık noktasında yani diğer insanlara karşı sadece seviyorum demek inandırıcılığını yitiriyorsa ne kadar ilgi duyuyorum, bunun sorumluluğunu alabiliyor muyum, ne ölçüde saygı duyuyorum ve bilgim var ?erich fromm SEVME SANATI ile ilgili görsel sonucu

Kitapta dikkat çeken bir diğer konu sevgi nesneleri kısmındaki ‘Kendini sevme’ konusudur. Kendini seven insan erdemli bir birey değildir, aksine diğer insanları sevmez ve küçük görür. Bu düşüncenin karşısındaki görüş ise kendini sevmeyen insan diğer hiçbir şeyi yeteri kadar sevemez ya da bu durum tam tersidir. Dış dünyaya olan ilgimin, sorumluluğumun, saygımın, bilgimin başladığı noktada bunların hepsini kendime de yöneltmiş olmam gerekir. Ama bu konuda o kadar kalıplaşmış düşüncelerimiz var ki bunun bilincinde olunsa bile kendini seven insanla ilgili düşünceler, yıkılması zor yargılar ve genişletilmesi zor pencerelerdir. Köklü bir değişime gidilmedikçe belki de bencillikle karıştırılmaya mahkumdur.

Gitgide anamalcılığa dönen ve daha da dönecek olan yaşam şeklinde bu sevginin uygulama kısmı açıkçası çok ta ümit vaat etmiyor. Hepimizin isteyelim veya istemeyelim onaylayalım veya onaylamayalım her şeyin alış-veriş mantığına bürünmesine göz yumuyor ve buna ayak uyduruyoruz. Yaptığımız her şeyin bir karşılığı olmalı ve bu karşılığı almalıyım mantığından sıyrılamıyoruz. Dolayısıyla diğer her şey de olduğu gibi sevgiden de karşılığında beklediğimiz bir şeyler mutlaka oluyor. en doğru yoldan sevgiye sevgi ya da kabul görme şeklinde bir karşılık bekliyoruz. O zaman yalnızlığı sevgiyle gideremiyoruz, kitabın ilk kısımlarında bahsedilen yalnızlığı sadece aştığımızı sandığımız geçici şeylere yöneliyoruz yani özgürlüğümüzden kaçıyoruz.

Son olarak kitabın yapısından söz edilecek olursa, kitap kuramsal bir dile sahip olup kendini okutturan merak uyandıran bir yapıya sahiptir. Şüphesiz Erich Fromm’un alanımıza kuramı çerçevesinde katmış olduğu eserlerinden bir tanesi olup amacına hizmet etmektedir.

HAZIRLAYAN:

Şule KENANLAR
İstanbul Aydın Üniversitesi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir