YARDIM ETME DAVRANIŞI

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

İşe geç kaldığınız bir gündü. Alelacele evden çıktınız ve otobüs durağına yöneldiniz. Aklınızda patronunuza söyleyeceğiniz bahaneler varken bir yandan da iş yerine ulaşabilmek için geçecek süreyi hesaplıyorsunuz. Şehrin meydanına geldiğinizde durağın çok kalabalık olduğunu fark ettiniz. Otobüsün gelmesine yaklaşık beş dakika var. Bu sırada gözünüz, caddenin karşısında sendeleyerek yürüyen bir kadına takıldı. Kadın biraz sonra yere düştü ve hareketsiz bir şekilde yerde kaldı. Kadının yanından geçip giden insanlar hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar veya görmüyorlar bile. İşinize daha da geç kalma ihtimalinize rağmen caddenin karşısına geçip o kadın için yapabilecek şeyler olup olmadığına bakar mısınız? Ya da “elbet birileri yardım eder” düşüncesiyle gelen otobüse binip işinize mi gidersiniz? Genellikle insanlar ilk seçeneğin tercih edilmesini isterler. Buna rağmen gazetelerde “Kimse Yardım Etmedi” , “Seyirci Kaldılar” gibi manşetlere rastlarız. Yani insanlar her durumda, herkese yardım etmezler. Yardım etme davranışının da yardım etmeme davranışının da altında yatan bazı dinamikler vardır. Yazımda bu dinamiklerden bahsederek yardım etme davranışını arttırmanın yolları üzerinde duracağım.

Yardım etme davranışı, diğer insanlara fayda sağlayan veya olumlu sosyal sonuçlar doğuran davranış olarak tanımlanır (Plotnik, 2009). Bu davranışın altında yatan birçok neden sıralanabilir. Aronson, Wilson ve Akert (2012) bu nedenleri üç kuramla açıklamıştır. Evrim kuramına göre yardım etme davranışı bize atalarımızdan genler yoluyla aktarılmıştır. Yani, yardım etme yatkınlığıyla dünyaya geliriz. Sosyal değiş-tokuş kuramına göre ise insanlar ödüllendirileceklerini anladıklarında veya cezadan kaçabileceklerini düşündüklerinde yardım etme davranışları artar. Son olarak empati-özgecilik hipotezi, durumu bireysel farklılıklar ve kişilik özellikleriyle açıklamıştır. Bireyin kişiliği özgeci (insanların iyi oluşlarını kendi çıkarları üzerinde tutma durumu) veya empatik özellikler barındırıyorsa duruma bağlı olmaksızın birey yardım etmeyi seçecektir. Ayrıca Cüceloğlu (2014) din ve kültürel özelliklerin de yardım edip etmeme konusunda etkili olduğunu belirtmiştir. Türk toplumunda yetişen bireyler ise genellikle yardım etmeye yatkın bireylerdir.

Yine de son zamanlarda toplumumuzda şaşırtan ve son derece üzen, ölümle veya ciddi yaralanmayla sonuçlanan yardım etmeme durumları yaşanmaktadır. Bunların önlenmesi için yardım etmeme davranışının altında yatan nedenlerin insanlar tarafından bilinmesi önemlidir. Bu konuda karşımıza özellikle bir kavram çıkar: seyirci kalma etkisi. Aronson ve ark. (2012) bu kavram üzerinde durmuşlar ve kavramı “olaya tanık olanların sayısı ne kadar fazlaysa içlerinden birinin yardım etme olasılığı da o denli düşer” şeklinde anlatmışlardır. Yani acil bir durum karşısında çevredeki insanlar ne kadar fazlaysa sorumluluk o kadar dağılacak ve yardım etme olasılığı da düşecektir. İnsanlar “nasıl olsa birisi müdahale eder” düşüncesiyle sorumluluğu kendi üzerlerine almak istemeyeceklerdir.

Olaya müdahale etmemenin sonucu olarak, belki de müdahaleyle etkisi azaltılabilecek veya önlenebilecek bir olay olumsuz bir şekilde sonuçlanacak. Bunu önlemek ve yardım etmeyi arttırmak adına bazı öneriler sunulabilir:

  • İnsanların “seyirci kalma etkisi” kavramı konusunda farkında olmalarının yardım etmeyi arttırdığı ve sorumluluğu paylaşmada yardımcı olduğu gözlenmiştir (Aronson ve ark. , 2012). Bu kavramı fark eden insanlar, üzerlerine düşen görevleri yerine getirerek seyirci kalmanın tuzağına düşmezler.
  • Empatinin yardım etme konusunda önemli bir rolü vardır. Empati kurabilen insanların yardım etmeye daha yatkın oldukları gözlenmiştir. Bu nedenle okul ve aile içerisinde empati arttıran çalışmaların gerçekleştirilmesi yardımseverliği arttırmada önemli bir rol oynayacaktır (Serpen ve Hasgül, 2015).
  • Bireyler bir konuda (mesela eğitim) gönüllü olduklarında diğer yardım edebilecekleri konulara karşı da duyarlı olmaya başlarlar. Bu nedenle belirli sivil toplum kuruluşlarında (Yeşilay, Kızılay, AÇEV gibi) görev alan bireylerin yardım sağlamada etkin rol alacağı söylenebilir.
  • Özellikle ilkyardım bilgisi acil müdahalelerde önemlidir. Bu nedenle ilkyardımın önemi fark edilmeli ve bu konuda uzman kişiler tarafından verilen kurslara, derslere katılım sağlanmalıdır.

KAYNAKÇA

Aronson, E. , Wılson, T. D. ve Akert, R. M. (2012). Sosyal psikoloji. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık.

Cüceloğlu, D. (2014). İnsan ve davranışı. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Plotnik, R. (2009). Psikolojiye giriş. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık.

Serpen, A. ve Hasgül, E. (2015). Sosyal hizmet uygulamalarında empatinin önemi ve yardım ilişkisi üzerindeki etkisi. Sosyal politika çalışmaları dergisi, 0(35).

GÖRSEL KAYNAKÇA

GÖRSEL 1: https://galeri.uludagsozluk.com/r/yard%C4%B1m-etmek-363382/

GÖRSEL 2: http://www.taima.org.tr/main/index.php/duyurular/18-dernek-duyurulari/89-yardim-kampanyasi

Şeyma KÜÇÜK

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 912 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme