UZAKTAN EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİNE YAKINDAN BAKIŞ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

2019 yılının son demleriyle birlikte kendini gösteren ve maske, sosyal mesafe, dezenfekte kavramlarıyla hayatımıza hızlı bir giriş yapan COVID-19 salgını, başta sağlık, eğitim ve ticaret sektörleri olmak üzere birçok sektörde alışagelmiş düzeni bozarak alışkanlıkları ve uygulamaları kökten denilebilecek kadar güçlü bir biçimde değiştirdi. Yalnızca sektörler bazında değil toplumsal boyutta da doğaya, kişilerarası ilişkilere ve yaşam biçimimize yansıyan etkileri ile mikrobiyolojik düzeydeki bir varlığın bu güçlü etkileri şüphesiz ki her kesimi aynı şekilde etkilemedi. Bugünkü yazımızda eğitim sektöründeki zorunlu değişikliklerin ülkemize yansımalarını ve dezavantajlı grupların bu değişiklere olan uyumunu konuşacağız.

Yüz yüze eğitimin başlarda öngörülebildiği iddia edilen fakat ilerleyen zamanlarda gördüğümüz üzere öngörülemeyen bir süreliğine rafa kalktığı bu süreçte ülkelerin çoğu eğitimin devam edebilmesi için radyo, televizyon ve internet tabanlı teknolojiler gibi farklı araçları kullanarak “yeni dünyamızdaki eğitim”in sürdürülebilir ve yaygın olarak ulaşılabilir bir yolunu bulmak için çabaladılar (UNESCO,2020). Ülkemizde eğitimin sürdürülebilmesi için geleneksel medya araçlarından olan televizyonla birlikte internet tabanlı platformların da kullanılacağı karma bir model seçildi. Bu modelde eğitime ulaşılabilirlikten kaynaklanan fırsat eşitsizliklerini asgari düzeye indirebilmek amacıyla televizyonlarda kurulan EBA TV kanalları üzerinden yayınlar yapıldı. Televizyon aracılığıyla yapılan yayınların fırsat eşitsizliğindeki makası kapatabileceğine dair iyimser bakış açısını biraz sonra konuşacağız fakat önce bu metodun dezavantajlarına bir bakalım.

A student watches his lecture from the TV within the distance education program, on 23 March 2020 in Ankara, Turkey [Volkan Furuncu/Anadolu Agency]

Ülkemizde 80’li yıllarda başlayan ve açıköğretim ders yayınları ile birlikte görmeye alışık olduğumuz televizyon aracılığıyla eğitim ve eğitsel programlar, hem ülkemiz hem de düşük ve orta gelirli diğer ülkeler için eğitimin erişilebilirliğini artırmak adına oldukça etkili olmuştur (Şahin İpek, Çetinkaya Aydın, Çelikdemir, Demirci Celep ve Sunar, 2020). İlk vakanın ülkemizde açıklandığı andan itibaren çalışmalara başlayan Milli Eğitim Bakanlığı, 23 Mart 2020 itibarı ile yayına açtığı 3 televizyon kanalı aracığıyla ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde EBA TV yayınlarına başladı. 23 Mart-19 Haziran tarihleri arasında devam eden pandemi gölgesindeki eğitim döneminde EBA TV’den 2516 saatlik ders yayını yapıldı (MEB,2020). Televizyon aracılığıyla yapılan eğitim yayınlarının dezavantajlarından biri tam da bu rakamda ortaya çıkıyor aslında. Yapılan yayınlarla ilgili birçok sayısal veri kayıt altına alınıp sunulabiliyorken yayınları izleyen öğrenci sayısının tespit edilmesi pek mümkün olmuyor. Bu yüzden EBA TV’nin verimliliği ve erişilebilirliği ile ilgili veriler net olarak verilemiyor. Yine Şahin İpek ve ark. (2020) tarafından hazırlanan rapora göre televizyon karşılıklı etkileşimin mümkün olmadığı bir medya aracı olduğundan eğitim içeriğinin öğretmenden öğrenciye aktığı tek taraflı bir öğretim sürecini doğurmuştur.

EBA TV yayınları ile birlikte halihazırda varolan içerikleriyle sınıfta ve sınıf dışında öğrencilerin faydalanabileceği materyallerin bulunduğu ve internet üzerinden erişilebilir olan EBA platformu da bu süreçte altyapı ve içerik geliştirme çalışmalarıyla güçlendirilerek yaygın kullanımı teşvik edildi. EBA, canlı sınıf uygulaması ile karşılıklı etkileşim sağlayan, öğrencilerin kendi öğretmenleriyle ders yapabilme imkanı veren bir altyapı sunması ile de avantajlı bir uzaktan eğitim platformu haline geldi. 18 milyon öğrenci için 7 gün 24 saat erişilebilir hale getirilen EBA platformu 23 Mart-19 Haziran tarihleri arasında 7.383.213 öğrenci tarafından aktif olarak kullanıldı (MEB,2020). Buraya dek oldukça avantajlı ve süreci kurtaran bir platform olarak anlattığımız EBA platformu canlı derse girmek isteyen öğrencilerin Türkiye’dek internet altyapısının ve site donanımının yetersizliği nedeniyle “çok kalabalık” uyarıları ile karşılaşmaları ve pahalı internet paketlerinin EBA’daki içeriklere erişime yetmemesi gibi konularla birçok kez gündeme geldi. Tüm bu problemlerin yanında platformun tüm çocuklar için eşit erişim sağlamaması da bir başka problem durumuydu. Özellikle özel gereksinimli öğrenciler için platforma girişteki görsel kodla başlayan zorluklar içeriklerin farklılıklar gözetmeksizin hazırlanmış olması ile daha az erişilebilir hale geldi. Mülteci çocuklar ise platforma girişte kullanabilecekleri bir TC kimlik numaraları olmaması nedeniyle içeriklere erişim sağlayamadılar (Şahin İpek ve ark., 2020). Bu eksikliklerin acil durum planı olarak kısıtlı zamanda EBA TV ve eba.gov.tr’nin hazır hale getirilmesi nedeniyle ortaya çıktığı söylenebilir. Fakat 19 Haziran’da son bulan dönem sonrasında 31 Ağustos’a dek yapılan uzaktan eğitim çalışmalarında özel gereksinimli öğrencilerin veya mülteci öğrencilerin bu ihtiyaçları ile ilgili sorunlara çözüm bulunmadığı görülmüştür.

Tablo 1: PISA 2018 Sonuçlarına Göre Türkiye’de 15 Yaşındaki Öğrencilerin Evlerinde Bulunan İmkanlar

Bulunma Oranı Soruya Yanıt Veren Öğrenci Sayısı
Çalışma Masası 89,6 6807
Kendinize ait bir oda 74,6 6798
Çalışmak için sessiz bir yer 87,0 6792
Okul çalışmaları için kullanabileceğiniz bir bilgisayar 66,7 6795
Eğitim yazılımı 45,5 6581
İnternet bağlantısı 45,5 6581
Kaynak kitaplar 88,1 6776
Televizyon (en az 1 tane) 99,2 6830
İnternet erişimi olan cep telefonu (en az 1 tane) 97,1 6783
Bilgisayar (en az 1 tane) 71,1 6815
Tablet bilgisayar (en az 1 tane) 53,7 6814

Tablo 1’ de yer alan ve yaklaşık 6800 öğrencinin evlerinde bulunan imkanlarla ilgili veriler ışığında uzaktan eğitimin erişilebilirliğinin ve verimliliğinin farklı öğrenciler için nasıl değişkenlik gösterebileceğini kestirmek güç değildir. Özellikle  internet erişimi bulunma oranının %50’nin altında olması eğitimde fırsat eşitsizliği makasının açıklığını çarpıcı bir şekilde yüzümüze vurmaktadır. Bu eşitsizliklerin giderilmesi yalnızca pandemi döneminin değil her dönemin gündemi olmalıdır. Uzaktan eğitim her birey için ülkenin her bir noktasına eşit olarak ulaştırılmalıdır. Zira uzaktan eğitim pandemi dönemine özgü bir süreç değil, eğitimin bundan sonra etkin kullanılabilir bir parçası olarak görülmekte. Herkes için eşit ve daha erişilebilir bir eğitim hayaliyle, sonraki yazılarda görüşmek üzere.

Kaynakça

Eğitim Reformu Girişimi. (2020). Eğitimin içeriği: Eğitim izleme raporu. Sabancı Üniversitesi.

Erişim adresi: http://www.meb.gov.tr/turkiye-uzaktan-egitim-istatistikleriyle-dijital-dunyanin-listelerini-zorladi/haber/21158/tr

Şahin İpek, D., Çetinkaya Aydın, G., Çelikdemir, K., Demirci Celep, N., & Sunar, S. (2020). COVID-19 sürecinde eğitim: Uzaktan öğrenme, sorunlar ve çözüm önerileri. TEDMEM.

UNESCO. (2020). National education responses to COVID-19: Summary report of UNESCO’s online survey. https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000373322/PDF/373322eng.pdf.multi

Görsel Kaynakça

https://www.dotmagazine.online/issues/socially-responsible-digitalization/doteditorial-ethical-standards-for-digital/internet-for-education

Eba Eğitim Bilişim’e Çok Kalabalık Olma Sebebiyle Girilmiyor – Şikayetvar.com

 

Sibel UYANIK

Psikolojik Danışman

 

Bugüne Kadar Toplam 426 Görüntülenme, (Bugün) 2 Görüntülenme