ŞEMALAR İLE DUYGUSAL ZEKA İLİŞKİSİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Bireylerin çocukluk dönemindeki yaşantıları yetişkinlikte olaylara bakış açılarını etkileyebilmektedir. Özellikle olumsuz yaşantılar  ileri yaşlarda bazı psikolojik problemlerin temeli olabilmektedir. Bu sebeple kişilerin sorunları incelenirken çocukluk yaşantıları, ilk anıları göz önüne alınmalıdır. Şema terapi de insanların erken dönem yaşantılarının yetişkinlikte yaşadıkları sorunlar üzerindeki etkilerini incelemektedir.

“Şema” kelimesi Yunanca kökenli olup, “karmaşık uyaran ve deneyimler kümesi içinde bir düzen yaratmaya yardımcı olan kalıp veya düzenleyici çerçeve” olarak tanımlanmaktadır (Arslan, 2019). Şemalar bebeklikten itibaren olaylarla karşılaştıkça gelişmeye başlamaktadır. Tamamen yerleştiklerinde ise değiştirmesi kolay olmayan zihinsel yapılardır.

Şemaların hepsi, tüm insanlarda mevcut olabilmekle birlikte, şiddeti ve yoğunluğu değişkenlik göstermektedir, böylece baskın olan şemalar ortaya çıkmakta ve kendini gerçekleştirmektedir (Vreeswijk, Broarsen ve Nadort, 2012; Akt., Arslan, 2019).  Aşağıdaki çizelgede ‘şema alanları’ biçiminde 18 madde, giderilmemiş duygusal açlıkların beş temel alan içerisinde gruplanmıştır. Bu bölüm beş alandan oluşmaktadır ve içerdiği şemaları listelenmiştir (Kömürcü, 2014; Akt., Erdoğdu, 2018).

Şema Alanı 1: Ayrılma ve Dışlanma/Reddedilme

  1. Terk Edilme/İstikrarsızlık
  2. Güvensizlik/Suistimal Edilme
  3. Duygusal Yoksunluk
  4. Kusurluluk/Utanç
  5. Sosyal İzolasyon/Yabancılaşma

Şema Alanı 2 : Zedelenmiş Özerklik ve Performans

  1. Bağımlılık/Yetersizlik
  2. Hastalıklar ve Zarar Görme Karşısında Dayanıksızlık
  3. Yapışıklık/Gelişmemiş Benlik
  4. Başarısızlık

Şema Alanı 3 : Zedelenmiş Sınırlar

  1. Hak Görme/Büyüklenmecilik
  2. Yetersiz Öz-denetim/Öz-disiplin

Şema Alanı 4 : Başkalarına Yönelimlilik

  1. Boyun Eğicilik
  2. Kendini Feda
  3. Onay Arayıcılık/ Tanınma Arayıcılık

Şema Alanı 5 : Aşırı Tetikte Olma ve Baskılama/Ketleme

  1. Olumsuzluk/Karamsarlık
  2. Duygusal Baskılama/Ketleme
  3. Yüksek Standartlar/Aşırı Eleştiricilik
  4. Cezalandırıcılık/Acımasızlık

Öte  yandan ilk kez Salovey ve Mayer tarafından ortaya atılan bir kavram olan duygusal zekâ  kendinin ve başkalarının duygularını anlama, duyguları düzenleme ve kullanma yeteneği olarak tanımlanmaktadır (Salovey ve Mayer, 1990; Akt., Yılmazörnek, 2019). Bireyin duygularının farkında olması ve bunları ifade edebilmesi kişilerarası ilişkilerde büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden duygusal zekanın gelişimi de geçmişten günümüze araştırmaların konusu olmuştur.

Duygusal yaşantılarını daha iyi ifade eden bireylerin duygularını daha iyi kontrol edebildikleri ve zorlandıkları duyguların üstesinden daha kolay geldikleri, ayrıca hayata karşı daha iyimser bir bakış açısına sahip oldukları bilinmektedir (Antonanzas, 2017; Schutte, Malouff ve ark., 1998; Akt., Yılmazörnek, 2019).

Yapılan bir araştırmaya göre (Yılmazörnek, 2019) duygusal yoksunluk, başarısızlık, karamsarlık, sosyal izolasyon/güvensizlik, duyguları bastırma, kusurluluk, terk edilme, tehditler karşısında dayanıksızlık, yüksek standartlar şemaları ile duygusal zeka arasında anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmamıştır. Buna karşılık onay arayıcılık, ayrıcalıklılık /yetersiz özdenetim, kendini feda, cezalandırma şemalarına takılı kalan bireylerin duygusal zeka ölçeği puan ortalamaları bu şemalara takılı kalmayan bireylerin puan ortalamasından daha yüksek bulunmuştur. Onay arayıcılık, kendini feda, cezalandırma şemalarına takılı kalan bireyler başkalarının duygularını önemseme, diğer insanlara karşı fazla duyarlı olma özellikleri gösterdikleri için duygusal zeka puanının yüksek çıkması beklenen bir durum olarak görülmüştür. Ayrıcalıklılık / yetersiz özdenetim şemasına takılı kalan bireyler kendilerini başkalarından üstün görme, sorumluluklarını üstlenmeme gibi özelliklere sahip olmalarına rağmen duygusal zeka puanının yüksek çıkması beklenmedik bir durum olarak görülmüştür.  İç içe geçme / bağımlılık şemasına takılı kalan bireylerin duygusal zeka ölçeği puan ortalamaları bu şemalara takılı kalmayan bireylerin puan ortalamasından daha düşük bulunmuştur. Bu şemaya takılı kalan bireyler güvenli bağlanmayı gerçekleştirememiş ve başka bireylere bağımlılık gösterdiğinden duygusal zeka puanının düşük çıkması beklenen bir durum olarak görülmüştür.

Bu bulgulardan hareketle uyum bozucu şemaların etkilerini azaltmak, hayata kötümser bakış açısını yok etmek için bireylerin duygusal zekalarının geliştirilebileceği söylenebilmektedir. Duygusal zekanın gelişmesi bireyin kendini daha iyi tanıması, empati becerisinin gelişmesi, öz kontrol becerisinin gelişmesi ve daha iyi kişiler arası ilişkiler ile mümkün olabilmektedir.

Kaynakça

Arslan, G. (2019). Psikoloji ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencilerinin erken dönem uyumsuz şemaları ile psikolojik kırılganlık/incinebilirlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). İstanbul Aydın Üniversitesi, İstanbul.

Erdoğdu, M. (2018). Erken dönem uyum bozucu şemalar ile sürekli öfke ve öfkenin ifade ediliş biçimi arasındaki ilişkiler (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Ankara Üniversitesi, Ankara.

Yılmazörnek, Z.E. (2019).  Erken dönem uyumsuz şemaların aleksitimi, duygusal zeka, duygusal farkındalık ve empati düzeyine etkilerinin incelenmesi (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi).  Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, İstanbul.

Görsel Kaynakça

https://sosyalmedya.co/duygusal-zeka-verimliliginizi-nasil-gelistirir/

https://www.bilgikilavuzu.com/sema-terapi-ve-sema-kimyasi-nedir/

 

Beyza ÖZESKİCİ

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 426 Görüntülenme, (Bugün) 3 Görüntülenme