PEDAGOJİK DEĞERLER SERİSİ – 7

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Pedagojik değerler serisinin geçen ay yayınlanan yazısında bireylerin üretkenliğini, topluma katkı sağlayabilmelerini ve bir arada iş yapabilme yeterliliklerini artıran değerlerden bahsetmiştik. Bu ay da bireylerin yaşamsal amaçlarını ifade eden iki önemli değerden, mutluluktan ve huzurdan; ayrıca bu amaçlara ulaşmada en etkili içsel güdüleyicilerden, hayal ve azim değerlerinden bahsedeceğiz.

Freud (2015), ‘İnsan mutlu olmak ister, bu yüzden berbat haldedir’ der. Evet, insanların bir türlü mutlu olamamasının, kendilerince berbat bir hayat sürmelerinin, gerçek mutluluğun doyumuna ulaşamamalarının tek nedeni yine kendileridir, kendilerinin bitmek tükenmek bilmeyen istekleri, arzularıdır. İnsanların her zaman kendini ulaşmak zorunda hissettikleri hedefleri, sahip olmak için gece gündüz çalıştıkları birtakım istekleri vardır. Bazılarına ulaşabilirler, bazılarını ise asla elde edemezler. Ama sonuç her ne olursa olsun mutsuz kalmaya mahkûmlardır. İzahı da şöyle ki; hedefine ulaşamayan insanın mutsuz olması zaten beklenen bir durum olabilir, ama hedefine ulaşan ve istediğini elde eden bir insanın mutsuz olmasının tek açıklaması, elde ettiği mutluluğunun doyumuna ulaşmak yerine, kendine hemen yeni hedefler koyup onlar için arayışlara girmesi, çaba göstermesi ve kendini fazlasıyla meşgul etmesidir. İşte bu yüzden de insan hep sitemli, hep hırslıdır. Hep mutluluk için çaba harcar ama elde ettiği zaman bunun farkına bile varamaz, onu değerlendiremez, doyumuna ulaşamaz. O halde şunu düşünmek lazım; “Benim asıl istediğim şey önüme koyduğum birtakım hedefler mi yoksa onlara ulaştıktan sonraki mutluluğum, huzurum mu?” Mutluluğa ulaşabilmek için yapılması gereken tek şey belki de sadece onun geldiğini fark edebilmekte ve onun değerini bilmektedir. Böyle bir durumda huzur da zaten mutluluğa paralel olarak gelişim gösterecektir.

Huzur, mutlulukla birlikte artabilir ancak mutlulukla eşdeğer değildir. Huzur mutluluğa ek olarak bir gönül ferahlığıdır, bireyin hayatına anlam katan unsurlara tutunması, varlığını bu şekilde devam ettirmesidir. Kısaca huzur bir tür aydınlanmadır ve bu yüzden mutluluk kadar kolay ulaşılabilecek bir değer değildir. Ancak huzura giden yol, şüphesiz elde ettiğimiz başarı ve mutluluğun farkındalığı ile mümkündür.  Bütün bunlara ek olarak huzur için evrensel bir tanımdan veya tek tip bir olgudan bahsetmek doğru olmaz. Herkesin nihai amacı huzurdur ancak huzurla eşleştirdiğimiz kavramlar birbirinden farklılık gösterebilmektedir. Bayraktar’a (2014) göre, hepimizin isteği farklı olsa da, aslında ulaşmak istediğimiz hep mutlak, sürekli huzurdur. Aradığımız sonsuz huzur, kimimize göre dinde, kimimize göre doğada, bilimde, büyüde, sihirde, orada, burada, içimizde, kendimizde ama bir yerlerde arar dururuz, yakınımızda ya da uzağımızda. Ama mutlaka bir yerlerde keşfedilmeyi beklemektedir. O halde mutluluğu ve kalıcı huzuru yakalamak isteyen bireylerin öncelikli olarak yapması gereken hayal kurmak ve bu hayallere ulaşmak için de her daim azimli olmaktır. Bununla birlikte bireylerin umudunu ve heyecanını hiçbir zaman yitirmemeleri gerekmektedir. Ayrıca bu huzur arayışında bireylerin öncelikle kendisine, ardından doğaya ve topluma karşı iyi niyetli bir tutum içerisinde olması, vefa değerinden taviz vermemesi de önemli bir ayrıntıdır.

Kalıcı huzuru elde etmede bahsettiğimiz bu alt değerlerin her birinin ayrı ayrı önemi büyüktür ancak ortak bir noktada buluşturmak gerekirse o da hepsinin mutluluğa ve başarıya ulaşmada birer içsel güdüleyici konumunda bulunmalarıdır. Bu içsel güdüleyiciler arasından hayal kurmanın belki de yaşamsal bir değeri vardır. Çünkü bireyler asıl mutluluğa ve huzura hayalini kurdukları şeyi gerçekleştirdiğini fark ederek ulaşır. Hayal kurmak insanoğlunun doğasında vardır. A. Maslow’un meşhur ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst basamağa ulaşabilmenin, bireyin kendini gerçekleştirebilmesinin yegâne yolu hayal kurmaktan geçer. Bu nedenle anne-babaların ve öğretmenlerin çocukları küçük yaşlardan itibaren hayal kurmaya teşvik etmesi, kurdukları hayallerini gerçekleştirebilmelerinde onlara imkân tanımaları, imkân bulunamıyorsa dahi hayallerini ket vuracak tavır ve tutumlarda bulunmamaları gerekmektedir.

Hayal kurmanın önemi çok büyük olsa da tek başına yeterli olmayacaktır. Bireyin başarı, mutluluk ve kalıcı huzura ulaşma serüveninde gösterdiği azim ve çaba da son derece önemlidir. Bu doğrultuda bireylere küçük yaşlardan itibaren, amaçlarına ulaşmada pes etmeme, daha fazla gayret gösterme ve elde ettiği başarının doyumuna ulaşabilme gibi farkındalıkların kazandırılması gerekmektedir.

Pedagojik değerler yazı dizisinin sekizinci bölümünde de huzur ve mutluluk arayışında bireylere eşlik etmesi gereken birtakım içsel güdüleyicilerden, heyecan, umut, iyi niyet ve vefa kavramlarından bahsedeceğiz.

KAYNAKÇA

  1. Freud, S. (2015). Mutlu olma ihtimalimiz (Yedinci baskı). İstanbul: Zeplin Kitap.
  2. Girgin, M. (2014). Pedagojik değerler. İçinde A. Bayraktar (Ed.), Huzur (İkinci baskı). Ankara: Vize Yayıncılık.

Görsel Kaynakça:

  1. https://cdn.media.gazeteduvar.com/2016/08/mutluluk.jpg

2.https://dusunbil.com/wp-content/uploads/2016/12/15387499_10154440777229821_969701716_o.jpg

                                                                                                                  Psikolojik Danışman

                                                                                                      Nursena ALUÇLUER

 

Bugüne Kadar Toplam 191 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme