PEDAGOJİK DEĞERLER SERİSİ – 6

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Pedagojik değerler serisinin geçen ay yayınlanan yazısında bireylerin sağlıklı bir etkileşim kurabilmeleri için gereken birtakım içsel yönelimlerden ve kişilik özelliklerinden bahsetmiştik. Bu ay da, bireylerin üretkenliğini, topluma katkı sağlayabilmelerini ve bir arada iş yapabilme yeterliliklerini artıran değerlerden bahsedeceğiz. Bu değerlerin ilki ve en önemlisi şüphesiz sorumluluk ve görev bilincidir. Sorumluluklarını sonuçlarıyla birlikte üstlenebilen ve bunu davranışlarına yansıtabilen bireylerin görev bilinci oluşmuş demektir. Bireyler kendilerine ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirken işbirliği, kuralları belirlenmiş rekabet ve disiplin değerlerinden taviz vermemekle birlikte, girişimci bir tutum sergileyerek ortaya özgün ve yaratıcı projeler koyabilmektedir. Bütün bu değerler toplumun gelişmesine ve bireylerin bir arada yaşamasına katkı sağlayan, itibar sahibi, üretken bir toplum olma yolunda önem arz eden başlıca değerlerdir.

Üretken bireyler, kendilerine, başkalarına, doğaya ve doğadaki bütün yaratılmışlara karşı birtakım sorumluluklar edinirler. Aynı zamanda bu sorumlulukları yerine getirip getirmeme konusunda görevlerinin farkında olurlar. Sorumluluk sahibi birey, özdenetim sahibi bireydir ve toplumsal rollerine hâkimdir, dolayısıyla toplumsal görevlerini zamanında yerine getirmek üzere yazılı olmayan bir sözleşmeye sadık kalarak görevlerinin bilincinde olur. Bireylerin sorumluluklarını üstlenmesi ve görev bilincine sahip olması için anne-babaların ve öğretmenlerin erken yaşlardan itibaren, çocuklara gelişim dönemleriyle uyumlu ve öz yeterliliğini zedelemeyecek düzeyde sorumluluklar vermesi önerilebilir. Örneğin; iki yaşındaki bir çocuktan oyuncaklarını toplaması, altı yaşındaki bir çocuktan kendi elbiselerini katlaması, okul dönemindeki bir çocuktan ödevini kendisinin yapması veya ergenlik dönemindeki bir çocuktan topluma, çevreye ve hayvanlara duyarlılığını geliştirecek birtakım düşünsel faaliyetlerde bulunması ya da proje üretmesi istenebilir. Bütün bu görevlendirmelerde çocukla iletişim halinde olunması gerektiği için işbirliği de önemlidir ancak sorumluluğun merkezinde çocuk bulunur. Ayrıca çocuklara bu gibi sorumluluklar yüklenirken, yazının ilerleyen kısımlarında yer alan disiplin, rekabet, girişimcilik, proje ve itibar değerleriyle ilişkisi ve uyumu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Sorumluluk sahibi olmak ve görev bilinciyle hareket etmek, başarılı ve üretken bireylerin yetişmesinde ön koşul olacağı gibi aynı zamanda üretken toplumların oluşmasında da vazgeçilmez değerlerdir. Bu doğrultuda düşünüldüğünde, toplum içerisinde, ortak yaşam alanlarını paylaşan bireyler ortak bir sorumluluk bilinci geliştirirler, ‘biz’ anlayışıyla hareket ederler ve görevlerini yerine getirirken işbirliğine dayalı bir yaklaşım sergilerler. İşbirliği ortamında çalışan bireylerin ekip ruhu gelişmiştir, birbirlerine karşı, empatik, kabullenici, anlayışlı, saygılı ve güven verici bir tutum sergilerler.  İşbirliğine yatkın bireyler yetiştirebilmek için anne-babaların çocuklarıyla ortak çalışmalarda bulunması ve özellikle de öğretmenlerin, çocukların birbirleriyle etkileşim kurarak gerçekleştirebileceği performans görevleri ve grup ödevleri vermeleri önerilebilir.

Ortak yaşam alanını kullanan ve ortak amaçlar uğrunda çalışan bireylerin üretkenliğinde, işbirliği içerisinde bulunmaları gerektiği gibi, özgün ve yaratıcı çalışmaların ortaya çıkabilmesi için rekabet unsuru da önemlidir. Belirli kurallar ve ilkeler dâhilinde oluşturulan rekabet ortamı bireylerin ve toplumların üretkenliğine katkı sağlayacaktır. Çelik’e göre (2014), rekabet ve işbirliği ayrılmaz iki unsurdur. Hem rekabet hem de işbirliği eğilimi bir bireyde aynı ölçüde mevcut olabilir. Bireylere rakip olmanın kuralları ve etik boyutu doğru öğretildiği sürece rekabet, kişiliklerine artı bir değer olarak yansıyacaktır. Bu bağlamda rekabete dayalı öğrenme ortamı düzenleme yerine, öğrenme ortamında rekabeti uygun kurallar çerçevesinde işe koşmak daha yararlı olacaktır.

İşbirliğine ve rekabete ek olarak disiplin değeri de bireylerin ve toplumların gelişmesinde etkili bir unsurdur. Oğuzkan’a göre (1981) disiplin, kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü olarak ifade edilebilir. Disiplin kavramına değer olarak bakıldığı zaman anlamı, bir kazanç uğruna çaba göstermek ve verilen görevleri amaca uygun bir şekilde sonuçlandırmaktır. Disiplin anlayışı oluşmuş bireyler yetiştirebilmenin yolu ise yine erken yaşlarda çocuklara gelişim dönemlerine uyumlu ve öz yeterliliklerini destekleyecek görevler vermek, aynı zamanda bu görevleri önceden belirlenmiş kurallar dâhilinde yürütmek gerekir. Kurallar belirlenirken çocuğun da fikirlerine başvurmak, kurallara birlikte uymak, doğru davranışları ise başlarda sürekli, daha sonra da aralıklı pekiştirmek, sağlıklı bir disiplin anlayışı için önemli detaylardır. Ayrıca bu görevler, işbirliği ve rekabet unsurlarının dengelendiği, aynı zamanda çocukların özgün ve yaratıcı fikirlerinin desteklendiği ortamlarda verilmelidir. Böylelikle bireylerin hem disiplin anlayışı oluşacak hem de girişimci bir tutum sergilemeleri sağlanacaktır.

Girişimciliğin ön koşulu yüksek bir özgüvene sahip olmaktan geçer. Özgüven sahibi olmak da daha önceden bahsetmiş olduğumuz işbirliği ve rekabet unsurlarının dengelendiği, başarma güdüsünün oluşturulduğu disiplin ortamlarında mümkündür. Böyle ortamlarda yetişen bireylerin öz güveni, aynı zamanda öz saygısı ve öz yeterliliği de yüksek olacaktır. Bu da bireylerin girişimcilik ruhunu destekleyecek dolayısıyla başarısını ve üretkenliğini artıracaktır. Psikososyal gelişim kuramına göre özellikle okulöncesi ve ilkokul dönemleri çocukların girişimcilik ve başarma güdülerinin en yoğun olduğu dönemlerdir. Bu noktada anne-babalara ve öğretmenlere düşen bazı görevler vardır. Öncelikle çocuğun başarılı olduğu durumlar pekiştirilerek başarma güdüsü artırılmalı ve desteklenmelidir. Aynı zamanda çocuğa hayatta bazen başarısızlıkların da olabileceği, ancak bunun yeni denemeler için bir engel olmaması gerektiği de belirtilmelidir. Ayrıca çocuğun zaman zaman yapmak istediği birtakım girişimlerde önüne anlamsız engeller koyarak karşı çıkmak yerine kabullenici ve destekleyici bir tutum sergilenmelidir.

Erken yaşlardan itibaren, işbirliği, rekabet ve disiplin değerlerinin dengelendiği ortamlar içerisinde girişimcilik ruhu desteklenerek yetiştirilen bireylerin ortaya koydukları özgün, yaratıcı ve somut ürünlere proje denir. Proje, başlı başına bir değer kavramıdır ve özellikle eğitim ortamında, öğrencilerin özgüveninin desteklenmesinde çok etkilidir.

Bir arada yaşayan bireylerin hem kendilerine hem de topluma karşı sorumluluk üstlenmeleri, görev bilincine sahip olmaları ve bütün bunları gerçekleştirirken işbirliği, rekabet, disiplin, girişimcilik ve proje değerlerinden taviz vermemeleri gerekir. Bütün bunları sağlayan bireyler ve toplumlar daha özgün ve üretken bir konuma ulaşacaktır ki bu konum da bireylerin, toplumların itibarını bizlere göstermektedir.  İtibar, en bilindik tanımıyla saygınlık demektir, bir toplumun itibarı, kendisine duyulan saygı ve hayranlıkla doğru orantılıdır. Kendine has değerlerinden vazgeçmeyen özgün toplumlar ve aynı zamanda yeniliğe rahatlıkla ayak uydurabilen ilerlemeci, üretken toplumlar, itibar sahibi topumlardır.

Pedagojik değerler yazı dizisinin yedinci bölümünde hayal, heyecan, iyi niyet, mutluluk, umut, vefa ve huzur değerlerinden bahsedeceğiz.

KAYNAKÇA

  1. Girgin, M. (2014). Pedagojik değerler. İçinde Ö. Çelik (Ed.), Rekabet (İkinci baskı). Ankara: Vize Yayıncılık.
  2. Oğuzkan, F. (1981). Eğitim terimleri sözlüğü (İkinci baskı). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Görsel Kaynakça:

1.http://www.bengisubalibeyoglu.com/wp-content/uploads/2017/07/sorumluluk-bilincinin-onemi.jpg

2.https://www.makercocuk.com/wp-content/uploads/2016/03/girisimci_cocuk-818×460.jpg

         Psikolojik Danışman

                                                                                                      Nursena ALUÇLUER

Bugüne Kadar Toplam 323 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme