ÖLÜMÜN İCADI: ÖTANAZİ

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Ötanazi kavramı iyi, güzel ölüm anlamında kullanılmakta olup; bir kişi veya hayvanın yaşamının dayanılmaz olması nedeni ile acısız veya az acı ile sonlandırılması halini ifade eder (Serdaroğlu, 2016). Ötanazi iki yönde sınıflandırılır: Yaşama son verme eylemi doktor tarafından tedavinin kesilmesi şeklinde gerçekleşirse ‘pasif’, doktorun öldürmeye dönük eylemi örneğin zehirli iğne vurulması gibi bir yolla gerçekleşirse ‘aktif’ ötanazi söz konusu olmaktadır (Gürcan, 2011). Ötanazi, hukukî, ahlakî ve dinî birçok açıdan tartışılan bir kavramdır. Bu kavrama ve anlattığı ölüm şekline antik Yunan ve Roma devrinden itibaren rastlamak mümkündür.

Ötanazi, etimolojik köken olarak antik Yunanca “Eue=güzel” ve “Tanasium=ölüm” köklerinden oluşmuştur. Tarihçi Suetonius (M.S. 69-130)’a göre; “İmparator Augustus, birinin çabuk ve ızdırapsız bir şekilde öldüğünü duyduğu zaman, tam bu kelimeyi kullanarak, kendisi ve ailesi adına ötanazi için dua ederdi.” (Sulu, 2017). Güzel ölüm olan ötanazi, eski çağlardan beri tartışılmaktadır. Ölümü, yasaklar ve tabularla yorumlamak yerine olgun tavırla tartışmak daha doğru olacaktır fakat kişinin ne olursa olsun kendi canına kıyması çoğunluk tarafından hoş karşılanmayan bir davranış olmuştur. Hoş karşılanmaması ölümü kabul etmemiz konusunda bizlere engel oluyor. Oysa burada vurgulanan ölüm güzellemesi değildir. Ölüm hayatın ayrılmaz parçasıdır ve onu kabul ederek yaşama devam etmek bizlere daha kaliteli yaşama fırsatı sunabilir. Aynaya baktığımızda eksiklerimizi görmek yerine bütünüyle kendimizi kabul etmemizi kolaylaştırabilir.

Pythagoras insan yaşamının ruhani yaşam olduğu, ruhun geçici bir süre bedende kaldığını söylemiştir. Tanrının var olduğunu ve insan görevinin tanrının emirlerine uymak olduğunu, bedenin öldürülmesinin ruhani yaşam dengelerini bozacağını vurgulamıştır. Bu nedenle tanrının intiharı yasakladığı görüşünü savunmuştur. Pythagoras, Mısırlılardan aldığı Ruh Göçü öğretisine göre “ruh ölümsüzdür, vücut yok olunca her defasında meydana gelen bir başka varlığa girer ve bütün varlıkları dolaşıp yeniden o zaman doğan bir insan vücuduna girer” düşüncesini benimseyerek insanın kendini öldürmesine karşı çıkmıştır. Aynı zamanda bu düşünce tek tanrılı dinler tarafından da yaşamın kutsallığı olarak savunulmuş, Tanrının işine karışılmayacağı görüşüyle ötanazi reddedilmiştir (Terzioğlu, 1994). Ruhun sonsuz olduğuna dair bu görüş ötanazinin iradesini yok saymıştır.

Diğer bir antik çağ düşünürü olan Platon, birçok yazar tarafından bedenin öldürülmesinin dini temellere dayanarak karşı çıkan filozof olarak anılır. Ona göre ruh ölümsüzdür, yaşam ölüme hazırlıktır, ruh beden içine hapsedilmiştir, ölüm ile birlikte bu ruh hapishaneden kurtulacak ve özgürlüğe kavuşacaktır (Bilgin, 2013). Platon, ötanaziden ‘akılcı intihar’ olarak bahsetmiş ve tedavisi mümkün olmayan hastalıklar için gereklilik olarak görmüştür. Bir taraftan ölümün kurallara bağlı olduğu düşüncesi nüksederken, Platon özgürlük demiştir. Yaşama mecburiyeti veya yaşamak zorunda olmak gerçekten anlaşılır olmalı mı? Yaşama hakkı hukukta var iken tam zıttı olan ölme hakkı neden sunulmuyor? İşte bu sorular antik çağlardan günümüze kadar gelmiş ve hala cevabı bulunamayan, tartışmaya açık sorulardır.

Francis Bacon, ötanazi kavramını ilk defa günümüze yakın anlamı ile kullanan İngiliz filozof ve hukukçudur. Bacon doktorun görevinin, acısına son vererek hastayı tedavi edip iyileştirmekle sınırlı olmadığını, bunu başaramadığı durumlarda ona rahat ve kolay bir ölüm sağlamasını gerektiğini savunmuştur (Özkara, 2001). Böylelikle ötanaziye karşı sempati artmaya başlamıştır. Nietsche bu sempatiyi savunarak 1889 yılında yazdığı “Moral für Arzte” (Hekimler için Ahlak) adlı yazısında; “Hasta, toplum için parazittir. Belli bir durumda, artık daha fazla yaşamak uygun değildir.” diyerek ötanazinin şart olduğunu belirtmiştir (Sulu, 2017). Bu düşüncelerin yoğunlaşması ardından Nazi Almanyası’nda birçok insanın ötanazi yapılarak zorla öldürülmesi ile insanların ötanazi konusunda olumsuz düşünmelerine neden olmuştur. Günümüzde Hollanda yasal olarak ötanaziye izin verirken diğer ülkeler bu konuda çekimser tavırlarını sürdürmektedir.

Dinlere göre ötanazi: İslamiyete baktığımızda bedenin bizlere emanet olması düşüncesinin varlığı ile ötanaziyi kesin olarak reddetmiştir. Hristiyanlık, insanın çektiği acıların onu olgunlaştırdığı düşüncesi ve Hz. İsa’nın yaşadıklarını hissetmenin verdiği gereklilik ile ötanaziyi kabul etmemiştir. Şintoizm, Budizm gibi uzak doğu dini öğretilerinde diğer dinlerden farklı olarak ızdıraplı hastalıktan kurtulmak adına ötanaziye izin verilmiştir (Sulu, 2017).

Ölme isteğine dair birçok filozof, düşünür, din adamları ve sağlık çalışanları kafa yormuşlardır. Psikolojik açıdan en önemli olan birey bu kararı alırken sağlıklı düşünme sonucu olup olmadığına bakmalıyız. Ötanazi isteyen kişinin sunduğu nedenlerin bilişsel açıdan geçerli olması önemlidir. Ahlaki açıdan bir doğru veya yanlışa varamayız o yüzden tartışılmaya devam edeceği bir gerçektir. Ötanazi olma isteğinin insanın irade özgürlüğü mü yoksa çevresinden gelen bir baskının ürünü mü olduğunun çelişki durumunu maalesef ayırt etmek zor. Tüm bunlara rağmen ölme hakkı sizce olmalı mıdır? Seneca’nın ‘Ölmeyi tercih etmek, yaşama sanatının bir seçeneğidir’ sözü seçimi bizlere bırakıyor.

Kaynakça

Bilgin, N. (2013). Euthanasia: Definition And History Of Euthanasia. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi, 3 (2), 25-31. Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/tr/pub/mutftd/issue/43164/523526

Serdaroğlu, E. (2016). Ötanazi-Ölme Hakkı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 22 (3), 463-491. Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/tr/pub/maruhad/issue/36500/333917

Sulu, M. (2017). Ötanazi Üzerine. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi,22 (1), 551-574. Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/tr/pub/maruhad/issue/27591/290686

Özkara, E. (2001). Ötanazi’de temek kavramlar ve Güncel tartışmalar. Ankara: Seçkin Yayınevi.

Terzioğlu, A. (1994).  Euthanasie (ötanazi) ve getirdiği etik sorunlar. Türkiye Klinikleri Tıbbi Etik. 2(1), 16-22.

Görsel Kaynakça

https://artblart.com/tag/bacon-physical-deformation/

http://www.oxfordcountyvet.com/euthanasia-and-cremation.html

https://lawspring.org/euthanasia-in-the-uk-a-dead-end-f49574f6375e

 

İdil Sera ŞAHİN

Ege Üniversitesi/ Aday Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 375 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme