Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Heyecan, mutluluk, üzüntü, tiksinme, korku, öfke, incinmişlik… Adını bildiğimiz veya isimlendiremediğimiz birçok duygu hissederiz. Bu duygular bizi biz yapan parçalardır. Son günlerde ülkemizde yaşanan olumsuz olaylara karşı genellikle kaygı, korku, üzüntü gibi duyguları çok sık hissettik. Bu tür olumsuz duyguların özellikle fiziksel anlamda ciddi problemler oluşturabileceğini sanırım söylememe gerek yok. Bu nedenle özellikle bu süreçte moral ve motivasyona çok ihtiyacımız var. Ne kadar mutluluk yaşarsak kârdır diyerek mutluluktan bahsetmek istiyorum.

Hissedildiğinde genelde gülümseme tepkisi verilen mutluluk, anlık keyiflerden veya uzun süreli tatminkârlıktan kaynaklanabilir. Yemek yemek, eğlenceli zaman geçirmek veya uzun süreli iyi bir ilişki mutluluk sebepleri olabilir. Yaşanan olay, beyindeki ödül/ceza merkezi tarafından değerlendirilir. Bu merkezde bulunan dopamin, seratonin gibi nöroileticilerin salgılanması ve kanda yayılması sonucu mutluluk hissedilir (Plotnik, 2009). Bu nöroileticiler bireyi mutlu eden olaylar karşısında salgılanır. Peki insanı ne mutlu eder?

Mutluluğun genetik olarak aktarıldığını söyleyen araştırmacılar vardır. Onlara göre bazı bireyler doğuştan mutlu olmaya odaklı doğarlar. Yine de bu konuda çevre etkisi yadsınamaz. Bireyler, mutlu olacakları alanları kontrol etme yetkisine sahiptirler. Özellikle bu konuda üç alandan bahsedilebilir: Tatmin edici ilişkiler, zevk alınan aktiviteler, yardım etme davranışları (Aronson, Wilson ve Akert, 2012).

  • Tatmin edici ilişkiler: Başka bireylerle hayata dair düşüncelerin, duyguların, tecrübelerin paylaşımı bir nevi mutluluk sebebidir. Sosyallik ve geniş arkadaş çevresi, bireyi monotonluktan kurtaracaktır. Özellikle özgüven ve motivasyon konusunda ona katkı sağlayacaktır. Bu yönden sosyal bireyin asosyal bireye göre daha mutlu olacağı öngörülebilir. Fakat burada vurgulanması gereken nokta kaliteli iletişimdir. Kaliteli iletişimin kurulduğu ilişkiler mutluluk getirdiği gibi mutlu bireylerin de güçlü iletişimlerinin olduğu, sağlıklı ilişkiler kurduğu gözlenmiştir (Kırık ve Sönmez, 2017). Ayrıca ülkemizde sağlıklı ilişki denildiğinde aile ilişkilerinin çok önemli bir yeri vardır. Toplumumuzda aile değerlidir ve mutluluk, sevilen bireylerle özellikle de aile bireyleriyle beraber olmak olarak görülür. Yapılan araştırmalar da bunu destekler. Evli olan, bir aileye ait hisseden bireylerin mutluluk düzeyleri bekâr olanların mutluluk düzeylerine göre daha yüksektir (Aluş ve Selçukkaya, 2015).
  • Zevk Alınan Aktiviteler: Bir amaç uğruna sıkı bir şekilde çalışmak gibi zevk verici yoğun aktiviteler kişinin mutluluk seviyesini yükseltir. Hatta sonuca ulaşınca elde edilen mutluluktan daha fazla mutluluk gözlenir süreç içerisinde (Aronson ve ark., 2012). Bu nedenledir ki bireyin, haftada en az bir kere onu eğlendirecek bir etkinliğe karılması önemlidir. Bu katılım arttıkça mutluluk seviyesi de artacaktır (Çirkin ve Göksel, 2016). Bu etkinlikler spor yapmak, sinemaya gitmek, ailece yemeğe çıkmak, şarkı söylemek, doğa yürüyüşü yapmak, film izlemek, yazı yazmak, bir proje üzerinde çalışmak, dans etmek gibi etkinlikler olabilir.
  • Yardım Etme Davranışları: Yardım etme davranışının mutluluğa olan etkisi üzerine literatürde çok fazla çalışma vardır ve çoğu çalışma birbirini destekler niteliktedir. Çirkin ve Göksel (2016)’e göre başkalarına yardım eden bir insan hem kendini önemli birisi gibi hisseder hem de yaşadığı topluma aidiyeti güçlenir. Bu aidiyet ve değerlilik duygusu mutluluğa sebep olacaktır. Zamanını hayır işlerine ayıran insanların olumlu duyguları özellikle mutluluğu hissetmeleri olasıdır.

İşin özü mutlulukta öznellik söz konusudur. Kendimizi tanıdıktan ve bizi mutlu eden şeylerin farkına varmaya başlayıp onları kontrol edebileceğimizi gördükten sonra mutluluk çok da uzak değildir. Özellikle eve kapandığımız şu günlerde kendimizi mutlu edecek şeylerin farkına varmamız önem taşıyor. Belki film izleyerek belki kitap okuyarak belki bulmaca çözerek bunu sağlayabiliriz. Önemli olan farkına varmak.

Mutlu anlarınız bol olsun.

KAYNAKÇA

Aluş, Y. ve Selçukkaya, S. (2015). Türk ailesinde mutluluk algısı ve değerleri. Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Dergisi, 1(2), 151-175.

Aronson, E., Wilson, T. D. ve Akert, R. M. (2012). Sosyal Psikoloji. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık.

Çirkin, Z. ve Göksel, T. (2016). Mutluluk ve gelir. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 71(2), 375-400.

Kırık, A. M. ve Sönmez M. (2017). İletişim ve mutluluk ilişkisinin incelenmesi. İnif E-Dergi, 2(1), 15-26.

Plotnik, R. (2009). Psikolojiye Giriş. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık.

GÖRSEL KAYNAKÇA

Görsel 1: https://mediacat.com/mutluluk-pazari/

Görsel 2: https://twitter.com/mizahsevenler/status/771432222268219392

 

Şeyma Küçük

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 378 Görüntülenme, (Bugün) 2 Görüntülenme