HADİ BİRLİKTE GÖĞE BAKALIM!

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

“Akan suyu severim ben
Işıldayan karı severim
Bir yeşil yaprak
Bir telli böcek
Yeşeren tohum
Güneşte görsem
Sevinç doldurur içime
Bir günü
Güzel bir günü
Güneşli bir günü
Hiçbir şeye değişmem…”

Necati Cumalı

Hava bugün kapalı, içimi bir kasvet kapladı. Yağmur yağıyor, çok romantik, tam battaniyeye sarılıp slowmüzik dinlemelik bir ortam. Gökyüzü masmavi,  çok enerjik hissediyorum. Çok sıcak, bunalıyorum. Bu ve buna benzer ifadeler ya söylediniz ya da çevrenizden muhakkak duydunuz. Neden havaya göre modumuz değişiyor? Hava durumu ruh halimizi etkiliyor mu cidden? Bunların cevabına gelin birlikte bakalım.

Haberlerde veya sosyal medyada güneşe ateş eden Adanalıları duymuşsunuzdur. Adana ilimiz bulunduğu coğrafi özelliklerden dolayı en sıcak illerimizden biridir. Peki burası gibi sıcak yerlerde yaşayan insanları, aşırı sıcaklar nasıl etkiliyor? Yaz ayında belli bir ortalamanın üstüne çıkan sıcaklıklar ile birlikte yüksek nem oranlarının halsizlik, kalp çarpıntısı, ateş basması, tansiyon rahatsızlıkları, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları gibi bazı fizyolojik rahatsızlıklara neden olduğu bilinmektedir. Sıcaklığın insan bedenine verdiği olumsuzlukların dışında psikolojik olarak da etkilediği bilinmektedir. Halsizlik, kalp çarpıntısı gibi belirtiler stres, panik atak gibi etkilere sebep olabilmektedir. Ayrıca sıcaklığın olumsuz etkilerinden en önemlisi de uykusuzluktur. Burada uykusuzluk, bipolar bozukluk, depresyon gibi hastalıkları tetikleyebilmektedir. Ayrıca uykusuz olan bireyler, gün içerisinde gerginlik, sinirlilik, huzursuzluk, tahammülsüzlük, dikkat eksikliği gibi tepkiler sergileyebilmektedirler ( Denizgil, 2018).  Bu yüzdendir termometrelerin 45 dereceleri bile geçtiği Adana’da sıcaktan bunalan bir grup arkadaşın güneşe ateş ettiği söylenir.

Sıcak havalar daha neleri etkiler? Aşırı sıcaklar özellikle anksiyete bozukluklarına neden olabilmektedir. Ayrıca sıcaklıklarla birlikte nem oranlarındaki artış kişilerde öfke kontrol problemlerine de sebep olduğu görülmektedir. Yaz aylarında, tatil dönemlerinde alkol ve madde kullanımında artış yaşandığı ve bunun beraberinde suç oranlarında da artışların yaşandığı gözlenmiştir (Denizgil, 2018). Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre farklı travma çeşitleri, şiddet içeren suçlar ( darp, yaralama, cinayet, tecavüz, taciz, gasp, soygun, hırsızlık vb.) ya da intihar girişimi ( kendini asma, kendini vurma, yüksekten atlama veya suda boğulma vb.) neticesinde hastaneye gelen hastaların hava şartlarıyla ilişkisi olduğu rapor edilmiştir ( Anderson, 2001).

Eylülü devirip ekim ayına girerken düşen sıcaklıklar ve değişen hava koşullarına vücudumuz adapte olabilmek için belli değişimler yaşamaktadır. Vücudumuzun bu değişimlerine karşı ruh halimiz de bazı tepkiler verir. Bu zamanlarda sık sık duyduğumuz mevsimsel geçişlerde yaşanan halsizlik, romatizmal ağrılar, baş ağrısı, yorgunluk, ilgi ve istek kaybı, iştah kaybı, uyku düzeninde yaşanan aksaklıklar, kişinin kendini depresyondaymış gibi hissetmesine neden olabilmektedir. Gece ve gündüz döngüsü, Dünya’nın kendi  etrafındaki döngüsü, Dünya’nın Güneş etrafındaki döngüsü bir ritim ve düzen içinde devam etmektedir. Aydınlık ve karanlık, soğuk ve sıcak gibi değişimler meydana gelmektedir. Bu döngünün içerisinde insanda da fiziksel, zihinsel ve duygusal bir döngü mevcuttur ve buna biyoritim denilir. İnsanın tüm hormonları bu döngülere göre salınmaktadır (Somuncu, 2018).  Bu geçiş dönemlerinde salgılanan hormonlar doğal olarak duygu durumumuzu da etkilemektedir. Çünkü bu dönemlerde melatonin ve noradrenalin gibi hormonların daha fazla, mutluluk hormonu dediğimiz serotoninin daha az salgılandığı bilinmektedir.  Bundan dolayı mevsimsel geçiş dönemlerinde veya kapalı havalarda depresyona yatkın bireylerde manik depresif belirtilerin görülme ihtimali daha fazladır.

Çevremdeki insanlara sonbahar ve kış aylarının kendilerine neleri çağrıştırdığını sorduğumda verilen cevaplar şu şekildeydi: Sonbahar için veda, hüzün, yaşlılık, yalnızlık, özlem ( belki geçmişe belki de geleceğe, bahara), pişmanlık, yenilenme, dinginlik, umut vs. Kış ayı için ise ölüm, ayrılık, son, hüzün, sakinlik, huzur, umut, içe yöneliş, yenilenme, hazırlık ( geleceğe, bahara) vs. gibi ifadelerde bulundular. Genel olarak verilen cevaplara bakıldığında bu ayların insanları daha çok duygusallaştırdığını söyleyebiliriz. Kararan hava, dökülen yapraklar, yağan yağmur veya kar, daha az dışarı çıkabilme, daha az aktivite gibi sosyal yaşantıda yaşanan sınırlılıklar kişide enerji düşüklüğüne, yorgunluğa, daha fazla uyuma isteğine, motivasyon düşüklüğüne sebep olabilmektedir.

Peki havada aşk kokusu var dediğimiz aylarımız hangileri? İlkbahar dediğinizi duyar gibiyim. Evet, ilkbahar doğanın yeniden uyanışı, güneşin içimizi ısıtmaya başladığı, çevrenin yemyeşil, çiçeklerle, kuş cıvıltılarıyla dolu olduğu zamanlar. Bu zamanlarda yukarıda da değinildiği gibi biyoritmimiz de değişmektedir. Bu dönemlerde daha fazla serotonin hormonu salgılanmaktadır. Güneşli havaların romantik ilişkiler üzerindeki etkisini araştıran Fransız psikolog Nicolas Gueguen, 2012 yılında bir çalışma yürütmüştür. Çalışmada güneşli bir havada çekici ve düzgün giyimli 20 yaşındaki bir erkek, sokakta tek başına yürüyen 18-25 yaşındaki kadınlara yaklaşarak “ sadece hoş bir kadın olduğunuzu söylemek istiyorum” diyerek telefon numarasını istemektedir. Bunu aynı şekilde bulutlu ve kapalı havalarda da yapmaktadır. Çıkan sonuçta, kadınların kapalı günlere oranla güneşli günlerde flört tekliflerini daha fazla kabul ettikleri görülmüştür ( Nicolas, 2013).

Peki havalara göre değişen modumuzu nasıl kontrol edebiliriz? Hava değişimlerine duyarlı vücudumuzu daha dayanıklı hale getirebilmek için günlük en az yarım saat yürüyüş yapabiliriz. Egzersizin yoğun olduğu aktif bir yaşam negatif ruh halinin giderilmesine yardımcı olabilmektedir. Ayrıca sağlıklı beslenme ve düzenli uyku da olumsuz hava koşullarından dolayı yaşanan stresi ve depresif belirtileri azaltıp vücut direncimizi arttıracaktır. En nihayetinde baş edemediğinizi düşündüğünüz durumlarda bir uzmandan destek alabilirsiniz. İçinizin hep çiçek açtığı, güzel günler yaşamanız dileğiyle…

KAYNAKÇA

1- Anderson CA. “Heat and violence.” Current directions in psychological science. 2001; 10(1): 33-8

2- Denizgil, T., 2018. Sıcak Havaların İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri. https://neu.edu.tr/sicak-havalarin-insan-psikolojisi-uzerindeki-etkileri/ Erişim tarihi: 30.09.2020.

3- Nicolas G.,2013. Weather and courtship behavior: A quasi-experiment with the flirty sunshine. Social Influence. 1 DOI: 10.1080/15534510.2012.752401

4- Somuncu, F., 2018. Biyoritim Nedir? Neden Çok Önemlidir? https://www.fatihsomuncu.com/services/biyoritim-nedir-neden-cok-onemlidir/ Erişim tarihi: 30.09.2020.

GÖRSEL KAYNAKÇA

  1. Görsel: https://www.havaforum.com/iklim-tipleri-cesitleri/
  2. Görsel: http://www.felsefetasi.org/yagmur-yalnizlik-ve-bir-fincan-kahve/
  3. Görsel: https://www.paradurumu.com/guzellessin-hayat/hava-durumu-psikolojimizi-etkiler-mi-haberi-2689

Gülsüm YILMAZ

Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 272 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme