EVDE BİR DAHİ VAARRR!!!

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Geçmişten günümüze zekâ ve yetenek üzerinde birçok farklı tanımlamalar ve araştırmalar yapılmıştır ve hala yapılmaya devam etmektedir. Burada, zekanın ve yeteneğin ne olduğundan bahsetmek istemiyorum. Üstün yetenekli bireylerin yaşadıkları problemlerden bahsedeceğim. Yazıma şöyle bir soruyla başlamak istiyorum: Üstün yetenekli bir çocuğa sahip olmak ister miydiniz? Evet’leri duyar gibi oluyor insan. Hem kim istemez ki zeka küpü bir çocuğa sahip olmayı, değil mi? Üstün başarılar elde eden bir çocuğun varlığı genellikle anne-babaları mutlu eder, bundan gurur duyarlar. Peki ya her üstün yetenekli çocuk, bu durumdan mutluluk duyuyor mudur?

Bazen her şey dışarıdan göründüğü gibi tozpembe olmayabiliyor. Üstün yetenekli olarak gördüğümüz çocukların da yaşadığı birçok problemler var. Okulda ve sosyal çevrelerinde, psikolojik, bilişsel, sosyal ve duygusal açılardan birçok sorunlar yaşıyorlar. Bu çocuklar yaşıtlarıyla eş zamanlı olmayan gelişim göstermektedirler. Bu eş zamanlı olamayan gelişim sebebiyle üstün zekâlı-yetenekli çocukların, okullarında, arkadaşları arasında veya diğer sosyal çevrelerinde birçok psiko-sosyal problemler yaşadıkları bilinmektedir ( Üstün Zekâlılar Enstitüsü, 2016).

Bu çocukların en önemli ihtiyaçları anlaşılmak, yaşıtlarıyla ilişki kurmak ve diğer çocuklar gibi davranmak. Üstün yetenekli çocuklar, çevresindeki insanların kendilerini anlamadıklarını düşünürler. Farklı bakış açılarına ve aktif zihinsel becerilere sahip oldukları için çevresindeki donanımlardan pek tatmin olamayabilirler. Okullardaki normal eğitim programları bu öğrencilere yeterli gelmediği için dersten, okuldan ve arkadaşlarından sıkılabilmektedirler. Eş zamanlı olmayan gelişimlerinden dolayı sosyal ilişkileri de zayıf olabiliyor. Yakaladıkları başarılardan dolayı da arkadaşları tarafından kıskanılıp dışlanabilirler. Çevresi tarafından kabul görmediğini düşünen, arkadaşları tarafından dışlanan ve kendisine uygun öğrenme ortamı bulamayan üstün yetenekli çocuk, kendi iç dünyasına çekilip yalnız, asosyal bir yaşamı tercih edebilmektedir. Ayrıca bu çocuklar bilişsel olarak hızlı bir şekilde geliştikleri için duygusal işlevde zorlanabilmektedirler. Bu çocukların benlik saygılarına baktığımızda çevresindeki normal insanların, kendisi hakkında olumsuz bakış açısına sahip olduklarını düşünmektedirler. Bazı araştırmalar aşırı duyarlılık, farkında oldukları bazı şeyleri değiştiremiyor olmalarından dolayı hissettikleri çaresizlik duygusu, çevresindeki bireylerin yüksek beklentileri sebebiyle duydukları baskılardan dolayı benlik algılarının olumsuz etkilendiğini göstermektedir. Ancak Ciğerci(2006)’nin yaptığı araştırmada olduğu gibi, üstün yetenekli ergenlerin akranlarına oranla benlik saygılarının yüksek olduğunu gösteren araştırmalar da vardır. Mükemmelliyetçi yapılarından dolayı yanlışlarını kabul etmeyip gerçekçi olmayan beklentilere girebilmektedirler. Yüksek merak ve keşfetme arzusuna sahip oldukları için ailesi ve okulu bu imkanları sağlayamadıklarında hayal kırıklığına uğrar ve mutsuz olurlar. Bazen bu hayal kırıklığı kişinin kendisinden ve çevresinden nefret etmesine de neden olabilmektedir. Kendileri için belirledikleri yüksek performansları ailesi ve öğretmenleri için de beklerler. Mükemmeliyetçi yapılarından dolayı yaptıkları her işte mükemmel olmaya çalışırlar. Bu çabaları da beraberinde yanlış yapmaktan korkmayı ve kendisini baskı altında hissetmeyi getirebilmektedir. ( Levent, 2014). Ayrıca üstün yetenekli çocuklar; beklentilerinin yüksek olması, aşırı duyarlılık, kendisine yeterli gelmeyen okul programları, arkadaş edinememe gibi sebeplerle stres yaşayabilmektedir. (Strip ve Hirsch, 2000, Akt. Levent,2014)  Bu strese anne-babalarından gördükleri baskı da sebep olmaktadır. Böyle bir çocuğa sahip olan bazı aileler bu durumla nasıl baş edeceklerini bilemeyip korkuya kapılabilmektedir. Çocuğunun sıradan bir çocuk olduğunu unutup onun, her yönüyle gelişmesi için yoğun bir çaba içerisine girerler ve çocuğun omuzlarına çok fazla yük yüklerler. Bazı anne- baba arasında tutarsız davranışlar da gözlenebilmekte ve bu durum üstün yetenekli olmasına rağmen çocuğun, akademik başarısızlık yaşamasına da neden olabilmektedir.

Burada üstün yetenekli çocuğa sahip anne-babaya; çocuğunun merakını giderme, onu anlamaya çalışıp iyi bir dinleyici olma, çocuğun tepkilerine ve mükemmeliyetçi eğilimlerine karşı duyarlı olma, çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak ideal eğitim ortamları oluşturma, çocuğa fazla zaman ayırıp tutarlı bir iletişim içerisinde olma, her alanda üstünlük gösterilemeyeceğinin farkında olup gereksiz beklentilerin içerisine girmemeleri gerektiği gibi önerilerde bulunulabilir ( Levent, 2014).

KAYNAKÇA

  1. Levent, F.(2014) Üstün Yetenekli Çocukları Anlamak: Üstün Yetenekli Çocuklar Sarmalında Aile, Eğitim Sistemi ve Toplum( Üçüncü Baskı). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık Eğitim Danışmanlık Tic.Ltd.Şti.
  2. Üstün Zekalılar Enstitüsü(2016). Üstün Zekalı Yetenekli Çocuklarda Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri, https://ustunzekalilar.org/tr/Makaleler/Icerik/1259-Ustun-Zekali-Cocuklarin-Yasadigi-Sorunlar-ve-Cozum-Onerileri adresinden edinilmiştir.

 GÖRSEL KAYNAKÇA

  1. https://www.karar.com/hayat-haberleri/ortak-ozellikleri-neler-372518
  2. https://berathaziray.wordpress.com/2015/03/20/ustun-yetenekli-cocuklar-3/
  3. http://www.hurriyetaile.com/yazarlar/sabri-yurdakul/ustun-yetenekli-cocuklar_1991.html

 

  Gülsüm YILMAZ

                                                                                                           Psikolojik Danışman

 

 

Bugüne Kadar Toplam 138 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme