ANNELİK İÇGÜDÜSÜ EFSANESİ: OKSİTOSİN HORMONU

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Annelik içgüdüsü denilince akla neler gelir? Belki akla ilk gelen geceleri kıpırdanan bebeği için ilk gözünü açan kişinin anne olmasıdır. Peki neden akla ilk gelen anne oluyor? Aslında cevabı çok basit! Etrafımıza baktığımızda anne-baba adayları, deneyimli anne-babalar ve çocuk sahibi olmayı düşünenler, annelik içgüdüsünü tüm kadınların sahip olduğu altıncı bir hismiş gibi düşünüyorlar. Kadınların çocuk sahibi olmak için bir tür içgüdüsel arzuya sahip olması ve bir şekilde ihtiyaçları, istekleri veya deneyimleri ne olursa olsun onlara nasıl bakacaklarını bilmeleri toplum tarafından bekleniyor. Oysa annelik içgüdüsü, yoğun yakınlık ve derin sevgiyle birlikte çocukla saatler geçirip onu düşünmekten geliyor. İçgüdüsel bir annelik anlayışından ziyade bir annenin bebeğin ihtiyaçları hakkındaki sezgisi veya doğuştan gelen algısı, deneyimlerine, mizacına ve bağlanma tarzına bağlanabilir (Monk, 2020 akt. Lindberg, 2020).

Peki bu efsaneyi sürdüren nedir? Bebeği için gece kalkan anneye geri dönelim. Muhtemelen baba bebeğin kıpırdanmasına kalksa bile, genellikle tekrar uykuya dönemeyen anne olacaktır. Dr. Ruth Feldman’a göre (2019), bunun nedeni doğumdaki oksitosin artışının annenin amigdalasını yani beynin duygular ve empatiden sorumlu kısmını harekete geçirmesidir. Amigdala anneyi uyanık bırakarak bebek için endişelenmesine neden olur. Ayrıca annenin amigdalası açıldığında, sonsuza kadar böyle kalır. Ancak babaların beyninde, genellikle annelerde gördüğünüzün yaklaşık dörtte biri oranında hareketlenme vardır. Efsaneyi sürdüren doğuma yardımcı olarak gelen oksitosin hormonu diyebiliriz. Ayrıca oksitosin hormonu, empati, güven, cinsel aktivite ve ilişki kurma ile ilişkilidir (MacGill, 2017). Öyleyse oksitosin hormonu arttırılabilen bir şey mi?

İsrail, IDC Herzliya’daki Gelişimsel Sosyal Sinirbilim Merkezi’ni yöneten Dr. Ruth Feldman, ebeveynlerimizle olan bağlarımızın önemini bilimsel kaynaklara dayandırmak adına laboratuvarında, oksitosin hormonunun ebeveyn-bebek bağındaki rolünü incelemiştir. İlk aşamada, çok fazla fiziksel temasta bulunan anne ve bebeklerde oksitosin hormonunun arttığı görülmüştür. Bu, bağlanma arzusunu artırır ve annelere ödül hissi verir. Diğer aşamada yeni bebeği olan ve çok fazla fiziksel temas eden babalardaki oksitosin hormonu ölçüldü. Sonuç oldukça şaşırtıcıydı; oksitosin seviyesi annelerle aynı seviyeleri gösterdi. 100 yıldan fazla bir süredir annelerin hamilelik, doğum ve emzirme sırasında oksitosin dalgalanması yaşadığını bilinen bir gerçekti. Yapılan bu araştırma ile bir bebekle ne kadar çok vakit geçirilirse -yıkayın, besleyin ve ebeveyn rolünü üstlenin- o kadar çok oksitosin hormonunun devreye girdiği görülmüştür. Babalığın da biyolojik olduğunu ve annelik kadar derin olduğunu bu araştırma bize kanıtlamıştır.

Anne olmadığında sizce sonuç ne olur? Feldman, laboratuvarında gerçekleştirdiği ileri çalışmalarda taşıyıcı anne aracılığıyla çocuğu olan 48 gey çifti inceleyen bir araştırma daha yaptı. Babaları ev ortamında video kaydına alarak bebekleriyle olan etkileşimlerini izledi. Ardından babalardaki oksitosin seviyelerini ölçerek beyinlerini taradı. Araştırma sonuçlarına göre babalar birincil bakıcı olduğunda, tıpkı anneler gibi amigdala aktivasyonuna sahip olduklarını gösterdi. Hamilelik, doğum ve emzirme annenin beynini harekete geçirir ancak aynı zamanda babalarda da bebekle derin bağ kurmanın tıpkı annedeki gibi beyindeki aktiviteyi geliştirdiği bulundu. Bu, ebeveyn olmanın bir seçim olduğunu bize açıkça ifade etmektedir (Feldman, 2019).

Annelik içgüdüsü olarak düşündüğümüz şey bir efsanedir ve bunun gerçek olduğu fikrini sürdürmek, ebeveynliği ve bir olmayı seçmeyi daha da zorlaştırmaktır. Ebeveyn olmayı bir seçim olarak görmek daha sağlıklı çocukları dünyaya getirmenin bir ön koşulu olarak görülmelidir. Öyleyse bu gerçekçi olmayan beklentileri bırakarak kendimize şunu sormalıyız: Ebeveyn olmaya hazır mıyım?

 

Kaynakça

Feldman, R. (2019). Babies Episode 1: “Love”. Erişim Adresi: https://ruthfeldmanlab.com/in-the-press/

 

MacGill, M. (2017). What is the link between love and oxytocin? Erişim Adresi: https://www.medicalnewstoday.com/articles/275795

 

Lindberg, S. (2020). Maternal Instinct: Does It Really Exist? Erişim Adresi: https://www.healthline.com/health/parenting/maternal-instinct

Görsel Kaynakça

https://elnoti.com/conoce-la-realidad-la-relacion-padres-e-hijas-quedaras-flechado/

https://www.nytimes.com/2016/06/19/opinion/sunday/two-dads-two-kids-one-experiment-in-family.html

 

İdil Sera Şahin

 Psikolojik Danışman

Bugüne Kadar Toplam 532 Görüntülenme, (Bugün) 3 Görüntülenme