ANILARIMIZA AÇILAN PENCERE: KOKU

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Yıllardır hiç aklımıza gelmemiş, geçmişin derinliklerinde saklanmış bir anının hatırlatıcısı olabilen kokular, bizi kolayca bulunduğumuz andan geçmişe götürebiliyor. Bir nevi zamanda yolculuk yapabiliyoruz. Bir bahar günü nergis çiçeğinden gelen koku ile sevgilinize, fırından yeni çıkmış kurabiye kokusu ile anneannenize, yanınıza gelen birinin parfümü ile eski arkadaşınıza ulaşmak sadece saniyelerinizi alıyor. Bu durumu kimseye tarif edemezsiniz çünkü koku ile zamanda yolculuk eden sadece sizsinizdir. Peki bize bu yolculuğu yaptıran kokuların nasıl bir gücü var?

Cevap muhtemelen beyin anatomisinden geliyor. Algıladığımız kokular doğrudan beynin ilgili bölgesine gider ve koku alma duyusu bu özelliği ile diğer duyulardan ayrılır. Gelen koku sinyalleri, talamusa uğramadan koku alma soğanına (alfactory bulbs) gider.  Koku soğanının duygu ve hafızada güçlü bir  rol oynayan beynin iki alanına doğrudan bağlantısı vardır: amigdala ve hipokampus. Beyinde duyusal bilgiyi işleyen amigdala ile hafıza oluşumundan ve hafızanın saklanmasından sorumlu olan hipokampus bölgeleri birbirlerine yakın olarak bulunurlar. İlginç bir şekilde görsel, işitsel (ses) ve dokunsal (dokunma) bilgiler bu beyin alanlarından geçmez. Koku alma duyusunun herhangi bir duyudan daha fazla duygu ve anıları tetiklemede bu kadar başarılı olmasının nedeni bu olabilir (Lewis, 2015).

Aynı zamanda koku alma duyusu en eski duyudur; havadaki ve sudaki kimyasal maddeleri algılamak için gelişen, bakterilerin bile sahip olduğu ilkel duyulara kadar uzanır. Diğer duyularımızdan önce, canlıların etraflarındaki kimyasallara tepki verebilmesi için koku alma duyusu gelişmiştir. Koku, evrimsel ve toplumsal olarak en ciddi ve etkili uyaranlardan biri olarak bilinmektedir (Stafford, 2012). Kokunun eşsizliğine dair başka bir örnek, Proust hafızası (veya istemsiz hafıza) olarak bilinen şey; uyarana çok az derecede maruz kalmak, otomatik olarak geçmişe dair güçlü hafızayı tetikleyen süreçtir.

Fransız romancı Marcel Proust, bir gün madlen kekini yerken ıhlamuruna batırır ve o anki aldığı lezzet ve bununla bağlantılı olarak da koku onu çocukluğunda halasıyla yaşadığı bir anıya götürür. Buradan yola çıkarak Swann’ların Tarafı romanı yazılmaya başlar ve toplamda 7 cilt süren muazzam Kayıp Zamanın İzinde isimli eserine dönüşür. Proust hafızasının kaynağı olan bu eser koku, tat ve bellek kavramlarının ilişkisine dair en değerli örneklerden biridir (Nerole, 2017).

James E. Rooks Jr. “Koku beynin duygusal bölümlerine ve hafıza bölümlerine giderken kelimeler beynin düşünme bölümlerine gider.” diyerek kokudan kaynaklanan anıların neden somut ve ayrıntılı olmaktan ziyade nostaljik ve duygusal hissettirdiklerini açıklıyor. Kokuları kelimelere dökmenin zorluğu bundan kaynaklı olabilir mi? Bir şeyin nasıl göründüğünü ya da duyulduğunu bir şekilde tarif edebilirken kokuya gelince onu bağlantı kurduğumuz bir şeylerle ifade etmeye çalışırız. Annenizin parfüm kokusuna çiçek gibi dersiniz; ekmeğin kokusu için taze, çıtır çıtır, dumanı üstünde gibi ifadeler kullanırsınız. Yani kokuyu, o kokuyu tarif eden nesneyle ifade etmeye çalışırsınız. Peki koku almasaydık anılarımızı hatırlayabilir miydik veya ilişkili nesnelerden çıkartabilir miydik?

Anosmi(Koku alamama) hastaları genellikle etraflarındaki dünyadan izole ve kopuk hissetmek, duyguların ‘körelmesini’ deneyimlemek hakkında konuşurlar. Kişinin koku duyusunu kaybetmesiyle anılara önemli bir duygusal yolun kaybı ile sonuçlanacağı öngörülebilir. Koku kaybı, kişinin yakın kişisel ilişkiler kurma ve sürdürme yeteneğini etkileyebilir ve depresyona yol açabilir (Fifth Sense, 2020). Yapılan bir başka araştırmaya göre koku hafızasına dair bozulan algılar, bunama gelişiminin habercisi olabilir. Bu ilişkiyi daha derinden incelemek gerekirse; bunama belirtileri göstermeyen ApoE genine sahip (Alzheimer gelişimi için genetik risk faktörü) insanlarda bozulmuş koku tanımlama mekanizması vardır. Bu bilgiler gösteriyor ki; koku hafızası, bunamanın erken safhalarının teşhis edilmesinde bir araç olarak kullanılabilir. Böylece Parkinson ve Alzheimer gibi hafıza kaybı ile ilgili hastalıkların tedavisinde etkili olabileceği düşünülüyor (Kalp, 2017).

Bir bahar günü nergis çiçeğinden gelen kokuya dönersek; tam anlamlandıramadığımız bu koku, doğrudan beynimize hareket edip deneyimleri kodlayan bölgenin yanına yerleşmiştir diyebiliriz. Orada nergisle ilgili kelimelerle anlatılamayan bilinçli şekilde hatırlanması zor ama hafızada yer etmiş anılar vardır. Bize bu denli şimdi ve geçmiş arasında bağ kurmaya yardımcı olan köklü bir duyu sanki biraz daha ilgiyi hak ediyor gibi, değil mi? Mis gibi kokular eşliğinde zamanda yolculuk yapmanız dileğiyle.

Kaynakça

Fifth Sense, (2020). Psychology And Smell. Erişim Adresi: https://www.fifthsense.org.uk/psychology-and-smell/

Kalp, İ. (2017). Koku Belleğinin Arkasındaki Bilim. Bilimfili. Erişim Adresi: https://bilimfili.com/koku-hafizasinin-arkasindaki-bilim

Lewis, J. (2015). Smells Ring Bells: How Smell Triggers Memories and Emotions. Psychology Today. Erişim adresi: https://www.psychologytoday.com/us/blog/brain-babble/201501/smells-ring-bells-how-smell-triggers-memories-and-emotions

Nerole, (2017). Geçmişe Açılan Kapı: Koku Hafızası. Erişim Adresi: http://nerole.co/blog/gecmise-acilan-kapi-koku-hafizasi

Stafford, T. (2012). Why can smells unlock forgotten memories?. BBC Future. Erişim Adresi: https://www.bbc.com/future/article/20120312-why-can-smells-unlock-memories

 

Görsel Kaynakça

https://www.bezelyedergi.net/post/proust-etkisi-kokular-neden-an%C4%B1lar%C4%B1-hat%C4%B1rlat%C4%B1r

https://tr.pinterest.com/pin/521784306820193340/

https://favelissues.com/2016/02/24/arquitectura-sensorial-la-dimension-de-la-percepcion/memories-emotions/

https://www.haikudeck.com/scent-sleuths-kinder-stem-lab-education-presentation-hs66hDBGuo

İdil Sera ŞAHİN

Ege Üniversitesi/ Psikolojik Danışman

 

Bugüne Kadar Toplam 438 Görüntülenme, (Bugün) 2 Görüntülenme