Melanie Klein: Hayatı ve Çalışmaları

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakikadır.

Özellikle psikanaliz camiasıyla iç içe olan insanların sık sık karşısına çıkan bir isim olan Avusturyalı psikanalist Melanie Klein, 1882 yılından 1960 yılındaki vefatına kadar iki Dünya Savaşı’na tanıklık etmiş, Viyana’da doğup büyüdükten Macaristan’da, Almanya’da ve İngiltere’de yaşamış olduğu heyecan verici bir hayatı olduğuna şahitlik ediyoruz. Tıp okuma hayalleriyle üniversite hayatına giren Klein, 1903 yılında yirmi bir yaşındayken evlenir ve bir sene sonra ilk çocuğunu kucağına alır. Neredeyse dört sene sonra ikinci çocuğunu doğurur ve hamilelik döneminde ağır bir depresyon geçirir. Eşiyle beraber Viyana’dan Polonya’daki Krappitz adındaki küçük bir şehre taşınmaya karar verirler. Klein mektuplarında gittikçe daha da depresif ve daha da kaygılı olmaya başladığından bahseder. Hiç arkadaşının olmadığı bu küçük şehir ona iyi gelmemiştir. Bu dönem boyunca annesinin sık sık tuhaf ve Klein’i suçlayıcı bir üslup ile yazmış olduğu mektuplar Klein’in annesi ile olan ilişkisine bir pencere açmıştır.  Artık bu mutsuzluğa dayanamayıp 1910 yılında arkadaşlarının ve bazı aile üyelerinin yaşadığı Budapeşte’ye taşınmak istediğine karar verir. Burada ünlü psikanalist Ferenczi ile tanışır ve arkadaş olurlar. Ferenczi’nin Freud ile yıllar süren mektup arkadaşlığı dolayısıyla Klein Freud’un eserleri ile haşır neşir olmaya başlar. 1919 temmuz ayında Klein, Macaristan Psikanaliz Derneğine üçüncü çocuğu olan beş yaşındaki Eric’i incelediği bir vaka çalışmasıyla katılır. Daha sonra bu gruba kabul edilir ancak İkinci Dünya Savaşı yavaş yavaş tüm dünyayı sararken Yahudi asıllı Klein’in Budapeşte’den uzaklaşması gerekir. 1920’li yılların başında Berlin psikanalitik çalışmalar için gözde bir şehir haline gelir; psikanalitik eğitim zaman geçtikçe daha da yapılandırılmış bir hal almaktadır ve Klein da bu dönemde Berlin’e taşınmaya karar verir.  1921’de Uluslarası Psikanaliz Yıllığı’nda ‘Bir Çocuğun Gelişimi’ adlı ilk makalesini yayınlar. Bu kariyeri için oldukça önemli bir adım olacaktır.

Bu dönemde Klein’ın çocuklar ile yaptığı psikanalitik oyun terapisi meyvelerini vermeye başlar ve edindiği verileri de makalelere konu eder. 1924 yılında eşi Arthur ile evlilikleri sona erer ve Berlin’in doğusunda kendine ait bir eve taşınır. Bir yandan etik açıdan itirazlara rağmen meslektaşı ve arkadaşı olan Ferenczi’den kendisinin psikanalitik analiz sürecine başlamasını ister.

(1926 yılında Freud’un 70. Yaşını kutlamak için verilen parti davetiyesi.)

Aynı yılın eylül ayında Ernest Jones’tan gelen bir davet ile kalıcı olarak Londra’ya taşınır. Burada da İngiliz Psikanaliz Derneğine iğdiş edilme kaygısı ve anal-sadistik fantaziler üzerine çalıştığı beş yaşındaki ‘Peter’ vakasını tanıtır. (Likierman, 2013). Bir sonraki yıl Anna Freud, Berlin Psikanaliz Derneğinde çocuklar ile analitik teknikler üzerine bir sunum yapar.  Freud, bu sunumda üstü kapalı şekilde Klein’in psikanaliz ve çocuk analizi konusundaki teorilerine eleştirilerde bulunur. Bunun üzerine Jones da İngiliz Psikanaliz Derneğinde aynı konu üzerine bir sempozyum verir. Freud, kızına karşı yapılan bu hamleden hiç memnun kalmaz. 1934’e kadar İngiltere’de hastalarını görmeye ve makaleler yazmaya devam eder. Bu yılda en büyük oğlu Hans bir dağ yürüyüşü sırasında kayıp hayatını kaybeder. Söylenenlere göre, Klein bu haberi duyunca öylesine yıkılır ki oğlunun Budapeşte’deki cenazesine katılmaz. 1935’te Luzern Kongresinde ‘Manik depresif durumların psikogenezine bir katkı’ adlı çalışmasını yayınlar. (Grosskurth, 1986)Bu sırada Klein’in talebi üzerine Donald Winnicott da Klein’in en genç çocuğu Erich’in analizine başlar. Aynı yılın eylül ayında Nuremberg Yasaları hayata geçer, Yahudilerin vatandaşlıkları ve önemli pozisyonlara gelebilme hakları ellerinden alınır. İki sene sonra 1937’de Klein’in kardeşi, eşi ile beraber Viyana’dan İngiltere’ye sığınmacı olarak gelir. Aynı sene Sigmund ve Anna Freud da Nazi Almanya’sı ve Avusturya’dan kaçan birçok psikanalistten sadece birkaç tanesidir. (Melanie Klein Trust, 2010). Bu göçlerin İngiliz Psikanaliz Derneği üzerindeki etkisi oldukça büyük olmuştur.

1940’dan sonra savaş tüm hızıyla devam ederken İngiliz Derneği ‘Olağandışı Buluşmalar’ın ilkini gerçekleştirir. Bu buluşmalarda derneğin birbirine karşıt iki kanadı sık sık ateşlenen tartışmalarda ikiye bölünmektedir: Kleincılar ve Viyanalı Freudienciler. Anna Freud, Klein’in resmi bir eğitim almamış olmasına vurgular yaparken annesi gibi psikanalist ve İngiliz Derneği üyesi olan Melitta da annesine teorik olmaktan çok kişiselmiş gibi gözüken meselelerle saldırır. Fikirler ve teoriler üzerine olan bu ateşli tartışmalar uzun süre derneği ikiye böler. Aynı senenin ekim ayında ‘Çekişmeli Tartışmalar’ adında düzenlenen ikinci buluşmalar da aynı hızda devam eder. Bu dönemde Klein’ın teorileri yoğun bir eleştiriye maruz kalır. Edward Glower 1944’te artık derneğin Freudian değil ama Psikanalitik olduğunu söyleyerek istifasını verir. Bu dönemlerde Hannah Segal ve Herbert Rosenfeld de analiz yolculuğuna başlar ve Kleincı teorileri derinleştirirler. 1949’da Zürih’te gerçekleşen 16.Psikanaliz Kongresinde Klein ve kızı Melitta 4 yıl sonra karşı karşıya gelir ancak konuşmazlar. Üç sene sonra Ernest Jones, Klein’in yetmişinci yaş doğum gününü kutlamak için birçok psikanalistin bir araya geldiği bir parti düzenler. 1955’te Klein, Melane Klein vakfını kurar. 1960 yılında Klein’a anemi teşhisi koyulur ve kalan süresini İsviçre’de geçirmeye karar verir. Ancak durumu gittikçe kötüleşince İngiltere’ye geri döner ve kolon kanseri tanısı alır. Bir ameliyat geçirse de sonuç vermez ve 22 Eylül 1960’da hayata veda eder. (Melanie Klein Trust, 2010).  Cenazesi Londra’da kalabalık bir seyirciyle defnedilirken kızı Melitta ortalarda yoktur. (Grosskurth, 1986).

Klein’in çalkantılı anne-kız ilişkisinin, genç yaşta gerçekleşen evliliğinin, arka arkaya geçirdiği depresyonların ve çocuğunun kaybının ortaya koymuş olduğu teorilerdeki yankılarını duyabilmek mümkündür. Anna Freud ile çatışmalarına rağmen ikisinin de çocuk psikanalizinin öncülerinden olduğu ve Klein’in çalışmalarının bu dünyayı şekillendiren ilk temelleri attığı yadsınamazdır. Klein’in depresif dönem, parano-şizoid dönem, yansıtmalı özdeşleşme gibi anne-çocuk ilişkini tanımlayan kavramları bugün hala psikanalizin yapıtaşlarından olmakla beraber, gelişmekte olan çalışmaların da bel kemiği olmaya devam etmektedir.

Kaynaklar

Klein’s life: a timeline. (2010). Melanie Klein Trust. https://melanie-klein-trust.org.uk/timeline/.

Grosskurth, Phyllis. (1986).  Melanie Klein: Her World and her Work. New York: Aronson.

Likierman, Meira. (2013).  Melanie Klein: Her Work in Context. London and New York: Bloomsbury.

Görseller için kaynaklar:

Fotoğraf 1. https://melanie-klein-trust.org.uk/timeline/1926-1938/

Fotoğraf 2:  https://www.lemonde.fr/livres/article/2021/02/19/la-psychanalyse-des-adultes-renversante-melanie-klein_6070592_3260.html

Zeynep Büyükkeser

Psikolog

Bugüne Kadar Toplam 39 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme