Yaşlılıkta “Kaybetmenin” Derinliği

Kaybetmek sözlükte; yitirmek, yenik düşmek, yenilmek anlamındadır. Yaşlanma olgusunda ise kişiyi birçok açıdan etkileyen, izler bırakan derin bir anlam vardır. Yaşlılıkta kaybetme denince çiftlerden birinin vefatı ilk akla gelendir. Sosyal çevresi içinde varlık, sevdikleri ile var olduğunda anlam kazandığı için ilk akla gelen doğumun, var oluşun sevincinin tam karşıtı olan ölümdür. Unesco’nun yaşlılık tanımına göre; bir insan konfor alanının dışına çıkamıyorsa, yeni şeyler öğrenmiyorsa, şaşırmıyorsa ve çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa, merak etmiyorsa keşfetmiyorsa, geçmişte anılarında yaşıyor ve sürekli eskiyi tekrar ediyorsa yaşlıdır! Modern anlamda düşünüldüğünde aktif yaşlanmadan söz etmektedir. Öyle ki aslında yaşlılık ruhun merakı ve heyecanı kaybetmesidir diyebiliriz. Çünkü fiziksel yetersizlikler, bir başkasına bağımlılık bebeklik ve çocukluk çağında da bulunmaktadır.

Yaşlılık; fizyolojik, kronolojik, ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak çok yönlü kaybetmeleri ve yaşamın sonlanması düşüncesiyle çaresizliği, güçsüzlüğü, üretememeyi, kaybetmeyi, yerine koyamamayı beraberinde getiren geniş bir çemberdir. 75-85 yaş arası orta yaş evresindeki bir bireyin bir günlük yaşamında, istediği yemeği yapmakta eski gücünü hissedememesi bir kayıptır. Bu bir başkasının desteğine olan ihtiyacı doğurur, yaşlı kimse için bir başkasını bekleyiş en ağır duygulardan biridir. Görüntüde eski vücuduna sahip olamamak, somut bir şekilde bu değişimi görüyor olmak onun için bir kaybediştir.

Fiziksel gerileme sağlık sorunlarını beraberinde getirebilmekte ve sağlık kaybına neden olabilmektedir. Yaşamın devam ettiğini bilme, sona yaklaşma düşüncesi ve bunu destekleyen rahatsızlıklar, yaşlı kişide derin bir mücadele hissi ya da tam tersi teslim olma düşüncesi yaratabilmektedir.

Kişiyi yaşama bağlayan tutkular zamanla azalır ve yerini ümitsizlik, isteksizlik doldurur. İşte tam bu nokta, profesyonel psikososyal desteğe ihtiyaç duyulan en önemli noktadır.

Aile ve sosyal çevre içinde üreten, yönlendiren, bakış açısına ihtiyaç duyulan bir birey iken; yaşlılıkta yaşanan gerilemeler ile, yerini diğerlerine bırakma “otorite kaybı olarak” hissedilen ağır psikolojik etkenlerden en önemlisidir. “Huysuz yaşlı” olarak nitelendirilen durum aslında yaşlanmanın getirdiği otorite kaybının doğurduğu “söz dinletmede kendini yetersiz ve güçsüz hissetme” nin altında yatan psikolojik durumdur.

Yaşlanma ile kişinin temel ihtiyaçlarından olan güvenlik ihtiyacı artmaktadır. Fiziksel sağlığın kaybedilmeye başlanması, unutkanlıklar zihin karmaşıklıkları ile zihinsel sağlığın kaybedilmeye başlanması yaşlıda güvenlik ihtiyacını iki kat artırmaktadır. Birey kendini zayıf, güçsüz ve savunmasız görebilmektedir. Yalnız yaşayamama, istifleme, eşyalara olan kıymetin artması, paylaşmama, gerekli ve gereksiz şeyleri biriktirme gibi durumlar güvenlik ihtiyacının altında yatan birtakım davranışlardır.

Yaşlılık alanında çalışan sosyal hizmet uzmanları kaybetmenin derin anlamını, yaşlının tüm duygu ve davranışlarında rahatça gözlemleyebilmektedirler. Yaşlı ile yaşayan aile bireyleri, duygusal bağlanma yaşamaları sebebiyle bir profesyonelin bakış açısındaki farklılığı yakalamakta güçlük çekebilirler. Bu noktada hem yaşlı ile yaşayan bireyler hem de yaşlı bireylerin, psikososyal destek sistemleri ile donatılması, bu süreci olumlu geçirmeyi sağlayacaktır. Kurum bakımı altında olan yaşlılar erişilebilirliği kolay olması yönünden psikolojik ve sosyal yaşlanmayı daha sağlıklı geçirebilmektedirler.

Bu noktada toplumların huzurevi ve bakım merkezlerine bakış açısı, sağlıklı ve aktif yaşlanma açısından büyük önem arz etmektedir.

Kişisel, sosyal ve toplumsal boyutta bu denli önemli ve yaşlılık sürecinin temel duygusu olan “kaybetme” farklı perspektiflerden bakıldığında farklı farklı yaşamları etkileyen, yükü ağır ama baş etmesi kolay olan sadece farkında olabilmenin gerekli olduğu, aslında derin bir sözcüktür.

                                                                                                       AYŞE CENGİZ

                                                                                                   Sosyal Hizmet Uzmanı

                                                                                   Üsküdar Üni. Yüksek Lisans Öğrencisi