SİLAH TUTMAYA ZORLANAN KÜÇÜK BEDENLER: ÇOCUK ASKERLER

Bu Yazıyı Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakikadır.

Çocuk asker kavramı geçmişten günümüze kadar gelen bir olgudur. Bu olgu; 18 yaş altındakilerin savaşlarda, iç karışıklıklarda, çeşitli örgütsel olaylarda kullanılmasıyla karşımıza çıkar. Tarih boyunca farklı zaman ve yerlerde çocuk asker kullanımı yaygın olarak görülmektedir. Çocuklar bazı ülkelerde devlete bağlı silahlı kuvvetler kapsamında kullanılırken bazı ülkelerde terör örgütlerine bağlı kullanılmaktadır. Çocuk askerler kimi zaman silahlı kuvvetler tarafından casus, haberci veya cinsel köle olarak kimi zaman propagandalarda insan kalkanı olarak kimi zaman da doğrudan sıcak çatışmalarda kullanılmaktadır. Peki neden çocuk asker olgusu ortaya çıkmıştır? Bu olgunun ortaya çıkmasında en önemli iki faktörden birisi devlet mekanizmalarının işlevini yerine getirememesi diğeri ise toplumun yerel yaşam şartlarının zayıf olmasıdır (Polat, 2010).

Dünya üzerinde sosyo-ekonomik toplum yapısının zayıf ve çocuk asker kullanımının yaygın olduğu bölgeler arasında Afrika yer almaktadır. Kıtadaki savaşlarda sivillerin yoğunluğunun artmasının, savaşların en belirgin özelliklerinden biri olduğu ve bu savaşların Afrika’da sıklıkla görüldüğü bilinmektedir. Nitelikli insan unsurundan yoksun bırakılan Afrika’da yaşanan kalkınma sorunları, en temel insani haklara sahip olmaktan bile Afrika halkını ahrum bırakmaktadır. Eğitim, sağlık gibi ihtiyaçlar bir yana, barınma temel ihtiyacını karşılamak bile bir sorun haline gelebilmektedir. Böyle bir ortamda bir gelecek beklentisi ve idealine sahip olamayan birçok çocuk için en iyi alternatif silahlı gruplar içinde yer almaktır. Bu düşünce içinde Afrika ülkelerinde çocukların silahlı gruplara gönüllü katılım oranı oldukça yüksektir. Yaşları itibariyle kolayca tahrik edilebilmeleri, savunmasız olmaları onları silahlı gruplar için bir hedef haline getirmektedir. Bunun yanında aileleri tarafından satılmaları ve teröristler tarafından kaçırılmaları da sıklıkla karşılaşılabilen olaylardır. Aile içi şiddete ve istismara maruz kalan çocuklar için de silahlı gruplar bir kurtuluş kapısı olabilmektedir (Demir, 2018). Türkiye’de ise günümüzde devlete bağlı kuvvetler tarafından çocuk asker kullanımı bulunmamaktadır. Ancak Türkiye’de çocukların askeri amaçla kullanımına devlete karşı mücadele eden terör örgütlerinde rastlanmaktadır. Terör örgütünde 1994’den beri çocukları aktif çatışmalarda kullandığı, % 10’u kız olmak üzere yaklaşık 3000 çocuğun çatışma içerisinde yer aldığı tahmin edilmektedir. Bunların yanı sıra çocuk asker konusu kapsamına giren çocukların propaganda amaçlı kullanımı da terör örgütleri tarafından kullanılan yaygın bir uygulamadır. Özellikle son yıllarda terör örgütü kadın ve çocukları ön saflarda kullanmaya başlamıştır (Özçelik,2016).

Asker olarak görevlendirilen çocuklar, eğitim ve korumadan yoksun kalmakta ve genellikle temel sağlık hizmetlerine erişememektedir. Yerinden olan veya ailelerinden ayrılan çocuklar da benzer yoksunluklar çekmektedir. Çatışma, çocukların istismara, şiddete ve sömürüye maruz kalma risklerini artırmaktadır. Silahlı çatışma ortamında kalan çocuk, aktif olarak çatışmalarda yer almanın dışında sadece bu ortamda bulunmaktan dolayı da birçok sağlık sorunuyla yüz yüze gelmektedir. Bu sorunları fiziksel ve ruhsal problemler olarak iki temel grupta incelemek mümkündür (Eker, 2015). Çocukların çatışma alanında ve dışında yüz yüze kaldıkları beslenme yetersizliği ve hastalık tehlikesi en az silahlar kadar ölümcüldür. Çocukların maruz kaldığı diğer ağır koşullardan ikisi de işkence ve tecavüzdür. İşkence, eğitim kamplarında en sık uygulanan cezalandırma yöntemidir. Özellikle kız çocuklara uygulanan şiddet ve cinsel istismar, yaşanan bu fiziksel ve ruhsal travmanın uygun şekilde ele alınmaması durumunda yetişkin hayatlarına etki etmektedir. Uygulanan bu cinsel şiddet, kız çocuklarında fiziksel ve ruhsal hasara yol açtığı gibi, cinsel yolla bulaşan hastalıklara da zemin hazırlamaktadır.

Çocukların savaş ortamında aktif ya da pasif olarak kullanılması geçmişten günümüz gelen bir çocuk hakları ihlalidir. Çocuk haklarının ihlal edildiği konuların başında; çocukların silahlı çatışmalarda sakat bırakılması ve öldürülmesi asker olarak silahaltına alınması ve çocuk asker kullanılması, çocuklara tecavüz edilmesi ve çocuklara karşı ağır cinsel şiddet uygulanması, çocukların kaçırılması, çocuklara insani yardım ulaştırılmasının engellenmesi gelmektedir. Ayrıca çocuk askerler sorunu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin dört temel prensibi olan çocuğun korunması, yaşatılması, geliştirilmesi ve katılımının tümünün çiğnendiği çok ciddi bir hak ihlali olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kapsamda çocukların biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimleri örselenmektedir. Bir şekilde gruptan kendi çabasıyla kaçmayı başaran çocuklar döndükten sonra da biyolojik, psikolojik, sosyal sorunlar yaşamaktadırlar (Şener, Polat ve Yüzer, 2014). Çocukların asker olarak kullanımı her bakımdan çocuğu örseleyen bir durumdur ve önlenmesi gerekmektedir. Savaş ve çatışmaların dünya gündeminde her geçen gün artarak yer almasına ve çocuklara yönelik bu denli büyük ölçekte bir tehlike oluşturmasına karşın konuya gereken ağırlığın verildiğini ve bu sorunun önlenmesi için çalışıldığını söyleyebilmek pek mümkün değildir. Bunun için hukuksal boyuttaki çalışmalar yeterli olmayıp, bu çalışmaların toplumsal ve psikolojik çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca dezavantajlı konumda olan insan grubu içinde değerlendirilen çocukların güvenliğinin, yiyecek, sığınak gibi ihtiyaçlarının karşılanması gibi tedbirler alınmalıdır. Çocukların geleceği insanlık geleceğini oluşturmaktadır. Çocukların da büyüklerle eşit hakları vardır. Bu amaçla bütün dünyada kabul edilmiş insan hakları belgeleri mevcuttur. Bu haklar çerçevesinde çocukların yüksek yararı gözetilmeli ve çocukların özgürlükleri yasalar kapsamında korunmalıdır.

Kaynaklar

Demir, F. (2018). Afrika’da Çocuk Askerler: Sorunsalın Siyasal ve Sosyal Kökenleri. Afrika Araştırmacıları Derneği Dergisi, 15(5), 112-142.

Eker, S. (2015). Savaş Olgusunun Dönüşümü: Yeni Savaşlar ve Suriye Krizi Örneği. Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi, 2(1), 31-66.

Polat, O., Güldoğan E. (2010). Çocuk Askerler: Psikolojik, Sosyal ve Fiziksel Sorunlar. Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Dergisi, 1(1), 105-124.

Özçelik, S. (2016). Ortadoğu’da ‘PKK Çocuk Askerler’ Savaş Suçunun İncelenmesi: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Savaş Suçları ve Lubanga Yargılanması. Yeni Türkiye Dergisi, 86(5), 762-772.

Şener, A., Polat, S., Yüzer, S. (2014). Çocuk Haklarında Unutulanlar Ve Çözüm Önerileri. Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 2(1), 62-71.

 

Görsel Kaynaklar

https://www.nolm.us/dunyada-kac-cocuk-asker-oldugunu-biliyor-musunuz/

https://www.dunyabulteni.net/asya/myanmar-ordusu-67-cocuk-askeri-serbest-birakti-h402632.html

Ahmet BOSTANCI

   Sosyal Hizmet Uzmanı

Bugüne Kadar Toplam 324 Görüntülenme, (Bugün) 1 Görüntülenme